Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yeni yasama yılının ilk Meclis Grup Toplantısı’nda güncel gelişmelere dair konuştu.
Konuşmasında Başakşehir’de bir okulda öğrencilere yönelik saldırıya değinen Bakırhan “Acil şifalar diliyorum. Okul çocukların kendisini en güvende hisetmesi gereken yerdir. Okullarda gerekli tedbirlerin yeniden ele alınması gerekiyor” diye konuştu.
Kamuoyunda “6-8 Ekim Kobani olayları” diye bilinen ve 37 kişinin hayatını kaybettiği protesto eylemlerini hatırlatan Bakırhan “12 yıl geçmesine rağmen bir hukuk garabeti devam ediyor. Kobani Davasında tutuklu olan arkadaşların sürece rağmen hala tutuklu olmalarını kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce özgürlüklerine kavuşması gerekiyor” dedi.
Fon vurgunu: Vurgundan önceki son birkaç ayda yüklü miktarda para çekenler kimlerdir?
Fon vurgununa da değinen Bakırhan “Günlerdir toplumun tamamı tarihin en büyük hırsızlıklarından birini konuşuyor. Bir yanda yaşamına son veren emekliler bir yanda evi geçindirmek için çalışan çocuklar var. Bir yandan TERA fonunun özel jetiyle yolculuk yapan siyasetçi ve bürokratları soruyor. Böylesi karanlık bir düzende milyar dolarlık vurgunun maskenin adı nedir biliyor musnuz? Yerli ve Milli finans diye halkımızı kandırdılar. Yerli olan tek şey halkın alın teridir” diye konuştu.
Fon vurgunuyla ilgili iktidara sorular yönelten Bakırhan şunları kaydetti:
“Vurgundan önceki son birkaç ayda yüklü miktarda para çekenler kimlerdir?
Milyarları vuran Fatma Betül Sayan Kaya’nın mal varlığı donduruldu mu?
Sabahın ilk ışıklarında insanların mahremiyetini ihlal edip görüntüleri servis edenler zahmet buyurup Fatma Betül Sayan Kaya’yı ifadeye çağırdı mı?
Espri yapan gençleri bile gözaltına alan yargı düzeni bu şahıs ve vurgunu yapan AKP’lileri neden gözaltına almıyor. Gözaltı listesi AKP’deki görev listesine göre mi belirleniyor?”
Hakemler davası
Hakemler davasına ilişkin de konuşan Bakırhan, “Bu soygun sadece fonlarla sınırlı kalmadı. Halkın en masum tutkusuna, futbola kadar uzandı. Türkiye Futbol Federasyonu, büyük kulüplerin yöneticilerinin de yer aldığı 448 yöneticiyi son beş yılda bahis oynadığı gerekçesiyle disipline sevk etti. Merkez Hakem Kurulu’ndaki sahtecilik soruşturmasında tutuklamalar olduğunu gördük. Rantın milletin formasına, sevincine, tutkusuna kadar sızdığını ortaya koyan bir rezaletle karşı karşıyayız. İnsan, tuttuğu takımın formasına, hakemin düdüğüne, oyunun temizliğine inanmak istiyor. Ama görüyoruz ki takımlarımız, sahada değil, masada oynanan oyunun parçası hâline getirilmiş” ifadelerini kullandı.
‘Biz de artık somut adım bekliyoruz’
Açıklamalarında çözüm sürecine değinen Bakırhan “Barış umudunu tüketmeye kimsenin hakkı yoktur. Çerçeve yasa Meclis’ten geçti. Bir somut adım bin sözden iyidir. Biz de artık somut adım bekliyoruz. Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu bir an evvel Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışmaya başlamalıdır. Kurulun bu tarihi sorumluluğu yerine getirebilmesi için iktidarın ve devletin cesur, ciddi adımlar atmasının zamanı artık gelmiştir. Tarihsel deneyimlerin bize öğrettiği şey şudur: Barışın terazisinin iki kefesi vardır. Bir kefeye silah bırakıldıysa, diğer kefeye hukuk bırakılmalıdır. Çünkü silahsızlanma iki karşılığı olan bir meseledir. Demokratik hakların tanınmasının ve hukuki güvencelerin sağlanmasının önünde bariyerler konulmaz. Bir kefeye fesih konulduysa, öbür kefeye hukuk, hukuki güvence ve siyaset konulmalıdır. Tek kefesine yük binen bir terazi doğru çalışmaz. Eğer bir sorumluluk isteniyorsa, o sorumluluğun yerine getirilebileceği koşullar da oluşturulmaldır” ifadelerini kullandı.
