Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Von der Leyen, çarşamba günü Strazburg’da yaptığı 2026 Birliğin Durumu (State of the Union) konuşmasında Kanada’nın “ortak üye” statüsünü duyurdu.
Carney, ABD ile yaşanan ticaret savaşının ortasında Strazburg’a gelerek von der Leyen’in konuşmasına katıldı.
Kanada, ağustos ayının sonlarından bu yana AB ile daha yakın ilişkiler kurulması için Avrupa ülkeleriyle temaslarını yoğunlaştırıyordu.
İlk ortak üye
Ancak coğrafi olarak Avrupa’da yer almadığı için tam AB üyeliği mümkün değil.
Kanada’nın Ukrayna ile aynı konumda değerlendirilmesi zor olsa da von der Leyen’in çarşamba günkü açıklaması, değişen ittifakların yaşandığı uluslararası ortamda güçlü bir siyasi mesaj olarak değerlendiriliyor.
Carney’nin geçen hafta AB ile “eşsiz bir ittifak” kurma fikrinden söz etmesinin ardından Kanada ile Avrupa arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin beklentiler yükselmişti.
Yeni bir statü
Kanada coğrafi olarak Avrupa ülkesi değil ancak insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi AB üyeliği için gerekli temel değerleri Birlik ile paylaşıyor.
Von der Leyen, “Avrupa ve Kanada demokrasiye inanıyor. Güç en güçlüye, en zengine veya en yüksek sesle konuşana değil, hepimize aittir” dedi.
“Demokrasiler kiminle çalışacaklarını seçme özgürlüğüne sahiptir” ifadelerini kullanan von der Leyen, Ottawa ile teknoloji, savunma ve Arktik bölgesindeki ortak projelerin yanı sıra enerji, kritik mineraller ve yapay zekâ alanlarında da yeni bir ittifak kurulması çağrısında bulundu.
Von der Leyen, Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında “Bir okyanusu, ortak değerleri ve dünyaya bakış biçimini paylaşıyoruz. Şimdi ortak geleceğimizi de birlikte inşa edeceğiz” dedi.
Farklı üyelik modelleri
Tam üyelik dışında AB ile yakın ilişkiler kuran ülkeler için halihazırda farklı modeller bulunuyor. Norveç, malların, kişilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımını sağlayan AB tek pazarının bir parçası. Oslo ve Brüksel ayrıca ortak savunma girişimlerinde iş birliği yapıyor.
İsviçre de çeşitli anlaşmalar aracılığıyla tek pazara erişim sağlıyor. Brexit’in ardından Birleşik Krallık ile AB arasında ise Birlik tarihindeki en kapsamlı ticaret ve işbirliği anlaşması imzalandı. Londra ayrıca AB’nin araştırma ve inovasyon programı Horizon Europe gibi çeşitli Birlik programlarına katılıyor.
Alternatif iş birlikleri
Ottawa ve Brüksel, Kanada’nın Erasmus+ öğrenci değişim programına, Horizon Europe araştırma fonlarına ve çalışanların mesleki yeterliliklerinin karşılıklı tanınmasına katılması konusunda görüşmeler yürütüyor.
Ancak “ortak üyelik” tamamen yeni bir statü olacak. Bu nedenle Kanada’nın AB kurumlarında oy hakkına sahip olup olmayacağı başta olmak üzere birçok soru henüz yanıtlanmış değil. Norveç ve İsviçre, AB ile mevzuatlarını büyük ölçüde uyumlu hale getirmelerine rağmen Birlik yasalarının hazırlanmasında söz sahibi değil.
Donald Trump’tan teklife tepki
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’ya gergin seyreden ilişkilerinde, Avrupa Birliği’nin (AB) Kanada’nın ilk “ortak üyesi” olmasını önermesinin ardından yeni bir perde açılmış oldu.
Kanada Başbakanı Mark Carney, AB’nin “ortak üye” olma önerisini memnuniyetle karşıladı. Carney, Avrupa ve Kanada’nın birlikte daha güçlü olduğunu belirterek vatandaşlarının refahını korumak için ilişkilerin derinleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Carney’nin açıklamasından saatler önce ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in önerisini “gülünç” olarak nitelendirmiş ve öneriyi düşmanca bulması halinde Avrupa’ya yönelik ek gümrük vergileri uygulayacağını söylemişti.
Ne olmuştu?
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, geçen mayıs ayında Ukrayna için “ortak üyelik” fikrini gündeme getirmişti. AB üyeliğine acilen katılmak isteyen Ukrayna için AB liderlerine gönderdiği mektupta Merz, bu statünün ülkeye Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu gibi karar alma kurumlarına oy hakkı olmadan erişim sağlayabileceğini savunmuştu.
Bu modelin ayrıca Ukrayna’nın belirli AB fonlarından ve programlarından “adım adım” yararlanmasına olanak tanıyabileceği belirtilmişti.
Von der Leyen, 2016 yılında imzalanan ve taraflar arasındaki gümrük engellerini büyük ölçüde kaldıran AB-Kanada Kapsamlı Ekonomi ve Ticaret Anlaşması’na (CETA) atıfta bulunarak, “CETA’dan geleceğin ittifakına geçerek ortak refah ve ekonomik güvenlik alanı oluşturacağız” dedi.
AB ile Kanada arasındaki ekonomik ve güvenlik iş birliğinin, ekim ayında Montreal’de düzenlenecek zirvede daha da ileri taşınması bekleniyor. (Kaynak)




