Kürtlerin BM’de temsili için komite kurulacak

Birleşmiş Milletler’de Kürtlerin temsiline ilişkin Brüksel’de düzenlenen konferansın sonuç bildirgesinde, Kürtlerin ulus olarak tanınması, gözlemci statüsü verilmesi ve milyonlarca imzanın BM’ye sunulması kararlaştırıldı.

Kürtlerin BM’de temsili için komite kurulacak
Kürtlerin BM’de temsili için komite kurulacak
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 3 Ekim 2026 21:10

Brüksel’de düzenlenen “Kürt Ulusunun Birleşmiş Milletler’de (BM) Temsili Konferansı’nın” sonuç bildirgesi açıklandı.

Bildirgede, Kürtlerin BM’de bir ulus olarak tanınması ve BM’ye bağlı kurumlarda gözlemci olarak temsil edilmesi talep edilirken, Kürtlerin BM nezdinde temsili için uzun soluklu bir çalışma yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Sonuç bildirgesinde yer verilen ifadeler şöyle:

“KNK’nin daveti üzerine, Kürdistan’ın dört parçasından ve yurt dışından parti, örgüt ve Kürdistani kurumların temsilcileri ile farklı mesleklerden bağımsız şahsiyetler ve Kürt halkının bazı dostları olarak, 3 Ekim 2026 tarihinde Belçika’nın Brüksel kentinde bir araya gelerek Kürt Ulusunun Birleşmiş Milletler’de Temsili Konferansı adı altında bir konferans gerçekleştirdik. Geniş tartışmaların ardından bu sonuç bildirgesini kamuoyuna sunuyoruz. Kürdistan, Asya kıtasının batısında Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında yer almaktadır ve Kürdistan coğrafyası yaklaşık beş yüz bin (500.000) kilometrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Kürt halkı bu coğrafyanın kadim halklarından biridir. Binlerce yıldır bu coğrafyada yaşamakta, adını bu coğrafyaya vermiş bulunmaktadır ve bu coğrafyanın adı bin yıldan uzun süredir Kürdistan’dır.

BMye başvuru kararı, Guterres’e mektup 

Kürdistan halkının nüfusu yaklaşık altmış milyondur. Bu büyük nüfusuna rağmen Kürtler, uluslararası kurumlarda bir ulus olarak tanınmamakta ve temsil edilmemektedir. Özellikle Birleşmiş Milletler’de, neredeyse bütün ulusların bu örgütte temsil hakkı bulunmasına rağmen, Kürt ulusunun adı bu kurumda yer almamakta, Kürtler bir ulus olarak tanınmamakta ve Kürt ulusu adına bu kurumda herhangi bir temsilci bulunmamaktadır. Bu durum, Kürt ulusunun ve Kürdistan’daki tüm halkların yaşamında büyük bir eksiklik oluşturmakta ve soru ve sorunların temelini teşkil etmektedir. Bu nedenle KNK, 24. Genel Kurulu’nda (6-7 Haziran 2026) bu konuyu gündemine aldı. Yapılan geniş tartışmaların ardından, Kürtlerin de diğer uluslar gibi tanınması ve BM’ye bağlı kurumlarda Filistinlilerin statüsüne benzer şekilde gözlemci olarak temsil edilmesi için Birleşmiş Milletler’e başvurulması kararı alındı. Bu kapsamda uzmanlarla toplantılar gerçekleştirildi ve uzmanların görüşleri alındı. Bu görüşler çerçevesinde KNK adına BM Genel Sekreteri Sayın António Guterres’e bir mektup sunuldu.

Ancak bu mesele büyük ve ağır bir meseledir; birkaç dar kapsamlı toplantı ve birkaç mektup sunulmasıyla çözülemez. KNK tek başına bu çalışmanın üstesinden gelemez. Ulusal ve uluslararası bir işbirliğine ihtiyaç vardır. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, toplum içinde rol sahibi olan liderlerin, yöneticilerin, temsilcilerin, Kürdistan toplumunun tüm bileşenlerinin ve tüm kesimlerinin üst düzeyde bir araya gelerek komiteler oluşturması, bu konu üzerinde konuşması ve kararlar alması büyük bir ihtiyaçtır. Toplantılar, eylemler ve güçlü kampanyalarla Kürdistan halkı harekete geçirilmelidir. Bu konferansla bu önemli konuyu Kürdistan’ın ve dünyanın gündemine taşıyoruz. Uzun soluklu bir çalışmaya başlıyoruz. Bu çalışmada tüm diplomasi yöntemlerini kullanacak ve kapsamlı kampanyalar yürüteceğiz.”

