İlke TV programcısı Dilek Odabaş’ın sunduğu Konuşma Zamanı’nın bu akşamki konukları Gazeteci Murat Aksoy, İlketv.com.tr yazarı Lokman Ergün, Siyasetçi ve Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday, Siyaset Bilimci Doç. Dr. Zafer Yörük, Gazeteci Jiyan Kışanak ve Brookings Enstitüsü Araştırmacısı Aslı Aydıntaşbaş gündemdeki son gelişmeleri değerlendirdi.
Konuşma Zamanı’nın gündem başlıkları arasında, Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ettiğini açıklamasının ardından 8 ilçe belediyesinden gelen peş peşe istifalar, Adalar Belediyesi’ndeki başkanvekili seçiminin ardından belediyenin AK Parti’ye geçişi ve sonuca gelen tepkiler, Türkiye’deki çözüm süreci ve Suriye’deki entegrasyon aşaması ile BM Genel Kurulu yer aldı.
Adalar’da kent uzlaşısıyla seçilen belediye meclis üyesi Nesimi Aday, bugün yapılan seçimde oy kullanma hakkının elinden alınmasına ilişkin, Adalar’da kent uzlaşısı ittifakının bir destek faaliyeti gibi ilerlediğini ancak DEM Parti’nin kendi adayını çıkardığını hatırlatarak “Bilindiği gibi biz yaklaşık bir yıl önce kent uzlaşısı davasında dokuz meclis üyesi ve başkan yardımcıları olarak tutuklanmıştık. Yerel seçimlerde Dem Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi bir kent uzlaşısı seçim ittifakı yapmıştı. Bu ittifak doğrultusunda da İstanbul’un çeşitli ilçelerinde adaylar CHP listelerinden girdiler. Yanlış söyleniyor, anlatılıyor genelde. Adalarda aslında bir kent uzlaşısı da yapılmadı. Yani bir destek faaliyeti var ama Adalarda Dem Parti adayı çıkardı. Mesela bunu ben mahkemede anlatamadım. Yüksek Seçim Kurulu’nun belgesini koyduk. Bakın adalarda böyle bir durum da var. Ben her ne kadar eski HDP parti üyesi isem de, şu anda bu partide bir ittifak yaptım ama kent uzlaşısı burada yapılmamıştır. Bu parantezi kapatmış olayım. Böyle bir de bir durum var ve yasal olarak dikkate alınmıyor” dedi.
‘Batı’daki Kürtlerin oyunu almak terör faaliyeti olarak nitelendirildi’
Kent uzlaşısı davasından 10 ay hapis yattığını hatırlatan Aday, “İddianamede, Batı’daki Kürtlerin oylarına yerel seçimlerde talip olmayı bir terör faaliyeti olarak nitelendirdiler. Hapis yatıp çıktık. Bu 7 Ekim’de de tekrar bir karar duruşmamız var. 6 yıl 3 ay hapis cezası isteniyor. Ahmet Özer hocamıza 6 yıl 3 ay vermişlerdi. Bize de bunu istiyorlar. Bu ceza bize isteniyor” dedi.
İçişleri Bakanlık kararıyla geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı için Adalar’daki seçimde oyunu kullanamadığını söyleyen Aday, süreci şöyle anlattı:
“Bütün meclis üyeleri; ben ve diğer 90 arkadaşım, 80 arkadaşım iki ayda bir görevden uzaklaştırılıyoruz. Ben de yine yakın zamanda gidip karakoldan evrakımı aldım, yine görevden uzaklaştırıldım. Seçilmişiz, meclis üyesiyiz. Biz seçilmiş olduğumuz için bu hakkımız duruyor fakat geçici olarak görevden uzaklaştırıldığımız için seçimlerde oy kullanamıyoruz.
‘Gerekçe yok’
Geçen Ali Ercan Akpala tutuklandıktan sonra da bir seçim yapıldı. Medine Pamuk kazanmıştı o seçimi. Orada ben seçimi izleyebilmişken bugün beni sokmadılar okula. Yani birçok insan gidip izledi ama ben Adalar’da halkın yüksek oylarıyla seçilmiş bir meclis üyesi olarak, seyirci olarak dahi izleyemedim. Gerekçe neydi? Gerekçe yok. İsminiz listede yok. Yani böyle bir gerekçe seçilmiş. Meclis üyesi kimlik kartım var onu gösteriyorum maalesef aşamadık. Bizim oy hakkımız olmadığı için bugün oy kullanamadık Adalar Belediyesi seçimlerinde.”
‘Medine Pamuk, gördüğü baskı sonucu istifa etti’
Adalar’da sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden ayrıldığı ifade edilen Başkanvekili Medine Pamuk’un, gördüğü baskı nedeniyle ayrıldığını söyleyen Aday, şöyle devam etti:
“Medine Pamuk seçildikten sonra yüksek baskıya maruz kaldı. Mesela kamuoyunda burada ilk kez ben açıklamış olacağım galiba. Kamuoyunda şöyle bir algı da var: Medine Pamuk, sağlık koşulları nedeniyle istifa etti. Hayır, Medine Pamuk baskıya uğradığı için hastalandı. Bunun bizzat şahitleriyiz biz. Üstelik de bu baskı bugün bu baskı direkt AK Parti’den gelmedi. Bu baskı kendi arkadaşlarından, Cumhuriyet Halk Partili üyelerden geldi. Bir üye, bir ihalede bir usulsüzlük yapıldı gerekçesiyle Medine Pamuk’u valiliğe şikayet etti. Kendi belediye başkanını şikayet etti.
