• Ana Sayfa
  • Manşet
  • 5 Barış Annesi’nin başvurusu AİHM gündeminde: Türkiye’ye iki soru

5 Barış Annesi’nin başvurusu AİHM gündeminde: Türkiye’ye iki soru

AİHM Türkiye’ye müdahalenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesinde düzenlenen kötü muamele yasağını ihlal edip etmediğini ve olayla ilgili soruşturmanın etkili yürütülüp yürütülmediğini sordu.

5 Barış Annesi’nin başvurusu AİHM gündeminde: Türkiye’ye iki soru
5 Barış Annesi’nin başvurusu AİHM gündeminde: Türkiye’ye iki soru
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 23 Eylül 2026 18:43

AİHM, Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde 21 Nisan 2019’da oturma eylemi yapan Barış Anneleri’nin 5 üyesinin başvurusunu incelemeye aldı.

Başvuruda, annelerin açlık grevindeki çocuklarına destek olmak amacıyla gerçekleştirdikleri eylem sırasında polis müdahalesine maruz kaldıkları belirtildi. Olay sırasında çekilen görüntülerde, sivil kıyafetli polislerin eylemcileri birkaç kez copla ittiği ve üzerlerine bağırdığı ifade edildi.

Mahkeme, Türkiye hükümetine iki soru yöneltti. İlk olarak polis müdahalesinin AİHS’nin 3. maddesinde düzenlenen kötü muamele yasağını ihlal edip etmediğinin açıklanmasını istedi.

AİHM ayrıca olayın ardından yürütülen soruşturmanın, kötü muamele iddialarına ilişkin AİHS’nin 3. maddesinden kaynaklanan usuli yükümlülükleri karşılayıp karşılamadığını sordu.

İç hukuk yollarına başvurulmuştu

Polis müdahalesinin ardından başvurucular savcılığa suç duyurusunda bulundu ve idare mahkemelerinde dava açtı.

Ceza soruşturması sonucunda savcılık, polislerin suç işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu kararlara yapılan itirazlar da reddedildi.

Başvurucular daha sonra dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. AYM, 6 Ekim 2022 tarihli kararında kötü muamele iddiasını “kabul edilemez” buldu ve AİHS’nin 3. maddesi bakımından gerekli “asgari ağırlık eşiğinin” aşılmadığı sonucuna vardı.

AYM kararının ardından dosya AİHM’e taşındı.

Avukat Demir: Müdahalenin niteliği yeterince değerlendirilmedi

Başvurucuların avukatı Ramazan Demir, AYM kararının kamu görevlilerinin müdahale biçimi ve güç kullanımına ilişkin esaslı iddiaları yeterince değerlendirmediğini belirtti.

Demir, annelerin kamuya açık bir alanda ve ulusal basının önünde copla itilerek uzaklaştırılmasının insan onurunu zedeleyen bir muamele olduğunu ifade etti.

AYM’nin fiziksel yaralanma veya sağlık raporu bulunmamasına odaklandığını belirten Demir, müdahalenin biçiminin yanı sıra başvurucular üzerindeki ruhsal ve manevi etkilerin de göz ardı edildiğini söyledi.

Demir, AİHM’in hükümete yönelttiği soruların dosyanın yalnızca toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı açısından değil, kamu görevlilerinin müdahalesinin niteliği ve bu müdahaleyle ilgili soruşturmanın etkinliği bakımından da ele alındığını gösterdiğini belirtti.

Kocaeli Valiliği soruşturma başlatıldığını açıklamıştı

Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu çocuklarının açlık grevine başlamasının ardından aileler, Nisan 2019’da cezaevi önünde nöbet eylemi başlatmıştı.

Ailelerin bir süre oturma eylemi yapmasının ardından polis, eylemin sonlandırılmasını istedi. Eylemlerini sürdüreceklerini belirten ailelere polis müdahale etti. Olay sırasında çekilen görüntülerde, sivil kıyafetli polislerin aileleri copla birkaç kez ittiği ve bağırdığı görüldü.

Müdahalenin ardından Kocaeli Valiliği, “yetki ve maksadını aşan” güvenlik görevlileri hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Ailelerin yaptığı başvuruların ardından idare mahkemeleri kullanılan gücün “orantısız” olmadığına karar verirken, savcılık da polisler hakkında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

AİHM’in hükümete yönelttiği soruların ardından dosyanın, polis müdahalesinin niteliği ve buna ilişkin soruşturmanın etkinliği bakımından uluslararası yargı denetiminde incelenmesi süreci devam ediyor.