Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 81. oturumunda yaptığı konuşmada uluslararası sistemde yaşanan krizlere ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Macron, dünyada gücü elinde tutan bazı aktörlerin uluslararası düzeni zayıflatarak sınırlarını genişletebileceğini veya halkların kendi kaderini tayin hakkını ihlal edebileceğini belirtti. Ülkelerin, “orman hukukuna” dönüşmüş bir ortamda mı yoksa medeni bir uluslararası toplum içinde mi var olmak istediği konusunda seçim yapması gerektiğini söyledi.
BM’nin yanında durulması gerektiğini vurgulayan Macron, örgütün özgür ve eşit halkları bir araya getiren ortak bir yapı olduğunu belirterek, BM Şartı’nın devletlerin eşit egemenliğini temel aldığını ifade etti.
“Güçlünün kendi hukukunu dayatmasına karşı çıkmalıyız”
Savaş, barış ve teknoloji alanlarında güçlü olanın kendi kurallarını diğerlerine dayatmasına karşı adaletin ve ortak çıkarların korunması gerektiğini belirten Macron, dünyada çözülemeyen savaş ve krizlerin arttığına dikkat çekti.
Savaşlar ve halkların yaşadığı acılar karşısında kaderciliğe teslim olunmaması gerektiğini söyleyen Macron, somut çözümler bulunması ve barışın inşa edilmesi için yeniden kararlılıkla hareket edilmesi çağrısında bulundu.
Macron, insani yardım çalışanlarının ve uluslararası insancıl hukukun korunması için yeniden harekete geçilmesi gerektiğini belirterek, Uluslararası Adalet Divanı’na yönelik desteklerinin süreceğini ifade etti.
“Yeni cezasızlık düzenini kabul edemeyiz”
Macron, BMGK’nin yapısında reform yapılması gerektiğini belirterek, “Bazılarının inşa etmek istediği, yeni cezasızlık düzenini kabul edemeyiz. Bu nedenle Güvenlik Konseyi’nde Fransa, Konsey’in etkinliğini artıracak reformları destekliyor” dedi.
BMGK’nin kapılarını yeni üye devletlere açması gerektiğini belirten Macron, Konsey’in uluslararası hukuk ihlallerine karşı harekete geçebilmesi gerektiğini söyledi.
“Barbarlık karşısında kim usule ilişkin bir çıkmazla yetinebilir?” diye soran Macron, savaş suçlarının “sanayileştiğini”, hukukun ihlal edilmesinin ve sivil altyapıların yıkılmasının yeni bir “barbarlık çağı” başlattığını belirtti. Cenevre Sözleşmeleri’nin de tehlikede olduğunu ifade etti.
Fransa ve Meksika’nın veto girişimine vurgu
Macron, toplu katliamlar söz konusu olduğunda BMGK’nin daimi üyelerinin veto hakkının sınırlandırılmasına yönelik Fransa ve Meksika girişiminin her zamankinden daha gerekli olduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasının ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Macron, dünya düzeninin giderek güçlünün düzenine dönüştüğüne işaret ederek, “Böyle bir dünyada yaşamak istiyor muyuz?” sorusunu yöneltti.
Macron, savaşlar karşısında BM Şartı’na uygun çözümler aranması ve çifte standart uygulanmaması gerektiğini vurguladı.
“Avrupa’da halkların egemenliğinin değerli olduğunu ancak Afrika söz konusu olduğunda bunun daha az değerli görüldüğünü kaç kez duyduk?” diyen Macron, BM değerlerinin her koşulda ve her kıtada savunulması gerektiğini belirtti.
“Barış ve güvenlik bölünmez niteliktedir ve herkesin bunlara hakkı vardır” ifadelerini kullandı.
Ukrayna için müzakere çağrısı
Macron, Fransa’nın Ukrayna’ya desteğini sürdüreceğini belirterek, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerin en kısa sürede başlaması için çaba göstereceklerini söyledi.
Sivil ve enerji altyapılarına yönelik saldırıların durdurulması gerektiğini belirten Macron, Karadeniz’de tahıl sevkiyatına imkan sağlayacak geçici bir ateşkesin de gerekli olduğunu ifade etti.
Fransa Cumhurbaşkanlığı da Macron’un BM Genel Kurulu kapsamındaki temaslarında Ukrayna’daki enerji ve sivil altyapılara yönelik saldırıların durdurulmasına ilişkin bir moratoryum için çaba gösterileceğini açıklamıştı.
Macron’dan Gazze için “utanç verici” değerlendirmesi
Macron, konuşmasında Filistinlilerin egemenlik ve meşru haklarına da değindi.
Bir yıl önce BM Genel Kurulu’nda çok sayıda devletin Filistin Devleti’ni tanıdığını hatırlatan Macron, yalnızca tanımanın yeterli olmadığını, bu adımların somut eylemlerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Gazze’de insani yardımların ulaştırılmasının önündeki engellere dikkat çeken Macron, “Eğer eyleme geçmezsek, güvenilirliğimizin ne kıymeti kalır?” diye sordu.
“Gazze konusunda bazıları barışın sağlandığına inanıyor ama bu insani yardımların ulaşmasına imkan sağlamadı. İşte manzara, utanç verici, hepimiz adına utanç verici” ifadelerini kullandı. Macron’un Gazze’deki insani durumla ilgili bu değerlendirmesi uluslararası toplumun bölgedeki gelişmelere karşı tutumuna ilişkin eleştirisinin merkezinde yer aldı.
Batı Şeria ve İsrail’in güvenliği
İşgal altındaki Batı Şeria’da her gün hak ihlallerine tanık olduklarını belirten Macron, Filistinlilerin meşru haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Bunun İsrail’in güvenliği açısından da gerekli olduğunu belirten Macron, İsrail’in güvenliğinin komşu devletlerin egemenliğinin ihlal edilmesinden geçtiğini savunanların büyük bir hata yaptığını ifade etti.
Macron’un konuşmasında Batı Şeria’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri de yer aldı.
Suriye ve Lübnan’ın egemenliği vurgusu
Macron, Fransa’nın Suriye’ye destek verdiğini ve ülkenin egemenliği ile birliğinin tesis edilmesi için çalıştıklarını söyledi.
Lübnan’ın tam egemenliğine desteklerini de yineleyen Macron, “Ancak tam egemen bir Lübnan, Hizbullah’ı silahsızlandırabilir ve Lübnanlılar ile komşularının güvenliğini tesis edebilir” dedi.
“Çifte standart sorununu çözmeden hiçbir sorun çözülemez”
Küresel sistemin karşı karşıya olduğu çifte standart sorununa da değinen Macron, bu sorun çözülmeden diğer krizlerin çözülemeyeceğini belirtti.
Kuzey ile Güney arasında yeni bir uçurum oluşmaması gerektiğini söyleyen Macron, başta sağlık olmak üzere kalkınmakta olan ülkelerin ihtiyaçlarının karşılanması için daha etkin bir yönetişim mekanizması kurulmasını istedi.
Macron ayrıca adil ticaret, iklim, biyoçeşitlilik ve okyanuslar konusunda ilerleme sağlanması için daha etkin bir çok taraflılık çağrısı yaptı.
Yapay zeka ve sosyal medya düzenlemesi
Yapay zeka konusunda alınacak kararlarda ABD ve Çin’in tek başına belirleyici olmaması gerektiğini belirten Macron, Avrupa’nın yapay zeka yasası ve ilkeleri konusunda model oluşturmaya yönelik adım atan ilk taraf olduğunu söyledi.
Macron, 15 yaşından küçük çocukların sosyal medyaya erişimine ilişkin düzenlemelerin de hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.