Konferans sonuçları

Konferansın sonuç bildirgesinde yer alan maddeler şöyle:

* Konferans, KNK’nin bu alandaki çalışmalarını, kararını ve başvurusunu önemli görmekte ve desteklemektedir.

* Konferans, Kürt ulusunun Birleşmiş Milletler’de temsil edilmesini Kürt diplomasisinin temel çalışmalarından biri olarak görmekte ve bu çalışmayı tüm ilgili parti, örgüt, kurum ve şahsiyetlerin önüne koymaktadır.

* Konferans, Kürt ulusunun Birleşmiş Milletler’de temsilinin sağlanması için yürütülecek çalışmaları uzun soluklu bir çalışma olarak görmekte; bunun yalnızca bir örgütün işi olmadığını, ulusal ve yurtsever bir çalışma olduğunu belirtmektedir.

* Konferans, bu çalışmanın yürütülmesi amacıyla “Kürt Ulusunun Birleşmiş Milletler’de Temsilini Gerçekleştirme Komitesi” adıyla bir çalışma komitesi oluşturmakta ve tüm parti, örgüt, kurum ve Kürdistanlıları bu çalışmaya katılmaya ve bu komiteyi desteklemeye çağırmaktadır.

* Kürt Ulusunun Birleşmiş Milletler’de Temsilini Gerçekleştirme Komitesi, bağımsız bir komitedir. Parti, örgüt ve Kürdistanî kurumların temsilcileri ile bağımsız şahsiyetlerden oluşur ve tüm Kürdistanî parti, örgüt ve kurumlarla koordinasyon içerisinde çalışır.

* Konferans, bu çalışmanın gerçekleştirilmesi amacıyla geniş kapsamlı bir imza kampanyasının başlatılmasına; Kürdistan’ın dört parçasında ve yurtdışında milyonlarca imzanın toplanarak BM’ye sunulmasına karar vermektedir.

* Konferans, tüm Kürdistanlıları bu çalışma içerisinde yer almaya ve bu kampanyaya katılmaya çağırmaktadır.

* Konferans, Kürt ulusunun Birleşmiş Milletler’de temsil edilmesini ulusal ve yurtsever bir çalışma olarak görmektedir. Bu çalışma ancak güçlü bir ulusal birlikle gerçekleştirilebilir. Bu nedenle konferans, parti, örgüt ve kurumlara, şahsiyetlere ve Kürdistan’ın tüm bileşenlerine en kısa sürede Ulusal Konferans düzenlemeleri ve ulusal birliği güçlendirmeleri çağrısında bulunmaktadır.

* Konferans, Birleşmiş Milletler’e, Kürdistan halkının başvurusunu kabul etmesi, Kürtleri bir ulus olarak tanıması ve BM’ye bağlı kurumlarda Kürtleri gözlemci olarak kabul etmesi çağrısında bulunmaktadır.

* Konferans, özellikle BM’de veto hakkına sahip beş ülke olmak üzere, tüm BM üyesi devletlere Kürtlerin başvurusunu olumlu karşılamaları, bu konuyu BM’nin gündemine almaları ve oylamalarda olumlu oy kullanmaları çağrısında bulunmaktadır.

* Kürt sorununun çözümü ve Kürt ulusunun BM’de temsili, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin çıkarlarına karşı değildir; eşitlik ve çözüm konusunda ortak çıkarlar bulunmaktadır. Konferans, Türkiye, İran, Irak ve Suriye yönetimlerine, Kürt ulusunun BM’de temsili konusundaki bu çalışmayı kendi devletlerine karşı bir çalışma olarak görmemeleri ve buna engel olmamaları çağrısında bulunmaktadır.” (MA)