Yıllar süren yıkıcı savaşın ardından yeniden yapılanma sürecine giren Suriye’de, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde ülkenin eğitim sistemi Meclis gündemine taşındı. Binlerce okulun hasarlı olduğu ülkede yaklaşık 6 milyon öğrencinin ders başı yapması bekleniyor.
Suriye Halk Meclisi’nde gerçekleştirilen ilk denetim oturumunda konuşan Eğitim Bakanı Muhammed Abdurrahman Turko, ülkedeki 19 bin okuldan 2 bin 700’ünün savaş nedeniyle hizmet dışı kaldığını açıkladı. Turko, ülke genelinde ortak müfredata geçileceğini de duyurdu.
Ancak bakanlığın bilgilendirme oturumu, bazı milletvekillerinin kürsüden yaptığı açıklamalar nedeniyle eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması gündeminin yanı sıra toplumsal cinsiyet ve öğrenci hakları tartışmalarına da sahne oldu.
Milletvekili Muhammed İbrahim Zubi, okullarda kadın öğretmenlerin çoğunlukta olmasının çocukların kişilik gelişimini olumsuz etkilediğini ve otoriteyi zayıflattığını söyledi. Eğitim sektöründe kadın öğretmenlerin yüksek oranını hedef alan bu açıklamalar, özellikle sosyal medyada tepki çekti.
Milletvekili Ahmed İsmail Ebu’l-Haris ise öğrencilere yönelik fiziksel cezanın belirli kurallar çerçevesinde yeniden okullara getirilmesi çağrısında bulundu. Bu açıklama da kamuoyunda tepki ve şaşkınlıkla karşılandı.
Kürtçe eğitim tartışması sürüyor
Merkezi hükümetin ülke genelinde tek tip müfredat uygulamasına geçme hazırlığı, savaş yıllarında özerk yapı içerisinde kendi dillerinde eğitim alan Suriyeli Kürtler arasında Kürtçe eğitim hakkına ilişkin tartışmaları da gündemde tutuyor.
Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçeyi haftada üç ders saatiyle sınırlayan, fen bilimleri ve matematik derslerini ise Arapçaya bağlayan kararnamesi, Rojava’da öğrenciler ve eğitimcilerin tepkisine neden olmuş, protesto gösterileri düzenlenmişti.
İlham Ahmed: Kürtçe eğitim anayasal güvenceye alınmalı
Kürt siyasetçi İlham Ahmed, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, Şam yönetiminin Kürtçe eğitime ilişkin kararını olumlu bir başlangıç olarak nitelendirdi. Ancak düzenlemenin toplumun taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu belirtti.
İlham Ahmed, İngilizce ve Arapçanın yanı sıra tüm derslerin Kürtçe işlenmesi gerektiğini ifade etti. Anadilinde eğitim hakkının ve Kürtçe ders hakkının yeni anayasada mutlaka güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Ahmed’in değerlendirmesi, Kürtçe eğitimin yalnızca sınırlı sayıda dersle düzenlenmesi yerine, eğitim diline ve anadilinde öğrenim hakkına ilişkin daha kapsamlı bir anayasal güvenceye bağlanması gerektiği yönündeki talebi ortaya koydu.




