Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor. 18 Nisan 2027’de 1.tur, 2 Mayıs 2027’de 2.tur seçimleri yapılacak. Onlarca isim adaylığını ilan etse de resmi aday sayısı seçimden önceki haftalarda 500 imza barajını aşmayı başaran isimlere göre netleşecek. Aday olmak için en az 500 seçilmiş yetkilinin (milletvekili, senatör, belediye başkanı vb.) imzası/sponsorluğu (parrainages) gerekli.
Aşırı sağ aday Marine Le Pen ile radikal (anaakım medyaya göre aşırı) sol aday Jean-Luc Mélenchon (La France Insoumise lideri), bazı anketlere göre 2027 Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nin en güçlü iki adayı. Her iki siyasetçi de bu seçimle birlikte cumhurbaşkanlığı için dördüncü kez yarışmış olacak.
Bir önceki seçim: 2022 yılındaki son seçimin ilk turunda Emmanuel Macron oyların %27.84’ünü (9 milyon 783 bin oy), Le Pen %23.25 (8 milyon 133 bin 828 oy), Melenchon ise %21.95’ini (7 milyon 712 bin 520 oy) almış, Macron ve Le Pen ikinci tura kalmıştı. Fransa iç siyasetinde çok sık kullanılan “Faire barrage à Le Pen” (veya genel kullanımıyla Faire barrage au Rassemblement National / à l’extrême droite = Le Pen’in / Aşırı sağın önünü kesmek / engellemek) deyişi başarı getirmiş, Macron başkan seçilmişti.
Bu yazı, başkanlık seçimi yaklaşırken, cumhurbaşkanlığı seçiminde adayı Jean Luc Mélenchon olan LFI’nin (La France Insoumise/Boyuneğmeyen Fransa) son 2 haftadır gündemde olan konularla ilgili yaklaşımını göstermek amacındadır.
Liselerde eylemler
Eğitmen kadrosunun yarısının bulunmadığı Créteil’de bir lisede (Saint-Exupérie de Créteil Lisesi) başlayan ve tüm ülkeye yayılan eylemler; öğretmen, psikolog, hemşire, müdür yardımcısı gibi pozisyonlardaki eksikliklere, ısınma ve sağlık alanlardaki yetersizliklerin katlanılamaz hale gelmesine dikkat çekiyor.
Medyada bu eylemlere Blocus des lycées deniyor ve eylemciler de bunu reddetmiyor; bunun anlamı şu: Okul binalarına erişimin engellenmesi. Fransa’da toplam 3700’e yakın lise bulunuyor ve bu eylemlerden şimdiye kadar 1000’den fazla lise etkilenmiş durumda. Eylemlerin öne çıkan destekçileri arasında LFI ve lise sendikası USL (L’Union Syndicale Lycéenne) bulunurken; hükümet ve sağ muhalefet, LFI’yi ateşi söndürmek yerine büyütmekle itham ediyor. İthamı daha da büyütenler var: Örneğin, Les Républicains (LR) partisinin lideri ve cumhurbaşkanlığı adayı ve aynı zamanda Vendée bölgesi senatörü Bruno Retailleau, LFI’nin yasaklanması önerisini BFM TV’ye verdiği röportajda ülke gündemine soktu.
29 Eylül’de France Inter’e konuşan LFI Ulusal Koordinatörü Manuel Bompard “Talepleri sadece eğitim şartlarını iyileştirmek olan liselilerin mobilizasyonunu destekliyoruz” diyor France Inter’den Benjamin Duhamel’e. Duhamel’in “Siyasi bir hareketin lise eyleminin yayılmasını teşvik etmesi doğru mu peki?” sorusuna “Evet” diyor Bompard, “Liselilerle bir diyalog yolu açmaya bile reddeden bir hükümet var. Bu durumda liselilerin eylemlerini arttırmaya çalışmaları doğal” diye cevaplıyor. Bompard, Saint-Denis’nin LFI’li belediye başkanı da kendi bölgesinin bir lisesinde (Paulard Lisesi) eylemlere katılan Bally Bagoyoko’nun yangını söndürmeye çalıştığını, dikkatli olmayı telkin ettiğini vurguluyor. Mélenchon ve diğer LFI milletvekilleri, her zaman için barışçıl yolları savunduklarını, liselilerin taleplerini dile getirmek ve eylem yapmak için LFI’ye ihtiyaçları olmadığını belirtiyor. Saint-Denis’nin LFI’li belediye başkanı Bally Bagoyoko’nun eylemler sırasında sarfettiği “Şiddet meşru da olabilir” sözünün Fransa’nın devrimler tarihine atıf yapılarak söylendiği ifade ediliyor.
