• Ana Sayfa
  • Haber Zamanı
  • İsrailli insan hakları örgütü: Batı Şeria’da, bir ayda 100’den fazla kişi evsiz kaldı

İsrailli insan hakları örgütü: Batı Şeria’da, bir ayda 100’den fazla kişi evsiz kaldı

İşgal altındaki Batı Şeria’da ev yıkımları devam ediyor. İsrail’de insan hakları örgütü B’Tselem’in yayınladığı yeni raporda, sadece eylül ayının başında Masafer Yatta’daki üç köyde 109 kişinin evsiz bırakıldığı kaydedildi.

İsrailli insan hakları örgütü: Batı Şeria’da, bir ayda 100’den fazla kişi evsiz kaldı
İsrailli insan hakları örgütü: Batı Şeria’da, bir ayda 100’den fazla kişi evsiz kaldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 15 Eylül 2026 14:45
  • Güncellenme: 15 Eylül 2026 14:53

İşgal altındaki Batı Şeria’da, 2022’de Yüksek Mahkeme kararıyla belirlenen “918 numaralı Ateş Bölgesi” içinde yer alan bazı yerleşim yerlerinde eylül ayının başlarında onlarda ev ve temel altyapı yıkıldı.

İsrail’in 1980’lerde sivillere yasak bölge ilan ettiği Masafer Yatta’da (Güney Hebron Tepeleri) eylül ayının ilk haftasında Fakhit, Khallet al-Daba ve Khirbet al-Taban adlı üç köyde 109 kişi barınaksız kaldı.

İsrail’de Yüksek Mahkeme’n,in 2022’de verdiği karar, “918 numaralı Ateş Bölgesi” içinde yer alan 12 yerleşimin 8’inin askeri tatbikat alanı gibi gerekçelerle yıkılmasının önünü açmıştı. Kararın uygulanmaya başlamasından bu yana 8 köy sürekli askeri tacizler ve tahliye tehdidiyle karşı karşıya.

B’Tselem’e göre, 8 Eylül’de Sivil Yönetim personeli, askerler ve dört buldozer eşliğinde Fakhit’in kuzey yarısının tamamını yerle bir etti. Dört aileye ait beş ev yıkıldı ve aralarında 11 çocuğun da bulunduğu 32 kişi evsiz ve güneşten korunacak yer olmadan kaldı.

2025’te 81 kişi yerinden edildi

Fakhit’te güçler ayrıca 11 hayvan ağılını, beş açık hava tuvaletini, 20 su deposunu ve sarnıcını, beş tavuk kümesini ve mahalleye elektrik sağlayan güneş panellerini yıktı.

İsrail güçleri daha sonra yakındaki Khallet al-Daba’ya giderek, aralarında dört çocuğun da bulunduğu yedi kişilik bir ailenin evini ve açık hava mutfağını yıktı.

Mayıs 2025’te Batı Şeria’daki “İsrail Sivil İdaresi”, köyün binalarının ve su altyapısının çoğu için yıkım kararı vermiş ve 49 kişiyi evsiz bırakmıştı.

Raporda ayrıca, İsrail güçlerinin Haziran 2025’te geri dönerek 32 kişinin daha evini ve haftalar önce evleri yerle bir edilen sakinlerin kurduğu çadırları yıktı.

Köylüler ise barınaksız şekilde arazide kalmaya devam ettiler.

B’Teselem: ‘Etnik temizlik niyetini gösteren seçici uygulamalar’

B’Tselem’in “İsrail rejiminin bu uygulamayı Filistinlileri topraklarından mahrum bırakmak için nasıl kullandığının özellikle açık bir örneği” olarak tanımladığı Ateş Bölgesi 918, insan hakları grubu tarafından Batı Şeria’daki etnik temizliğe ilişkin yeni raporunda İsrail ordusu ve polisinin seçici uygulamalarının çarpıcı bir örneği olarak gösteriliyor.

İsraillilerin, yasadışı yerleşim yerlerinde ve çiftliklerde yaşayan İsrailli yerleşimciler de dahil olmak üzere, atış bölgelerine girmeleri yasaklanmış olsa da, Haziran 2025 tarihli bir Merkez Komutanlığı iç belgesinin “sadece Filistin köylerini – yerleşim yerlerini değil –  ‘İsrail Savunma Kuvvetleri eğitimi için atış bölgesini koruma görevine’ müdahale edenler olarak adlandırdığını” belirtiyor.

Haaretz’in haberine göre, B’Tselem sözcüsü Yair Dvir’in Pazar günü yaptığı açıklamaya göre, El-Taban ve kuzey Fakhit sakinleri hâlâ yıkıntılar arasında çadırlarda kalmaya çalışıyorlar. Bu nedenle, B’Tselem , 7 Ekim 2023’ten bu yana devlet destekli yerleşimci şiddetiyle tahliye edilen 65 köy arasında bu iki yerleşim yerini henüz saymıyor.

Filistinliler ve insan hakları örgütleri dava açtı

Bölgedeki toplulukların varlığına ilişkin anlaşmazlık on yıllardır sürüyor. Filistinli sakinler ve insan hakları örgütleri, ailelerin İsrail’in 1967’de Batı Şeria’yı işgal etmesinden önce orada yaşadığını ve işgalden sonra da yetkililerin bilgisi dahilinde orada kalmaya devam ettiğini söylüyor.

Haziran 2025’te Yüksek Mahkemeye sunulan bir dilekçede, ordu 918 Atış Bölgesi’nin operasyonel hazırlık için hayati önem taşıdığını ve gerçek mühimmatla yapılacak tatbikatlar için “steril” hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Bu görüş, Fakhit’te 140 öğrenciye hizmet veren bir okulun ve 300 kişiye hizmet veren bir kliniğin planlanan yıkımına karşı açılan bir davaya yanıt olarak sunulmuştu.

‘7 Ekim, tahliye kararlarının uygulanmasını geciktirdi’

Ordunun Merkez Komutanlığı o dönemde , ateş hattı içindeki yapıların eğitim faaliyetlerini engellediği ve orada tatbikat yapılamamasının askerlerin operasyonel yeteneklerini zedelediği gerekçesiyle kaldırılması gerektiğini belirtmişti.

Açıklamada, 7 Ekim saldırısı ve ardından gelen savaşın 2022 tarihli kararın uygulanmasını geciktirdiği ifade edilmişti. Mahkeme kararının ardından ordu bölgede gerçek mermiyle atış tatbikatı gerçekleştirdi ancak bir kurşunun bir evin çatısına isabet etmesi üzerine tatbikatı durdurdu.

Ordu daha sonra, bölge temizlenene kadar bu tür tatbikatları askıya aldı ve eğitimlerin bölge sakinlerini tehlikeye atmadan yapılamayacağını belirtti.

Haziran ayındaki başvuru sırasında, Sivil İdarenin Yüksek Planlama Konseyi, planlama durumu henüz inceleme altında olan eski yapıları değerlendiriyordu. 2022 tarihli karar, devletin sakinleri tahliye etmesine izin verse de, ilgili planlama işlemleri devam ederken yapılar yıkılamaz.

İsrail Ordusu (IDF), eylül ayındaki yıkımların yasal dayanağı ve zamanlaması, söz konusu alanlarda askeri eğitim planlanıp planlanmadığı veya ateş hattı içindeki İsrail karakollarındaki yapıların da kaldırılıp kaldırılmayacağı hakkındaki sorulara yayın saati itibariyle yanıt vermedi.