• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Demokratik Alevi Derneği’nden Dersim’de ‘barışa çağrı’: ‘Sürecin seyircisi değil, öznesiyiz’

Demokratik Alevi Derneği’nden Dersim’de ‘barışa çağrı’: ‘Sürecin seyircisi değil, öznesiyiz’

DAD, Dersim’deki Jara Gola Çetu’da düzenlediği basın açıklamasıyla barış çağrısı yaptı. DAD Genel Sekreteri Engin Güneser, Alevi toplumunun barış sürecinin seyircisi değil, asıl öznesi olduğunu vurgulayarak eşit yurttaşlık ve anadil hakkına dikkat çekti.

Demokratik Alevi Derneği’nden Dersim’de ‘barışa çağrı’: ‘Sürecin seyircisi değil, öznesiyiz’
Demokratik Alevi Derneği’nden Dersim’de ‘barışa çağrı’: ‘Sürecin seyircisi değil, öznesiyiz’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Eylül 2026 13:22

Demokratik Alevi Derneği (DAD), Dersim merkezde bulunan iki çayın birleştiği Jara Gola Çetu’da “Barışa Çağrı” açıklaması yaptı.

Düzenlenen basın açıklamasında analar öncülüğünde çıralar yakılıp dualar edildi, ardından lokmalar pay edildi.

Açıklamayı ise DAD Genel Sekreteri Engin Güneser yaptı.

İçinden geçilen dönemin, savaşların, çatışmaların ve toplumsal krizlerin ağırlaştığı tarihsel bir süreç olduğuna dikkat çeken Güneser, “Böyle bir dönemde barıştan yana olmak bizler için en ikrarlı duruştur” dedi.

Güneser, barışı yalnızca silahların susması olarak değil; hakların tanınması, adaletin sağlanması, demokratik siyasete alan açılması, eşit yurttaşlığın güvence altına alınması ve toplumların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabilmesi olarak görmek gerektiğini kaydetti.

‘Sürecin öznesiyiz’

Güneser, Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürecin yalnızca destekçisi konumunda değil, öznesi olarak sahiplendiklerini dile getirerek, “Alevi toplumunun tarihsel hafızasında rıza, barış iklimi, eşitlik, özgürlük ve birlikte yaşam temel değerlerdir. Bu nedenle barış, biz Aleviler açısından dışsal bir tercih değil; toplumsal varoluşumuzun en temel ilkelerinden biridir. Tahakkümün, inkârın ve tekçiliğin karşısında; rızayı, çoğulculuğu ve demokratik yaşamı savunmak yolumuzun tarihsel sorumluluğudur” diye kaydetti.

“Alevileri barış karşıtı göstermeye yönelik her türlü manipülasyonu ve Aleviler adına barış karşıtı söz söyleme girişimlerini reddediyoruz” diye belirten Güneser, “Alevilerin tarihsel hafızası savaşların değil, birlikte yaşamın ve rızalaşmanın hafızasıdır. Bizler bu nedenle kendimizi barış sürecinin seyircisi değil, özne olarak görüyoruz” dedi.

‘Anadali hakkı demokratik toplumun temel koşullarındandır’ 

Yeni eğitim-öğretim yılına başlandığını belirten Güneser, “Bu günlerde bir kez daha vurgulamak gerekir: eğitim ve öğretim müfredatlarına yerleştirilen dinci, milliyetçi ve cinsiyetçi içerikler kaldırılmalıdır. Zorunlu din dersleri geri çekilmeli ve eğitimi dinselleştiren tüm projeler iptal edilmelidir. Öte yandan anadil yalnızca bir iletişim aracı değil; kimliğin, kültürün, hafızanın ve toplumsal varoluşun temel taşıdır. Kürt halkının kendi anadili olan Kürtçeyi özgürce kullanması, öğrenmesi ve gelecek kuşaklara aktarması en temel haklardan biridir. Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasının ve okullarda öğretilmesinin önündeki bütün engeller kaldırılmalı. Kürt çocuklarının kendi anadillerinde eğitim alma hakkı güvence altına alınmalıdır. Anadil hakkının tanınması yalnızca bir dil hakkı değil, eşit yurttaşlığın, kimliğe saygının ve demokratik toplumun temel koşullarından biridir” şeklinde konuştu.

‘Tarihsel sorumluluk üstenelim’ 

Son olarak çağrıda bulunan Güneser, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bulunduğumuz her yerde barışın dilini büyütelim, toplumsal diyaloğu güçlendirelim ve barışın toplumsallaşması için tarihsel sorumluluk üstlenelim. Çünkü kalıcı barış, yalnızca siyasal aktörlerin değil, toplumun ortak iradesiyle kurulabilir ancak. Barış olmadan demokratik toplum, demokratik toplum olmadan kalıcı barış kurulamaz. Biz DAD olarak barışın ve demokratik toplumun yanında olmaya, bu sürecin toplumsal öznesi olarak mücadele etmeye devam edeceğiz. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir.” (MA)