Türkiye’de son dönemde artan fon ve mal varlığı soruşturmalarıyla birlikte iki kurumun adı sıkça anılıyor: Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK).
Her iki kurum da finansal sistemin denetlenmesinde kritik rol üstlense de yapıları, görev alanları ve yönetim şekilleri birbirinden oldukça farklı.
Peki bu iki kurum tam olarak ne iş yapıyor, üyeleri ve başkanları hangi usulle göreve geliyor ve görevden alınıyor?
MASAK nedir, hangi görevleri yürütüyor?
Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, 1996 yılında yürürlüğe giren Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun ile kuruldu ve 17 Şubat 1997 tarihinde faaliyete geçti.
Kurumun görev ve yetki çerçevesi zaman içinde birden fazla düzenlemeyle güncellenmiş; 2006 yılında yürürlüğe giren Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ile yeniden şekillendirilmiş, 2013 yılında yürürlüğe giren Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’da da görev ve yetkileri ayrıca belirlenmiştir.
Kurumun bugünkü görev ve yetkileri ise 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde düzenlenmiş durumda.
MASAK, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmekte olup başlıca çalışma alanları arasında politika belirleme ve mevzuat geliştirme, veri toplama ile analiz, yükümlülük denetimi, inceleme ve dış ilişkiler bulunuyor.
Kurum, kara para aklama ve “terörün” finansmanı şüphesi taşıyan işlemleri tespit etmek, bu kapsamda mali analiz raporları hazırlamak ve gerektiğinde adli mercilerle bilgi paylaşımında bulunmakla görevli.
MASAK’ın çalışma yapısı, çok sayıda uzmandan oluşan bir başkanlık teşkilatı şeklinde kurgulanmıştır. Başkanlık, görev alanına giren konuların araştırılması ve incelenmesini hazine ve maliye uzmanları ve uzman yardımcılarının yanı sıra denetim elemanları vasıtasıyla da yerine getiriyor.
Kurumun yurt dışındaki muadil kuruluşlarla uluslararası mutabakat metinleri imzalama yetkisi ise doğrudan MASAK başkanına ait.
MASAK başkanı nasıl atanıyor, nasıl görevden alınıyor?
SPK’den farklı olarak MASAK, birden fazla üyeden oluşan bir kurul değil, tek bir başkan tarafından yönetilen bir başkanlık yapısına sahip.
Kurumun en üst yöneticisi olan MASAK başkanı, kamu kurumlarındaki üst düzey bürokratik atamalarda uygulanan genel usule göre Cumhurbaşkanlığı kararıyla göreve getiriliyor ve yine Cumhurbaşkanlığı kararıyla görevden alınabiliyor.
Nitekim yakın geçmişte de bu yönteme sık sık başvurulduğu, kurumun başkanlık koltuğunda birkaç yıl içinde farklı isimlerin görev yaptığı biliniyor.
MASAK’ın karar alma süreçlerine katkı sunan bir başka yapı ise Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu. Bu kurul, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanının önlenmesine ilişkin mevzuat taslaklarını değerlendirmek, kurum ve kuruluşlar arasında uygulamaya dair iş birliğini artırmak ve uygulama stratejileri belirlemek amacıyla oluşturulmuştur.
Koordinasyon Kurulu’na farklı bakanlık ve kamu kurumlarının temsilcileri katılıyor; gerekli görülen hallerde kurum ve kuruluş temsilcileri görüş ve bilgilerine başvurulmak üzere toplantılara davet edilebiliyor ve kurul yılda en az iki kez toplanıyor.
Toplantı usulüne göre kurul, oy hakkı bulunan üye sayısının yarısından bir fazlasıyla toplanabiliyor ve kararlar, toplantıya katılan üyelerin çoğunluğuyla alınıyor.
SPK nedir, yetkileri neler?
Sermaye Piyasası Kurulu, sermaye piyasasının güven, açıklık ve istikrar içinde işlemesini sağlamak, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kurulmuş bağımsız bir düzenleyici ve denetleyici otorite. Kurum, halka açık şirketlerin, aracı kurumların, portföy yönetim şirketlerinin ve yatırım fonlarının denetiminden sorumlu.
SPK’nın bugünkü hukuki dayanağı 2012 yılında yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu. Denetim raporlarına göre kurum, 6362 sayılı Kanun ile verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip, idari ve mali özerkliğe sahip bir otorite konumunda bulunuyor.
SPK üyeleri nasıl belirleniyor, görev süreleri ne kadar?
SPK’nın karar alma mekanizması, tek bir başkandan değil çok üyeli bir kuruldan oluşuyor. Kurul karar organı, biri başkan biri ikinci başkan olmak üzere toplam yedi üyeden meydana geliyor.
Bu yapı SPK’yi MASAK’tan ayıran en temel özellik; zira MASAK’ta tek kişilik bir başkanlık söz konusuyken SPK’da kolektif bir karar organı görev yapıyor.
Kurulun oluşumuna ilişkin düzenlemeye göre başkan, ikinci başkan, başkan vekili ve üyeler doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Başkanın görevde bulunmadığı dönemlerde ise ikinci başkan, onun da bulunmadığı hallerde başkan vekili başkana vekâlet ediyor.
Kurula bağlı çalışan başkan yardımcıları da benzer bir usulle belirleniyor: başkana, başkanlık görevlerinde yardımcı olmak üzere başkanın önerisi ve kurul kararıyla beş kurul başkan yardımcısı atanıyor.
Görev süresi konusunda ise resmi denetim raporları net bir çerçeve çiziyor. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yer alan düzenlemeye göre kurul başkan ve üyelerinin görev süresi dört yıl olarak belirlenmiş durumda.
Bu süre sona erdiğinde ya da görevden alınma durumunda yeni atamalar yine Cumhurbaşkanlığı kararıyla yapılıyor. Nitekim mevcut SPK başkanı Mahmut Sütcü de bu usulle göreve gelmiş isimlerden biri.
Cumhurbaşkanı imzalı atama kararına göre kurumun ikinci başkanlığını yürüten Sütcü, SPK Kanunu’nun ilgili maddesi ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri gereğince SPK başkanlığına getirildi.
Sütcü’nün bu göreve gelme süreci de kurumdaki kariyer basamaklarını yansıtıyor; kendisi Kasım 2024’ten itibaren SPK ikinci başkanı olarak görev yapmış, ardından Mayıs 2026’da SPK başkanı olarak atanmıştır.
İki kurum arasındaki temel fark
MASAK, tek başkanlı bir başkanlık yapısıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde mali suçları araştırırken; SPK, yedi üyeli bir kurul yapısıyla sermaye piyasalarını düzenleyen bağımsız bir otorite olarak çalışıyor.
Ortak nokta ise her iki kurumun en üst yöneticilerinin de Cumhurbaşkanlığı kararıyla atanması ve yine aynı usulle görevden alınabilmesi. Bu yapı, son dönemde gündeme gelen fon soruşturmalarında her iki kurumun da neden sık sık aynı haberlerde birlikte anıldığını açıklar nitelikte.




