• Ana Sayfa
  • Dünya - Diplomasi
  • Fransa’da öğrenci eylemleri | Liseli Nicolas Le Monde’a yazdı: ‘Kahramanlık peşinde değiliz’

Fransa’da öğrenci eylemleri | Liseli Nicolas Le Monde’a yazdı: ‘Kahramanlık peşinde değiliz’

Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim koşullarına yönelik protestoları sürerken, Nantes’ta bir devlet lisesinde son sınıfta okuyan Nicolas Boucaud-Bialchuk, öğrencilerin taleplerini ve protestoların nedenlerini Le Monde için kaleme aldı. Boucaud-Bialchuk, “Kahramanlık peşinde değiliz. Yalnızca kendi eğitim hayatımızın, demokrasimizin ve yaşamımızın öznesi olmak istiyoruz” dedi.

Fransa’da öğrenci eylemleri | Liseli Nicolas Le Monde’a yazdı: ‘Kahramanlık peşinde değiliz’
Fransa’da öğrenci eylemleri | Liseli Nicolas Le Monde’a yazdı: ‘Kahramanlık peşinde değiliz’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Ekim 2026 22:20

Fransa’da öğrencilerin eğitim sistemindeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla düzenlediği protestolar sürerken, lise son sınıf öğrencisi Nicolas Boucaud-Bialchuk, öğrencilerin yaşadığı sorunları ve taleplerini Le Monde için yazdı. Gazeteci Işın Eliçin de yazıyı X hesabından paylaştı.

Nantes bölgesindeki bir devlet lisesinde öğrenim gören Boucaud-Bialchuk, yazısına yeni eğitim yılına başlayıp başlamadığından bile emin olmadığını belirterek başladı. Öğrenciye göre okul ortamında yaşanan şiddet ve gerilim yeni sorunlar değil; yıllardır biriken ve çoğu zaman görünür hale gelmeden varlığını sürdüren sorunların sonucu.

Öğrencilerin bugün sokaklara çıkmasının ve okullarını kapatmasının yalnızca öğretmenlerin ya da eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunlarla açıklanamayacağını belirten Boucaud-Bialchuk, protestolara katılanların kendi sınıf arkadaşları ve kendi kuşağı olduğunu vurguladı.

Öğrenciler kendi seslerini duyurmak istiyor

Boucaud-Bialchuk, öğrencilerin protestolarını barışçıl yollarla gerçekleştirdiğini belirterek temel amaçlarının, siyasi sistemin eğitim sorunlarının yalnızca seçim dönemlerinde gündeme getirilemeyeceğini anlamasını sağlamak olduğunu yazdı.

Öğrencilerin sağduyudan yoksun olmadığını belirten Boucaud-Bialchuk, öğretmenlere ve okul çalışanlarına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu ve bunun öğrencilerin mücadelesine zarar vereceğinin farkında olduklarını ifade etti.

Okullara ve diğer mülklere zarar verilmesini de kınayan Boucaud-Bialchuk, bunun öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından gerçekleştirilmediğini söyledi. Bununla birlikte yalnızca tahribata başvuranların sorumlu tutulmasının yeterli olmadığını belirterek, öğrencileri dinlemeyen ve onları bu noktaya sürükleyen koşulları oluşturanların da sorumluluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Öğrencilerin öfkesinin farklı gruplar tarafından siyasi amaçlarla kullanılmasına da karşı çıkan Boucaud-Bialchuk, öğrencilerin kendi başlarına düşünebildiklerini, karar verebildiklerini ve kendi inisiyatifleriyle harekete geçebildiklerini vurguladı.

Öğrenci temsilcileri dikkate alınmıyor

Öğrencilerin taleplerinin çok sayıda olduğunu belirten Boucaud-Bialchuk, bu taleplerin yetkililerin onlarca yıldır eğitim sistemindeki sorunları görmezden gelmesinin, diyaloğu sistematik biçimde terk eden politikaların ve öğretmenler, öğrenciler ile okul yönetimleri arasındaki ilişkinin zayıflamasının sonucu olduğunu yazdı.

Liselerde öğrenci temsilcileri ile okul yönetimleri arasında köprü kurulmasını sağlayacak demokratik organların bulunduğunu hatırlatan Boucaud-Bialchuk, öğrenci konseylerinin teorik olarak öğrencilerin beklentilerini dile getirmelerine olanak sağladığını belirtti.

Ancak bu mekanizmaların uygulamada öğrencilerin sesini duyurmakta yetersiz kaldığını ifade eden Boucaud-Bialchuk, okul yönetim kurullarına seçilen öğrenci temsilcilerinin çoğu zaman dikkate alınmadığını veya görmezden gelindiğini söyledi.

Düzenli seçimlerle oluşturulan bu yapıların demokratik görünmesine rağmen öğrencileri dinlemekteki yetersizliği gizlemekten öteye geçmediğini savunan Boucaud-Bialchuk, öğrencilerin karar süreçlerine gerçek anlamda katılımının sağlanması gerektiğini vurguladı.

