Marmaris’te doğa ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik çalışmalarıyla bilinen hak savunucusu Halime Şaman’ın malulen emekli aylığının durdurulmasına ilişkin açtığı davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 22. İş Mahkemesi, Şaman’ın maluliyet oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar verirken, bir sonraki duruşmanın 25 Mart 2027’de yapılmasına hükmetti.
Duruşmada Şaman’ın avukatı İpek Sarıca, müvekkilinin uzun yıllardır doğa ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik mücadele yürüten bir hak savunucusu olduğunu belirtti.
Sarıca, Şaman’ın emekli aylığının durdurulmasına uzanan sürecin bir Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) başvurusuyla başladığını ifade etti. Söz konusu başvuruyu yapan kişinin, Şaman’ın mücadele yürüttüğü projenin şirketinde çalışan biri olduğunu belirten Sarıca, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Avukat Sarıca ayrıca Birleşmiş Milletler’in (BM) sekiz özel prosedür mekanizmasının, 23 Nisan 2026 tarihinde Türkiye hükümetine gönderdiği ortak mektupla Şaman’ın karşı karşıya kaldığı duruma ilişkin bilgi talep ettiğini hatırlattı.
Mahkemeden Adli Tıp Kurumu kararı
Duruşmada tahkikat aşamasına geçen mahkeme, dosyanın incelenmesine ilişkin bir dizi ara karar aldı.
Mahkeme, Şaman’ın maluliyet oranının tespit edilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine ve bu konuda rapor hazırlanmasına karar verdi.
Mahkeme ayrıca SGK’dan Şaman’ın yaşlılık aylığı tahsis talebinin hangi tarihte yapıldığının ve bu talebe ilişkin dilekçenin gönderilmesini istedi.
Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne yazılan müzekkerenin akıbetinin de araştırılmasına karar verildi.
Davanın bir sonraki duruşması 25 Mart 2027 saat 11.40’ta görülecek.
Şaman: İki noktada ciddi kuşku ve kaygı duyuyorum
Duruşmada söz alan Halime Şaman ise hastalığının ilerleyici olduğunu ve iyileşme ihtimalinin bulunmadığını belirterek, sağlık durumunun yeniden değerlendirilmesine karşı olmadığını söyledi.
Şaman, kurumun gerekli gördüğü durumlarda kendisini muayeneye çağırmasında bir sorun görmediğini belirterek, sürece ilişkin kaygılarının iki noktada yoğunlaştığını ifade etti.
Şaman, kendisine tebligat yapılmadan emekli aylığının kesilmesini ve bunun fiilen bir cezalandırmaya dönüşmesini ilk kaygı noktası olarak açıkladı.
İkinci olarak ise kendisini ikinci hastaneye gönderen kurum sevkinin gerekçesinde bir CİMER başvurusunun bulunmasına dikkat çekti.
Şaman, duruşmada yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Kurumun gerek gördüğünde beni muayeneye çağırmasında bir sorun görmüyorum. Ancak iki noktada ciddi kuşku ve kaygı duyuyorum. Birincisi, bana tebligat yapılmadan aylığımın kesilmesi ve bunun fiilen bir cezalandırmaya dönüşmesi. İkincisi, beni ikinci hastaneye gönderen kurum sevkinin gerekçesinde bir CİMER şikâyetinin yer alması.”
Sevk kararında CİMER başvurusuna atıf
Şaman’ın avukatları, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu’nun 29 Mayıs 2025 tarihli kararına da dikkat çekti.
Söz konusu kararda, Şaman’ın Ege Üniversitesi’ne sevkinin dayanağı olarak 28 Ekim 2024 tarihli bir CİMER başvurusunun gösterildiği belirtildi.
Şaman ve avukatları, davanın bundan sonraki sürecinde emekli aylığının durdurulmasına ilişkin işlemin hukuki ve tıbbi yönlerinin değerlendirilmesini takip edecek. Dava sürecine ilişkin gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.




