Orta Doğu’da jeopolitik gerilimler kritik bir eşikten geçerken; stratejik su yollarında yaşanan silahlı saldırılar, diplomasi trafiği ve bölgesel aktörlerin karşılıklı açıklamaları gündemi belirlemeye devam ediyor.
Hürmüz Boğazı’nda ticari gemiye saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası Kaymakamı Hüseyin Emir Teymuri, bölgede yaşanan silahlı saldırıya ilişkin bilgileri paylaştı. Yapılan açıklamaya göre, İran’a ait bir ticari gemi sabah saatlerinde Hengam Adası ile Keşm Adası’ndaki Şib Deraz kıyısı açıklarında hedef alındı. Saldırı neticesinde gemide bulunan 1 kişi yaşamını yitirirken, 3 kişi yaralandı. Olay, stratejik su yolundaki güvenlik endişelerini üst seviyeye çıkardı.
Pezeşkiyan’dan Washington’a: İran teslim olmayacak
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ABD’nin izlediği politikalara sert tepki gösterdi. ABD’nin zorbalıkla İran halkına boyun eğdiremeyeceğini vurgulayan Pezeşkiyan, ülkesinin kesinlikle teslim olmayacağını belirtti.
Sivil altyapının ve temel yaşam kaynaklarının hedef alınmasını eleştiren İran lideri, “Eğer Amerikalılar savaşçıysa, bırakın kahraman askeri güçlerimizin karşısına çıksınlar. Neden sivil altyapıya, gıda kaynaklarına ve geçim kaynaklarına savaş açıyorlar? Eğer insanlarsa, neden insanların suya, gıdaya ve ilaca erişimini engelliyorlar?” ifadelerini kullandı.
Arakçi: Umman ile anlaşma Hürmüz’ün açılacağı anlamına gelmiyor
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman ile Hürmüz Boğazı’nı yönetmek üzere varılması beklenen anlaşmanın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yol açmayacağını belirtti.
Al-Jadeed televizyonuna konuşan Arakçi, İran’ın Umman’ın başkentinde Körfez ülkeleriyle yapacağı toplantıya işaret ederek, “Umman ile yapılan anlaşmanın detaylarını ve yeni güzergâhla ilgili haritaları katılımcı ülkelere sunacağız” dedi. Arakçi, “Ancak anlaşma, boğazın yeniden açılacağı anlamına hiçbir şekilde gelmiyor” diyerek, Tahran’ın ABD’nin İslamabad’da imzalanan mutabakat zaptındaki taahhütlerine uymasını beklediğini ekledi. İran, bölgedeki güvenlik ve istikrarın sağlanmasının sorumluluğunun yalnızca bölge ülkelerine ait olduğuna inanmaktadır.
İran, Basra Körfezi’ndeki Arap ülkeleri ile pazartesi günü bir araya gelecek. İran-Umman denizcilik rotasının görüşüleceği toplantı Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılacak. Bahreyn ise Körfez’e yönelik son saldırılar nedeniyle toplantıya katılmayacağını açıklamıştı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da yapılacak toplantıyı doğrulamış, ancak ABD’nin abluka ve saldırılarına son verdiği gün İran’ın boğazı yeniden açacağını söylemişti. Tasnim Haber Ajansı da yayınladığı haberinde İran ile Umman arasında anlaşmanın sağlandığını duyurmuş, İran’ın boğazın açılması için ABD tarafına 7 şart sunduğunu belirtmişti.
Mısır’dan Tahran’a ‘Arap ülkelerine saldırıları durdurun’ çağrısı
Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen 18. BRICS Liderler Zirvesi kapsamında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bir araya geldi. Görüşmede Mısır’ın bölgede istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik çabaları destekleyen sabit tutumu yinelendi.
Cumhurbaşkanı Sisi, krizin kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışçıl çözüme kavuşturulması için İran’ın azami çaba göstermesi gerektiğini belirtti. “İyi komşuluk ilkelerinin korunması ve bölge halklarını bir araya getiren tarihi bağların güçlendirilmesi” amacıyla Arap ülkelerine yönelik her türlü saldırının derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Husilerden Kızıldeniz mesajı: Hem istikrar hem uyarı
Yemen’de Husi Yönetimi’nin (Ensarullah) kıyı şeridinin tamamını, Bab el-Mendeb Boğazı ile Mayyun Adası’nı kontrol altına almasına dair Husi Yönetimi Dışişleri Bakanlığı Siyasal İşler Yardımcısı Abdullah Ali Sabri açıklamalarda bulundu. Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, yaşananların ardından bölgede ABD etkisi azalmaya başladı. Sabri, “En önemli nokta, bu zaferin Yemen’de gözlemlenen değişikliklerin, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı Amerikan-Siyonist saldırısı sırasında yaşanan önceki değişikliklerle birlikte, bölgenin Amerikan etkisinin azaldığı bir aşamaya girdiğinin kanıtı olmasıdır” diye belirtti.
Bölgenin artık yeni stratejik dengeler ve denklemlerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Sabri, “Kızıldeniz’de seyir tamamen güvenlidir ve saldırılar ile ablukalar yalnızca Suudi Arabistan’a yöneliktir” dedi. Suudi Arabistan’ın Yemen’de gerçekleştirdiği saldırılarla ilgili Sabri, “Yemen’e yönelik saldırı, en başından beri Suudi Arabistan tarafından gerçekleştirilen bir Amerikan saldırısıydı. Savaş ve kuşatmada Amerikan yönlendirmesi devam etti” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan’ın tarihinin en büyük kriziyle karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Sabri, petrol ihracatının önceki seviyelerinin yarısından daha azına düştüğünü belirterek, “ABD desteğine ve kurduğu ittifaklara rağmen hala güvensiz hissediyor. Örneğin, Mekke Anlaşması ve Riyad’ın kurduğu 14 ülkelik koalisyonun olumlu bir sonuç vermedi” diye belirtti. Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb’deki durumun artık daha istikrarlı olduğunu ve daha fazla krize gerek olmadığını dünyaya göstereceklerini dile getiren Sabri, kuşatmaya karşı kuşatma, tırmanmaya karşı tırmanma denklemleri çerçevesinde hareket etmekte kararlı olduklarını söyledi.




