ATILIM gazetesi ve Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanı gazeteci Nadiye Gürbüz’ün “örgüte üye olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul Adliyesi 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı çok sayıda gazeteci, sendika ve siyasi parti temsilcisi takip etti.
Sosyalistlere yönelik 3 Şubat’taki gözaltılar kapsamında tutuklanan Nadiye Gürbüz savunmasında “Yaklaşık 30 yıl çeşitli gazetelerde çalışan sosyalist bir gazeteciyim. Tutuklanma sebebim sosyalist gazeteci olmamdan dolayıdır. Gazetecilerin katledildiği bir dönemde gazeteci olmaya karar verdim. Sosyalist gazeteciliğin ilkelerini ATILIM Gazetesi’nde öğrendim. Gazeteciliğe başladığım ilk yıllarda bana emek verenler aramızda değil, onları saygıyla anıyorum. Atılım Gazetesi çalışanıyım, bugün ETHA ‘da gönüllü olarak çalışıyorum” dedi.
‘İmzalı haberlerimin hepsi bana ait’
Sosyalist bir gazeteci olduğu için 7 buçuk aydır tutuklu olduğunu dile getiren Nadiye Gürbüz, “Türkiye’de yaşanan sorunlarda ATILIM ve ETHA bu haberleri yapıp yaygınlaştırıyor. Biz talimat almıyoruz. Burada çalışan herkesin aklı ve iradesi var. AKP ve MHP iktidarı bizim gibi sesleri susturmak istiyor. 3 Şubat’ta basın emekçilerini tutuklayarak susturmaya çalıştılar ama başaramadılar. İmzalı haberlerimin hepsi bana ait, bunların içinde örgüt propagandası yoktur. Burjuva medya yazmazken, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarına dair intihar etmediklerini ısrarla yazdık, Gülistan Doku nerede demekten asla vazgeçmedik” diye belirtti.
‘ATILIM gazetesi yasa dışı değildir’
Nadiye Öztürk, “Gerçekleri yazan gazetecilerin tutuklanması sadece bizimle sınırlı değil. Alican Uludağ, İsmail Arı gibi.. Bugün hapishanelerde 70 bini aşkın kişi var. Hapishanelerde kapasiteyi aşan tutuklamalar söz konusu. 39 kişilik koğuşta 53 kişi kaldık. 80 kişiye varan koğuşlarda vardı. Tutuklu olduğum dosyada 9 itirafçı var. ETHA çalışanı ve gazeteci olduğum için beni tanıyorlar. ATILIM Gazetesi yasa dışı değildir, yayıncılık faaliyetini sürdürürken kimseden talimat almaz. Suruç anmasına katıldığım da yazıyor, faşist IŞİD çetesi tarafından katledilen 33 kişinin adalet mücadelesi için, her ay İstanbul Kadıköy’de yapılan Halitağa Caddesi’ndeki eylemlere katılırım. Asıl sorulması gereken sorular IŞİD çetelerine yönelik olmalıdır” diye konuştu.
‘Avukatlara gönderdiğim paralar da suçlama konusu olmuş’
İddianamede sosyal medya paylaşımlarının suçlama konusu yapıldığından bahseden Nadiye Gürbüz, “Ben gazeteciyim. Sosyal medya da ellerinde kamera olan gazeteci oldukları belli olan Nazım Daştan ve Cihan Bilgin arkadaşlarımızı paylaştım. Onları bir kez daha anıyorum. İddianamede, 10 yıllık HTS kaydı olan 281 kişi konulmuş bunların bazıları ‘örgüt suçlaması’ olan kişilerde var. Benim haber kaynaklarım bu kişiler ve her konudan insanlarla, uzmanlarla konuşurum. Bütün hesaplarım incelenmiş, gönderdiğim paralar suçlama konusu olmuş. Avukatlarım ve ev sahibime gönderdiğim paralar da konmuş. Sosyalistiz diye banka kullanmayacak mıyız? Hakkımda tahliye ve beraat kararı verilmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.
Duruşmada, Pınar Gayıp ve Hüsnü Fuat Uygur tanık olarak dinlendi. Tanıklara Nadiye Gürbüz ile yapılan para alışverişine dair sorular soruldu. Tanıklar, bu para transferlerinin ev kirası, faturalar ve banka ödemeleri için olduklarını ifade ettiler.
Mükerrer dosyalar
Avukatlar; ise suçlama konusu yapılan mükerrer soruşturmalar kapsamında Nadiye Gürbüz’ün 5 yıldır yeniden yeniden tutuklandığını belirterek tahliyesini talep etti.
Nadiye Gürbüz’ün avukatlarının savunmasından sonra, mütalaasını sunan iddia makamı, Nadiye Gürbüz’ün tutukluluğuna devam kararı verilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nadiye Gürbüz’ün tutukluluk kararına devam vererek, bir sonraki duruşmayı 8 Aralık tarihine erteledi.




