Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta İsrail ordusunun kuşatması altındaki Sabra ve Şatila adlı Filistin mülteci kamplarında gerçekleştirilen katliamın üzerinden 44 yıl geçti.
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda katliamlarda kaybedilen Filistinlileri andı.
‘Halklar hâlâ savaşla sınanıyor’
Beştaş’ın paylaşımı şöyle:
Sabra ve Şatilla Katliamı’nın üzerinden 44 yıl geçti. Binlerce Filistinlinin katledildiği bu büyük suçun acısı hâlâ taze, halklar hâlâ savaşla sınanıyor! Aradan geçen yıllara rağmen hakikat ve adalet arayışı sona ermedi. Acılar sarılmadan bu mümkün de değil! Sabra ve Şatilla’da yaşamını yitirenleri saygı ve hüzünle anıyor; Filistin halkının adalet, özgürlük ve onurlu bir yaşam mücadelesiyle dayanışmamızı yineliyorum.
Sabra ve Şatilla Katliamı’nın üzerinden 44 yıl geçti.
Binlerce Filistinlinin katledildiği bu büyük suçun acısı hâlâ taze, halklar hala savaşla sınanıyor!
Aradan geçen yıllara rağmen hakikat ve adalet arayışı sona ermedi. Acılar sarılmadan bu mümkün de değil!
Sabra ve… pic.twitter.com/xtUv15pLAB
— Meral Danış Beştaş (@meraldanis) September 16, 2026
Ne olmuştu?
İsrail’in 14 Mayıs 1948’de işgal ettiği Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından zorunlu göçe tabi tutularak Lübnan’a sığınan Filistinli mülteciler, 16 Eylül 1982’de yeni bir saldırıya maruz kaldı.
Ülkede iç savaş (1975 – 1990) devam ettiği sırada Ketaib Partisi lideri Beşir Cemayel’in devlet başkanı seçilmesinden kısa süre sonra suikast sonucu öldürülmesini gerekçe gösteren Falanjist milislerin Filistinli mültecilerin kaldığı kampa başlattığı saldırı 3 gün boyunca devam etti.
İsrail güçlerinin desteği ve gözetimi altında Falanjist milislerin gerçekleştirdiği baskında kadın ve çocuk binlerce kayıp verildi.
Lübnan ve Ortadoğu’nun modern tarihindeki toplumsal hafızada iz bırakan katliama ilişkin adalet mücadelesi kapsamında Falanjist milislerin bazı üyeleri hakkında çeşitli soruşturmalar açılmış olsa da katliamın failleri açısından kapsamlı bir ceza yargılaması hiçbir zaman yapılmadı.
Katliamda İsrail desteğine ilişkin iddiaları araştırmak üzere yine İsrail’de kurulan Kahan Komisyonu, yetkililerinin katliamı önlemedeki sorumluluğunu inceledi ve dönemin Savunma Bakanı Ariel Sharon’ın “kişisel sorumluluk” taşıdığı sonucuna vardı. (Kaynak)