Sebep ise bir yazım hatası, tashih dediğimiz şey. Bildiğiniz bir yazım hatasından kaynaklı, gerçekten başka bir şey yok. Bir ATM ihalesi, basit bir, ATM’nin kullanılması ihalesi. Kamu işlerinde, yasal işlerinde, her şeyin ihalesi yapılır. Basit bir ihaleden bir şikayet etmişti. Birinci operasyon buradan başladı. CHP ve YENİ Parti diye bir ayrım yapmadan konuşuyorum. Bu şikayeti yapanlar aslında YENİ Parti’ye yakındı.
Adalar’da AK Parti’ye geçen meclis üyelerinin büyük baskı altına alındığını ve o sürecin Medine Pamuk’un istifasıyla başladığını iddia eden Aday, “Medine Pamuk’un mental olarak hastalanmasına, sistem dışı kalmasına neden olan yaklaşım, yine bir belediye meclis üyesi, YENİ Partili bir meclis üyesi tarafından geldi. Her gün, “yarın seni alacaklar” deniliyor. Gerçekten böyle bir şey yayıldı. AK Parti’nin yaklaşımını, yönelimini eleştirebiliriz ama şu anda bahsettiğim partinin kendi üyeleri arasında oluyor. Bu iç basınç nedeniyle Medine hanım hasta olup istifa edince yeni süreç başladı.
AK Parti Adalar Belediyesi meclis üyesi Nesimi Aday ile ne konuştu?
AK Partili Meclis üyesinin kendisiyle de konuştuğunu aktaran Aday, “Bana direkt diğer meclis ayarlarında yapıldığı gibi bir teklifle gelemezlerdi, zaten gelmediler de. Biz bir sohbet ettik o insanlarla. Tabii ki onun mahremiyeti kalmalı, özel bir sohbetti. İlkeli ve ahlaki yaklaştıklarını söylemeliyim. Haklarını orada yiyemem; bize ahlaki yaklaştılar. Bizim ahlaki-politik tutumumuzu da ilkeli davranışlarımızı da bildiklerini söyleyerek bazı şeyler ifade ettiler.
Yani geçmiş dönemdeki bu operasyonlarda bazı tahribatlardan bahsettiler. Orada benim de savunamayacağım, benim de eleştirdiğim yanlışlar var, onu söyleyeyim. Bugün dava süreci var, tutuklu insanlar var. Kendilerini savunamayacakları için konuşmayacağım. Orada çok büyük haksızlıklar var. Ercan Başkan’a isnat edilen suçlarda, Fırat Duran ve Mehmet Nuri Kaya konusunda gerçekten çok büyük haksızlık var; ama bazı noktalarda benim de savunmadığım şeyler var. Onu daha fazla açmak istemiyorum, mahkeme sürecinde arkadaşlar. Onları gerekçe gösterdiler” dedi.
‘İki kişiyle gelip adaları almak hakkaniyetli değil’
“İktidarın belediyeleri bu kadar pürüzsüz mü” diyen Aday, AK Partili meclis üyesi ile yaptığı konuşmayı şöyle aktardı:
“Mesela ben onlara şu örneği verdim: HDP’li 108 belediye varken yaklaşık 100 tanesine —97-100 tanesine— kayyum atandı. Tabiri caizse her taşın altına bakıldı, bir tane yolsuzluk, bir tane yanlışlık görülememişti. Dolayısıyla bize bu tür meseleler üzerinden yaklaşamazlar zaten. Bize daha çok siyasi, politik ve benim davalarımla ilgili yaklaştılar.
Ben de onlara şunu söyledim, kamuoyuna da söyleyebilirim: Benim bir partim var, örgütlü bir insanım. Benim bir genel merkezim var. Evet, bu da konuşuldu; bir süreç işliyor, bir barış süreci bu. Barış süreci için genel merkezimin kararlarına uymayı düşünürüm. Ahlaki ve politik boyutlarda partimin kararlarına uyarım. Ama ideolojik ve politik olarak size karşı ben muhalefeti destekledim. Yani sizin yaklaşımınızı eksik buluyorum, doğru bulmuyorum.”
AK Parti’ye geçen CHP’li meclis üyeleri hakkındaki değerlendirmesinde ise Aday, “Şu eleştiriyi de yaptım: İki kişiyle gelip Adalar’ı almak olmaz. Bu hakkaniyetli, vicdani değil ve doğru da değil. Yani bir şekilde burada bir yanlışlık varsa —demin sizler de söylediniz, benim yorum yapmadığım kısım— savcılıklar var, harekete geçer ve gereği yapılır.
Bugün izlediğim ilçe başkanı diyor ki: “CHP’li üç meclis üyesi yanlışlıkları gördükleri için bizi destekledi.” Doğru değil. Yanlışlıkları keşke görselerdi, keşke öyle olsaydı ama o değildi. Biz bunları kendilerine söyledik. Bizim tutumumuz ahlaki, politik ve ilkeseldir. İlkesel olarak bunu doğru bulmadığımızı söyledik” dedi.
Programın tamamına şuradan erişebilirsiniz
➡️ADALAR BELEDİYESİ’NDE TEHDİT Mİ VAR?
🗣️Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday Yaşananları Tek Tek Anlattı!@NesimiAday @dilekodabas_
📹https://t.co/Ui7SjX0ejk pic.twitter.com/LQaSWfXst9
— İlke TV (@ilketvcomtr) September 23, 2026
>