“Sendikaların araştırmalarına göre iki kurumdan birinde öğretmen eksikliği var. Bu şartlarda hükümet hala daha milli eğitim bütçesinde tasarruf etmeye çalışıyor” diye ekliyor Manuel Bompard. Clemence Guette de liselilerin, okumak için insani, basit koşullar talep ettiklerini, 40’tan fazla kişilik sınıflarda sağlıksız koşullarda bulunduklarını, Milli Eğitim’de eksiklikler (sosyal hizmet uzmanları, okul yaşamı personeli [gözetmenler], hemşireler) olduğu için eylemler olduğunu ifade ediyor.
25 Eylül 2026 bildirisinde LFI, üniversiteye geçiş sistemi olan Parcoursup yüzünden bu eğitim-öğretim döneminde 126.652 öğrencinin (her 8 öğrenciden 1’inin) yükseköğrenimin dışında kaldığını ifade ediyor. Bu durumun her geçen yıl kötüleştiği; açıkta kalan aday sayısının 2023’te 77.000 iken, 2025’te 103.582’ye yükseldiği, yani sadece 3 yılda yüzde 64,5 oranında ciddi bir artış yaşadığı vurgulanıyor. Bu seçici sistemin, hükümetlerin kasıtlı kemer sıkma politikalarından kaynaklandığı; bütçe kesintileriyle devlet üniversitelerinin zayıflatıldığı ve bunun önünün kâr amaçlı özel yükseköğretim kurumlarına alan açmak için bilerek yapıldığı savunuluyor. Açıkta kalan öğrencilerin maddi imkânları elverdiği ölçüde fahiş fiyatlı özel okullara yönelmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Gençlerin geleceğinin Galiléo gibi kâr hırsındaki yapılara terk edilemeyeceği; CAES (Yükseköğretime Erişim Komisyonları) ve ek yerleştirme süreçlerinin öğrencileri istemedikleri bölümlere yönlendirdiği ifade ediliyor. LFI grubunun; Parcoursup’ün kaldırılmasını, yükseköğretimde 150 bin yeni kontenjan açılmasını, kamu kurumlarına bütçe desteğinin artırılmasını ve Anayasa gereği her lise mezununun istediği eğitime erişebilmesini savunduğu belirtilerek bakanın bu kurallara uyması çağrısıyla metin sona ermektedir.
*Parcoursup: Fransa’da geleceğin üniversite öğrencilerinin tercih ve yerleştirme işlemlerini yönetmek için kullanılan resmi ulusal web platformu. 8 yıldır Fransa’da kullanılan Parcoursup’ü Mélenchon utanç verici bir durum (une ignominie) olarak niteliyor. Eski Paris belediye başkanı Anne Hidalgo (Mélenchon ile aynı partide yer almıyor) da Parcoursup’ü “stres makinesi” olarak betimliyor.
Önemli bir not: HugoDécrypte’in aktardığına göre eylemlerin başından bugüne 5000 kişi gözaltına alındı ve gözaltına alınanların 4400’ü reşit değil. Kıyaslama yapılacak olursa, Sarı Yelek eylemlerinde, 1 yılda 10 bin gözaltı olmuştu. Lise eylemleri Fransa’yla sınırlı kalmadı; Belçika’nın frankofon şehirlerinden Charleroi ve Liège’e de sıçradı.
Akaryakıt litresi 3 Euro’ya yaklaşırken
Fransa’da son haftalarda yoğun olarak tüm kanallarda konuşulan konulardan biri de yakıt fiyatlarındaki artış. Le Monde’un 1 Ekim tarihli haberine göre geçtiğimiz haftalarda AB genelinde dizel fiyatları bir haftada ortalama 2,16 eurodan 2,23 euroya çıkarak rekor seviyeye ulaştı. Fransa’da ise rakam 2,40 euroyu buldu.
LFI Ulusal Koordinatörü Manuel Bompard, 21 Eylül’de RTL’e verdiği röportajda “Almanya bile” diyor “tavan fiyat (fiyat üst sınırı) uygulaması getirmeyi planlıyor”. Gerçekten de geçtiğimiz günlerde Almanya, yüksek akaryakıt fiyatlarını kontrol altına almak için en geç 1 Ocak 2027 tarihine kadar benzin ve dizel fiyatlarına geçici bir tavan fiyat (fiyat üst sınırı) uygulaması getirmeyi planladığını beyan etmişti.
