Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas, Esad rejiminin devrilmesinden sonra Suriye’ye düzenlediği ilk resmi ziyarette Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüşmesinin ardından basın toplantısında konuştu.
Suriye’deki geçiş sürecinin başarısının Avrupa açısından büyük önem taşıdığını belirten Kallas, “AB, Suriye’nin kapsayıcı ve barışçıl bir geçiş yolunda ilerlemesine yardımcı olmak için siyasi ve ekonomik araçlarını kullanıyor” ifadelerini kullandı.
Esad’ın devrilmesinden bu yana AB-Suriye ilişkilerinin önemli mesafe katettiğini belirten Kallas, “Suriye’nin uluslararası toplumdaki hak ettiği yeri almasını istiyoruz ve bunu kalıcı bir ilerlemeye dönüştürmeye yardımcı olmaya hazırız” dedi.
Teknik, siyasi ve güvenlik konularındaki temaslara dikkati çeken Kallas, gelecek yazdan önce yeni bir üst düzey siyasi diyalog toplantısı yapılmasının öngörüldüğünü bildirdi.
AB’nin Suriye’de kurumların inşasına yardım etmeye hazır olduğunun altını çizen Kallas, bunun yatırımları ve istihdamı destekleyeceğini ifade etti.
Kallas, savaşın ardından üç milyondan fazla kişinin Suriye’ye döndüğünü belirterek, mültecilerin dönüşünün güvenli, onurlu ve sürdürülebilir olması gerektiğini dile getirdi.
AB Yüksek Temsilcisi, bunun için güvenlik, konut, okul ve yeniden topluma katılım imkanlarına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Kallas, “Suriye’nin kuzeydoğusunun yeniden entegrasyonu da büyük bir adım. Kürtlerin hakları korunmalı. Süveyda’da da güven inşası ve diyalog son derece önemli.” ifadelerini kullandı.
Şam’daki temaslarında bölgesel güvenliğin de ele alındığını aktaran Kallas, Suriye’nin İran ile ABD arasındaki çatışmanın dışında kalma tercihinin çatışmanın ülkeye yayılmasını önlemeye yardımcı olduğunu söyledi.
1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na saygı çağrısı
Suriye ile İsrail arasında güvenlik düzenlemelerine ilişkin görüşmelere değinen Kallas, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Kallas ayrıca Suriye hükümetinin ülkedeki Rus askeri varlığını azaltabileceğine inandıklarını ve AB’nin Suriye için güvenilir bir ortak olabileceğini belirtti.
Avrupa’nın Suriye’deki geçişin başarılı ve kalıcı olmasını istediğini dile getiren Kallas, gelişen ilişkilerin Suriyelilerin günlük yaşamında somut iyileşmelere dönüşmesini hedeflediklerini kaydetti.
Suriye’nin AB nezdindeki diplomatik temsilini büyükelçilik düzeyine çıkaracağını söyledi
Esad Hasan Şeybani ise Avrupa Birliği (AB) ile yeni bir ortaklık anlaşması hazırlamayı hedeflediklerini belirterek, Suriye’nin AB nezdindeki diplomatik temsil düzeyini büyükelçilik seviyesine yükselteceklerini söyledi.
Kallas’ın 15 yıl aradan sonra Şam’a gerçekleştirdiği ilk ziyaretin Suriye-Avrupa ilişkileri açısından önem taşıdığını belirten Şeybani, görüşmede iki taraf arasındaki ilişkilerin yanı sıra geçen yıl başlatılan üst düzey siyasi diyaloğun ele alındığını ifade etti.
Şeybani, AB’nin 18 Mayıs’ta aralarında Savunma ve İçişleri bakanlıklarının da bulunduğu bazı Suriye devlet kurumlarını yaptırım listesinden çıkardığını, eylül ayının başında da Avrupa Komisyonunun gönüllü geri dönüş için ulusal çerçeve çalıştayına katıldığını ve Suriye kurumlarına teknik destek platformunun başlatıldığını aktardı.
AB ile yeni ortaklık anlaşması hazırlığı
Şeybani,”Brüksel’de Suriye’nin AB nezdindeki diplomatik temsilini büyükelçilik düzeyine çıkaracağız.”dedi.
Suriye ile AB arasında 1977 tarihli anlaşmanın yerini alacak yeni bir ortaklık anlaşması hazırlanması için gelecek yılın ilk çeyreğinin sonuna kadar ortak bir kapsam belgesi oluşturmayı hedeflediklerini belirten Şeybani, tarafların görüşmelerini teknik komiteler üzerinden yürütme konusunda da mutabık kaldığını kaydetti.
Şeybani, Suriye’nin 2028-2034 döneminde AB’nin çok yıllı mali çerçevesine dahil edilmesini hedeflediklerini belirterek, “İşbirliğimizi stratejik bir taahhüt düzeyine taşımayı hedefliyoruz.” dedi.
Şeybani, Suriye’nin AB ile yönetişim ve kamu hizmetlerinin geliştirilmesi alanlarında işbirliğini ilerletmek istediğini söyledi.
Akdeniz’in güvenliğinin Suriye kıyılarından başladığını belirten Şeybani, görüşmede Suriye Sahil Güvenlik birimlerinin kapasitesinin desteklenmesi konusunun da ele alındığını aktardı.
Şeybani, Suriye’nin gönüllü geri dönüşler için ulusal çerçeveyi uygulamaya devam ettiğini ifade etti.
Suriye’de siyasi geçiş sürecinin de devam ettiğini belirten Şeybani, temmuz ayında Halk Meclisinin toplanması ve Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) devlet kurumlarına entegrasyonuyla ülkenin birliğinin güçlendirildiğini belirtti.
‘Topraklarımızın herhangi bir saldırı için platforma dönüştürülmesini reddettik’
Bölgedeki savaşlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şeybani, “Topraklarımızın herhangi bir saldırı için platforma dönüştürülmesini reddettik.” dedi.
Şeybani, Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik İran saldırıları karşısında bu ülkelerle dayanışma içinde olduklarını belirterek, sorunların diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulunduklarını söyledi.
Suriye’nin coğrafi konumunun Doğu ile Batı arasındaki enerji ve ticaret güzergahları bakımından önem taşıdığını ifade eden Şeybani, “Suriye’nin istikrarı, Avrupa’nın kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’in saldırılarının durdurulması çağrısı
Şeybani, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarını da gündeme getirerek, bu saldırıların “iyileşme sürecindeki” Suriye’yi hedef aldığını ve Avrupa’nın yalnızca endişe açıklamalarıyla yetinmemesi gerektiğini söyledi.
AB’den bu konuda “kararlı bir tutum” beklediklerini belirten Şeybani, AB Dışişleri Konseyinin İsrail’in saldırılarını açık şekilde tanımlamasını ve İsrail güçlerinin 8 Aralık 2014 hatlarına çekilmesini talep etmesini istedi.
Şeybani ayrıca, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesinin gündemine açıkça alınması çağrısında bulundu.
Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu vurgulayan Şeybani, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 497 sayılı kararının Golan’ın ilhakını “geçersiz ve hükümsüz” kabul ettiğini söyledi.
AB’nin Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini reddeden tutumunu takdir ettiklerini belirten Şeybani, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na bağlı olduklarını ve AB’den BM Ateşkes Gözlem Gücü’nün (UNDOF) görev süresinin yenilenmesine destek vermesini beklediklerini kaydetti.
Şeybani, “Ortaklarımızdan talebimiz basit ve doğrudan. Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği gibi; uluslararası hukukun söylediğini söyleyin.” ifadelerini kullandı. (AA/ANKA)