Okul binaları bakımsız, öğretmen açığı büyüyor

Yazıda eğitim sisteminin bir diğer önemli sorunu olarak okul binalarının durumu gösterildi. Boucaud-Bialchuk, okulların büyük bölümünün yenilenmesi için yeterli kaynağın bulunmadığını, birçok okul binasının son derece bakımsız olduğunu ve ısı yalıtımının yetersiz kaldığını belirtti.

Bazı okullarda sıcaklıkların mayıs ve haziran aylarında ders ve sınavların yapılmasını dahi zorlaştırdığını ifade eden Boucaud-Bialchuk, eğitim sistemindeki temel sorunlardan birinin de öğretmen açığı olduğunu söyledi.

Öğrencilerin haftalarca, hatta aylarca öğretmensiz kalabildiğini belirten Boucaud-Bialchuk, buna rağmen eğitim yılının sonunda öğrencilerin sınavlara girmek zorunda olduğunu hatırlattı.

Öğretmen açığının nedenlerinden birinin öğretmenliğin artık yeterince cazip bir meslek olmaması olduğunu belirten Boucaud-Bialchuk, öğretmenlerin fedakârlıklarının hak ettiği karşılığı görmediğini ifade etti.

Fransız öğrencilerin eğitim düzeyinin eleştirildiği, öğrencilerin yeterlilikleri konusunda tartışmalar yürütüldüğü bir dönemde, öğrencilerin giderek kötüleşen öğrenim koşullarının da gündeme alınması gerektiğini belirten Boucaud-Bialchuk, öğrencilere insanca koşullarda eğitim alma olanağı sağlanması çağrısında bulundu.

Öğrencilerin iki temel önceliği

Boucaud-Bialchuk, kişisel olarak iki konunun öncelikli olduğunu belirtti.

İlk olarak devletin eğitim ve gençlere yönelik kamu hizmetlerine öncelik veren gerçek bir bütçe politikası benimsemesi gerektiğini ifade eden Boucaud-Bialchuk, okul binalarının yenilenmesi, okul yemeklerinin fiyatlarının makul seviyede tutulması ve lise öğrencilerinin kültür, sağlık hizmetleri, ruh sağlığı alanındaki okul sağlık hizmetleri ve teknolojiye eşit biçimde erişebilmesi gerektiğini yazdı.

İkinci önceliğin ise daha iyi bir eğitimin temel koşulu olan öğretmenlerin hak ettikleri değeri görmesi olduğunu belirten Boucaud-Bialchuk, öğretmen maaşlarının iyileştirilmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Daha fazla öğretmen talep edilirken aynı zamanda öğretmenlerin eleştirilmesi, aşağılanması ve güvencesiz koşullarda çalıştırılmasının mümkün olmadığını belirten Boucaud-Bialchuk, eğitim destek personelinin emeğinin de daha fazla takdir edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bizi bir araya getiren de işte bu durum”

Öğrencilerin gösterilerinin, okul kapatma eylemlerinin ve taşıdıkları pankartların kontrol edilemeyen bir ergenlik krizinin göstergesi olmadığını belirten Boucaud-Bialchuk, bunların uzun süredir normalleştirilen ve sistematik hale gelen duyarsızlığa karşı biriken öfkenin sonucu olduğunu yazdı.

Öğrencilerin temel taleplerini üç başlıkta özetleyen Boucaud-Bialchuk, “Biz yalnızca üç şey istiyoruz: Sesimizin duyulmasını, dikkate alınmayı ve nihayetinde saygı görmeyi” ifadelerini kullandı.

Okulun, öğrencilere ve öğretmenlere güvenerek ve toplumsal yükselmenin önünü açarak Fransa Cumhuriyeti’nin inşasında önemli bir rol oynadığını belirten Boucaud-Bialchuk, liyakate dayalı toplumsal yükselmenin artık geride kaldığını düşündüklerini ifade etti.

Bu durumun öğrencileri üzdüğünü ve öfkelendirdiğini belirten Boucaud-Bialchuk, protestoların farklı yaşlardan ve toplumsal sınıflardan öğrencileri bir araya getirdiğini yazdı.

Farklı siyasi görüşlere ve farklı yaşam hikâyelerine sahip öğrencilerin tehlike altında olduğunu düşündükleri eğitim sistemini savunmak için ortak bir zeminde buluştuklarını belirten Boucaud-Bialchuk, gençlerin nefret duymadan ve hayal kırıklıklarının körüklediği tutkulara kapılmadan harekete geçtiğini ifade etti.

Öğrencilerin yalnızca kendi gelecekleri ve kendilerinden sonra gelecek kuşakların yaşamı için mücadele ettiğini belirten Boucaud-Bialchuk, protestoların okulun tehlikede olduğu ve korunması gerektiği düşünüldüğü sürece devam edeceğini söyledi.

Boucaud-Bialchuk yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Kahramanlık peşinde değiliz. Yalnızca kendi eğitim hayatımızın, demokrasimizin ve yaşamımızın öznesi olmak istiyoruz.”