IŞİD’in 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlediği bombalı saldırıda yaşamını yitiren Rıdvan Akgül için Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından Siirt merkez Şeyh Musa Mezarlığı’ndaki kabri başında anma düzenlendi.
Akgül’ün fotoğraflarının taşındığı anma programı, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başladı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Siirt İl Eşbaşkanı Kenan Bilge, katledilenlerin verdiği emeğin barışa ve özgürlüğe vesile olmasını istedi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Siirt Şube Eşbaşkanı Selahattin Talu, “Biz barış ve akan kanın durmasını isterken, IŞİD ve destekçileri tarafından arkadaşlarımız katledildi. Bilinmesini isteriz ki, bu ülkede barış uğruna yaşamını yitiren 104 insan ve nicelerine adalet gelmeden, gerçek anlamda barış tesis edilmiş olmayacak” diye konuştu.
Anma Akgül’ün mezarına karanfil bırakılmasıyla sona erdi.
Ne olmuştu?
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla 10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı önünde düzenlenen “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” öncesinde, IŞİD mensubu iki canlı bombanın gerçekleştirdiği saldırı sonucunda 104 kişi hayatını kaybetti, 500’den fazla kişi yaralandı.
Cumhuriyet tarihinin “en kanlı” saldırısı olarak kayıtlara geçen katliama ilişkin mülkiye müfettişleri ve avukatların raporları; emniyete olay öncesinde onlarca istihbarat notu gelmesine, canlı bombalar ve sorumlular hakkında arama ile teknik takip kararları bulunmasına rağmen miting günü güvenlik ihmallerinin olduğunu ortaya koydu.
Katliama ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan ana davada, 2018 yılında 9 sanığa “anayasal düzeni ihlal” ve “kasten öldürme” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verildi ve firari sanıkların dosyası tefrik edildi.
Katliamın organizatörleri ve arkasındaki yapıların ortaya çıkarılması talebiyle sürdürülen firari sanıklar yönünden yargılamada, avukatların tüm itirazlarına ve hukuki mücadelelerine rağmen katliam “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmedi.
Müşteki avukatları ve katliamda yakınlarını kaybeden 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği; katliamda ihmali, sorumluluğu ve kastı bulunan kamu görevlilerinin ile siyasi sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını, soruşturma evrakı ile delillerin saklandığını ve davanın zamanaşımı riskiyle baş başa bırakıldığını belirterek adalet mücadelesini sürdürüyor. (MA)




