Adalet Bakanlığı, basın gruplarında paylaştığı notla T24’ün internet ve sosyal medya hesaplarının ‘LGBT propagandası’ yaptığı suçlamasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce kapatıldığını duyurdu.
Alınan bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında, T24 adlı internet haber portalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına yönelik kapatma kararı verildi.
İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karar, uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı’na gönderildi.
T24, bir süredir sosyal medya hesaplarında iftira ve linç kampanyasına maruz kaldığını belirtti.
Bakanlık tarafından paylaşılan notta, şu ifadeler yer aldı:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütmekte olduğu “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik üreten T24 adlı internet haber portalının internet ve sosyal medya hesapları İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğince kapatıldı. Karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı’na gönderildi.”
DEM Parti: ‘Haber alma hakkına yönelik yapılan hak gaspları son bulmalıdır’
T24’ün kapatılmasına DEM Parti’den tepki geldi.
Partiden yapılan açıklamada “Haber sitesi T24 hakkında erişim engeli kararı verilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıdır. Düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef alan bu uygulamalar kabul edilemez. Demokrasi ve çoğulculuğun gereği farklılıklarla bir arada yaşamdır. Haber alma hakkına yönelik yapılan hak gaspları son bulmalıdır” denildi.
Doğan: ‘Toplum susturularak demokrasi güçlenmez’
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da “T24’ün internet sitesi ve sosyal medya hesapları hakkında verilen kapatma kararı, toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne son derece ağır bir müdahaledir” dedi.
Doğan paylaşımında şunları kaydetti:
Demokratik ülkelerde sansür uygulamaları yerine düşünce ve ifade özgürlüğünü koruyacak önlemler alınır. Toplum susturularak demokrasi güçlenmez. Dünyada böyle bir demokrasi örneği yoktur. Demokrasi yalnızca duymak istediklerimizin değil, farklı ve eleştirel seslerin de özgür olduğu yerde güçlenir. Gazetecileri, yazarları, medya kuruluşlarını hedef alan sansür uygulamalarına artık son verilmelidir.