LFI, fiyat sabitleme kararı alınması gerektiğini düşünüyor. Manuel Bompard, Ticaret Kanun’unda ilgili bir maddenin olağanüstü durumlarda bu kararı almaya müsaade ettiğini vurguluyor. Bompard, petrol çıkarılma işleminin ve rafinaj kâr marjlarının, krizin başından bu yana 7.5 kat arttığını, dolayısıyla 2026 başından beri “herkes için kriz olmadığını”, çokuluslu petrol şirketlerinin kârları arttığını, ancak geri kalan herkesin günlük hayatında bu fiyatlarla başetmekte zorlandığını belirtiyor. France Inter’e 29 Eylül 2026’da konuşan Bompard, 1.7 Euro’ya yakıt fiyatını sabitlemek gerektiğini söylüyor. Peki, fiyat sabitleme kararı alınsa mazot kıtlığı yaşanır mı sorusuna Manuel Bompard, TotalEnergies ve petrol şirketleriyle bağlantılı bir cevap veriyor.
LFI’nin uzun süredir gündemde tutmaya çalıştığı konulardan biri TotalEnergies şirketiyle ilgili. Yine France Inter’de kendisine yöneltilen “Total şirketinin kamulaştırmak niyetiniz hala var mı?” sorusuna “İçinde bulunduğumuz durumda” diyor Manuel Bompard, “yakıt fiyatlarında patlama gibi bir artışla karşı karşıyayız. Total şirketinin kamulaştırılması uzun bir zaman gerektiren bir süreç. Şu an yaşadığımız problemin acil çözümü olarak bir fiyat sabitleme kararını savunuyoruz. Total şirketine gelecek olursak; Cumhurbaşkanın geçen hafta televizyonda herkesin karşısında söylediklerinin tam tersine, Total, Fransa’da fazlasıyla kâr marjı elde ediyor. Rafineriler de Fransa’da kâr marjı elde ediyor. Bu marjlar, krizin başından bu yana 7,5 kat arttı. Bu marjları engellerseniz, yakıt fiyatlarını hemen düşürmüş olacaksınız”.
Not: TotalEnergies CEO’su Patrick Pouyanné, 9 Eylül 2015’te Légion d’Honneur (Onur Lejyonu) şövalye rütbesine layık görülmüş, ardından 14 Temmuz 2023’te subay (officier) rütbesine terfi ettirilmişti.
“Asgari ücreti arttırmak zorundayız. Aksi halde durgunluk kaçınılmaz.”
Medef’in [Mouvement des entreprises de France: Fransa İşverenler Örgütü / İşverenler Sendikası (Fransız iş dünyasının en büyük temsilcisi)] Roland-Garros’ta organize ettiği ve yedi cumhurbaşkanı adayının yer aldığı oturumda, ücret politikalarına ilişkin yaklaşımı sorulan sol kanat adayı Jean-Luc Mélenchon, çözümün net bir biçimde genel ücret düzeyinin ve özellikle yasal asgari ücretin (SMIC) yükseltilmesinden geçtiğini savundu. Salondaki işveren temsilcileri ile davetlilerin bu çıkışı gülümsemeyle karşılaması üzerine Mélenchon, ücretlerin artırılmaması halinde ortaya çıkacak ekonomik durgunluk (resesyon) riskine dikkat çekerek bu durumun kısa sürede ciddi bir krizle sonuçlanacağı uyarısında bulundu. Mélenchon’un “Il faut augmenter le SMIC” (Yasal asgari ücreti (SMIC) arttırmak zorundayız) çıkışı ve işveren temsilcilerinin gülüşleri sosyal medyada fazlasıyla yankı buldu.
Küçük patron-Büyük patron
Mélenchon’un vurguladığı bir diğer önemli nokta da işveren kesiminin homojen bir kitle olmaması. Argümanı da şu: Büyük ve küçük patronları birbirinden ayırmalı, çünkü her iki patrondan birinin hiçbir çalışanı yok! Dolayısıyla küçük işletmeler, maliyetlerin ve ücretlerin yükünü doğrudan hissetmekte.