‘Fonda vurgun yapanlar soruşturmaya çağrılmıyor; haber yaptığı için gazeteci tutuklanıyor’
Bakırhan, T24 ve Mezopotamya Ajansı’nın Kürtçe sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de tepki gösterdi. T24’ün 17 yıldır faaliyet gösterdiğini belirten Bakırhan, “T24’e erişim engeli getirildiği zaman ne yapmışlar biliyor musunuz? T24’ün 10 yıl içerisinde yapmış olduğu bütün haberleri takip etmişler. Ya T24’e 10 yıl, T24’ün 10 yıl öncesi haberlerini bu kadar titizlikle takip edeceğinize keşke vurgun yapan Borsa’yı, bu fonlarda vurgun yapan insanların hesaplarını bir ay kontrol edebilseydiniz. Muhalif olanın 10 yıl öncesine gidip ama vurgun yapanın bir gün öncesine gitmemek emin olun bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük ve haksızlıktır. Zannediyorlar ki insanlar bunları görmüyor” diye konuştu.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin eylül ayındaki raporuna göre internet ve dijital medyada 4 bine yakın içeriğe erişim engeli getirildiğini belirten Bakırhan, gazetecilere yönelik uygulamalara da tepki gösterdi.
Bakırhan, “Bize, Eş Başkan Tülay Başkanımla bize bugüne kadar on binlerce hakaret, on binlerce tehdit, evlerimizin adresi, çocuklarımızın ismi, hangi okulda okudukları, hangi dersten kaç puan aldıklarını yazarak ailemizi tehdit edenlere bugüne kadar bir soruşturma açtıramadık. Ama düşüncesini ifade edene soruşturma açılıyor. Bu böyle olmaz, bu böyle gitmez, bu böyle doğru değil. Toplum bunu görüyor, bunu yemiyor. Biraz vicdanlı, biraz hakkaniyetli olmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Eylül ayında 16 gazetecinin gözaltına alındığını, 9 gazetecinin tutuklandığını belirten Bakırhan, “Fonda vurgun yapanlar soruşturmaya dahi çağrılmıyor; haber yaptığı için gazeteci tutuklanıyor. İşin daha trajik yanı nedir biliyor musunuz? Türkiye’deki bu erişim engellerini haberleştiren Engelli Web’in sosyal medya hesabı da engellendi” dedi.
Belediye operasyonlarına tepki
Mersin’de üç belediyeye yönelik operasyon ile geçen cuma günü Eyüpsultan Belediyesi’ne yönelik operasyonu da gündemine aldı.
Bakırhan, “Aynı günlerde Mersin’de üç belediyeye yönelik operasyonda Belediye Başkanı Vahap Seçer ile birlikte 59 kişi gözaltına alındı; sanırım bugün tutuklandılar. Geçen cuma da Eyüpsultan Belediyesi’ne yönelik operasyonda 28 kişi gözaltına alındı. Her gün bir belediye operasyonu yapılıyor” diye konuştu.
Bakırhan, iktidarın amacının insanların haber alma hakkını kullanmasını engellemek olduğunu savunarak, “Bunların derdi anlaşıldı. Neymiş dertleri? Bu ülkede insanların haber alma hakkını kullanmamasını istiyorlar. Neymiş dertleri? İnsanlar fonda dolandırılsın ama hakkını kullanmasın istiyorlar. Neymiş dertleri? Kadın katliamları konuşulmasın istiyorlar. Ama vallahi hepsini konuşacağız” dedi.
Bakırhan, “Bu haksızlıkları, bu ahlaksızlıkları bulunduğumuz geniş zeminlerde dile getirmeye devam edeceğiz. Masa vardiyasını, kadın katliamlarını, fon vurgunlarını, irade gasbını unuttuk değil, unutmayacağız ve bunları sürekli gündeme getireceğiz. Hem masada hem sokakta hem grup toplantılarında” diye konuştu.
Kayyım uygulamasına da tepki gösteren Bakırhan, “Bir süreç var. Belediye, belediye eşbaşkanlarının ismini söylüyorsunuz. E bu kayyumlar için Milli Güvenlik Kurulu’nun teyit ve tespit kararını mı bekleyeceğiz? Biraz inandırıcı olmak için, biraz bu sürece desteği artırmak için biraz daha sahici, biraz daha gerçekçi olmak gerekiyor. Çağrımız açık: Basına yönelik sansüre ve yasaklara son verin! Halkın iradesine saygı duyun ya! Mersin halkının iradesine saygı duyun” ifadelerini kullandı.