Konut meselesi
Mélenchon “2,8 milyon hane sosyal konut bekleme listesinde bulunuyor” diye belirtiyor. Şu an 350 bin kişinin sokakta yaşadığını (Evsizler ve Yoksullar İçin Konut Vakfı’nın 31. Raporu’nu veri olarak kullanılıyor ve rakamın son 10 yılda iki kattan fazla artarak 350 bin rakamına ulaşıldığı ifade ediliyor), Boyuneğmeyenler (Les insoumises) iktidara geldiğinde yılda 400 bin yeni konut inşa etme ve 700 bin konutun termal/ısı yalıtımını (enerji rehabilitasyonunu) yapma hedefleri olduğunu ekliyor.
Konut konusunun 10 yıldan fazladır sadece bir piyasa olarak ele alındığını belirten Mélenchon, “Hanehalklarının %3,5’i 5’ten fazla konuta sahip ve tek başlarına kiralık konutların yarısını elinde bulunduruyor” diye ekliyor.
Seri 2 Senato Seçimleri ve İlk LFI Senatörü Gabriel Amard
27 Eylül 2026 Pazar günü Fransa Senato seçimleri yapıldı ancak bu seçim Fransa Senatosundaki 348 sandalyeden 178’inin seçimi (seri 2 diye geçiyor). Bu seçim, departmanların bir kısmını ve birçok denizaşırı toprağı kapsamakta. Fransa’da senatörler dolaylı genel oyla seçilir; oy kullananlar “büyük seçmenler”dir (hükümetin resmi sitesinde belirtildiği üzere, ce sont les « grands électeurs » qui votent). Bu seçici kurul çoğunlukla yerel yönetimlerden gelen seçilmiş kişilerden ve delegelerden oluşur: belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri, il meclisi üyeleri (genel konsey üyeleri), bölge konseyi üyeleri ve departmanın parlamenterleri.
Euronews’ten Alexander Kazakevich’in haberine göre Senato seçimleri dengeleri altüst etmese de iki yeniliğe imza attı: RN ile müttefiki UDR’yi bir araya getirecek olan grubun kurulması ve Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) Senato’nun olduğu Lüksemburg Sarayı’na sembolik girişi.
İlk LFI Senatörü ve aynı zamanda Mélenchon’un damadı olan Gabriel Amard “RN’in (Rassemblement National – aşırı sağ parti) Senato’ya girmesi 40 yıl sürdü, bizse 10 yıldan kısa sürede giriyoruz” diye belirtiyor.
Kaynaklar:
31E RAPPORT SUR L’ÉTAT DU MAL-LOGEMENT EN FRANCE EN 2026 https://www.fondationpourlelogement.fr/31e-rapport-sur-letat-du-mal-logement-en-france-en-2026/
BTP et Logement https://melenchon2027.fr/programme/plans-investissement/btp-logement/
Alexander Kazakevich, Élections sénatoriales 2026 : le RN obtient un groupe, LFI gagne son premier siège https://fr.euronews.com/2026/09/28/elections-senatoriales-2026-le-rn-soffre-un-groupe-lfi-son-premier-siege
Aymen Amiri, Parcoursup a huit ans : au milieu des critiques, quel bilan concret pour la plateforme ? https://www.tf1info.fr/education/resultats-voeux-parcoursup-a-huit-ans-au-milieu-des-critiques-quel-bilan-concret-pour-la-plateforme-2444689.html 2 Haziran 2026
« On réfléchit deux fois avant de prendre la voiture » : en Europe, la hausse des prix des carburants ampute le pouvoir d’achat et pousse les gouvernements à multiplier les aides https://www.lemonde.fr/economie/article/2026/10/01/tout-notre-quotidien-s-est-rencheri-en-europe-la-hausse-des-prix-des-carburants-ampute-le-pouvoir-d-achat-et-pousse-les-gouvernements-a-multiplier-les-aides_6786443_3234.html
PARCOURSUP TRIE, NOUS L’ABOLIRONS : L’ACCES À L’ENSEIGNEMENT SUPÉRIEUR DOIT ÊTRE GARANTI POUR TOUTES ET TOUS, 25 Eylül 2026 https://lafranceinsoumise.fr/2026/09/25/parcoursup-trie-nous-labolirons-lacces-a-lenseignement-superieur-doit-etre-garanti-pour-toutes-et-tous/
Pourquoi les élections sénatoriales sont-elles importantes ?https://www.info.gouv.fr/actualite/pourquoi-les-elections-senatoriales-sont-elles-importantes




