• Ana Sayfa
  • Dünya - Diplomasi
  • BAE Başsavcısı: ‘Flydubai pilotu, 11 Eylül’den esinlenerek saldırıyı planladığını itiraf etti’

BAE Başsavcısı: ‘Flydubai pilotu, 11 Eylül’den esinlenerek saldırıyı planladığını itiraf etti’

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şamisi, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağının sanık pilotunun 11 Eylül’den esinlenerek saldırıyı gerçekleştirdiğini açıklayarak soruşturmanın devam ettiğini söyledi.

BAE Başsavcısı: ‘Flydubai pilotu, 11 Eylül’den esinlenerek saldırıyı planladığını itiraf etti’
BAE Başsavcısı: ‘Flydubai pilotu, 11 Eylül’den esinlenerek saldırıyı planladığını itiraf etti’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 9 Ekim 2026 21:26

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şamisi, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağındaki saldırıya ilişkin soruşturmada, yardımcı pilotun 11 Eylül saldırılarından esinlenerek eylemi planladığı ve tek başına hareket ettiği itirafında bulunduğunu bildirdi.

BAE resmi ajansı WAM’a göre Şamisi, Umman vatandaşı yardımcı pilotun, önceden hazırladığını belirttiği “terör amaçlı plan” kapsamında uçağın kontrolünü ele geçirerek Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nın yolcu terminaline yönelik intihar saldırısı düzenlemeye teşebbüs ettiğini aktardı.

Sanığın mümkün olan en fazla can kaybına yol açmayı amaçladığını savunan Şamisi, 29 yaşındaki yardımcı pilotun benimsediği görüşlerin ve mesleki geçmişinin incelendiğini söyledi.

Şamisi, soruşturmada pilotun ‘aşırılık ve teröre’ yönelmesinin ilk belirtilerinin, 2017’de Avustralya’daki eğitimi sırasında ortaya çıktığının belirlendiğini; ‘aşırılık’ yanlısı yayınları okuyarak ve ‘terör örgütleri ile intihar saldırılarını yücelten internet içeriklerini takip ederek tekfirci düşüncelerden etkilendiğini’ belirten Şamisi, zamanla ‘şiddeti ve terörü teşvik eden fikirleri’ benimsediğinin anlaşıldığını ifade etti.

Pilotun itiraflarına göre, ABD’deki 11 Eylül 2001 saldırılarından esinlenerek uçak kullanmak suretiyle benzer bir eylem gerçekleştirme fikrini geliştirildiği ve pilotluğu meslek olarak seçmesinin de bu düşünceyle bağlantılı olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Şamisi, sanık pilotun 2020-2024 yıllarında Umman Hava Yollarında çalıştığını, 2025’in başında Fas Kraliyet Hava Yollarına katılarak burada birkaç ay görev yaptığını belirten Şamisi, Ocak 2026’da ise Flydubai’ye geçtiğini bildirdi.

‘Önceki iki Tel Aviv uçuşunda keşif yaptı’

Soruşturmada, sanığın daha önce katıldığı iki Tel Aviv uçuşunda güzergah ve havalimanı hakkında keşif yaptığı, planını ise 30 Eylül’deki üçüncü uçuşunda uygulamaya koymaya teşebbüs ettiği yer aldı. Sanığın Flydubai’de işe alınma sürecinin de incelendiğini aktaran Şamisi, uçuş lisansı, iyi hal belgesi ve gerekli kontroller dahil mesleki ve güvenlik şartlarını karşıladığının belirlendiğini kaydetti.

Şamisi, bu işlemler sırasında sanığın ‘aşırılık yanlısı düşüncelerini’ veya saldırı niyetini ortaya koyan herhangi bir belirtiye rastlanmadığını bildirdi.

Olası suç ortakları ve bağlantılar araştırılıyor

Sanığın avukatı huzurunda ayrıntılı ifade verdiğini belirten Şamisi, saldırının gerekçelerini, planlama ve uygulama aşamalarını anlattığını kaydetti. Sanığın tek başına hareket ettiğini itiraf etmesine karşın beyanın doğruluğunu teyit etmek için soruşturmanın sürdüğünü vurgulayan Şamisi, savcılığın kaptan pilotun, dönüş seferinin kaptanı ve yardımcı pilotunun yanı sıra mürettebatın ifadelerini de aldığını aktardı.

Şamisi, adli tıp raporunda kaptan pilotun yaralarının hayati tehlike oluşturabilecek baş bölgesinde yoğunlaştığının belirlendiğini söyledi. Yaraların olay sırasında oluştuğunun ve acil durum baltasıyla uyumlu bir aletin kullanıldığı saldırıdan kaynaklandığının tespit edildiğini dile getiren Şamisi, bulguların sanığın ve kaptan pilotun anlatımlarıyla tanık ifadelerini desteklediğini belirtti.

Şamisi, savcılığın delilleri incelemeye, olası suç ortakları veya diğer bağlantıları araştırmaya ve kayıtlar ile teknik raporları tamamlamaya devam ettiğini, yeni bulguların soruşturmanın gerektirdiği çerçevede açıklanacağını kaydetti.

Ne olmuştu?

İsrail basını, Dubai’den Tel Aviv’e hareket eden uçağın 30 Eylül’de Ürdün hava sahasında seyrettiği sırada önce genel acil durum kodu olan “7700”, ardından uçağın kaçırıldığını ifade eden “7500” kodunu gönderdiğini duyurmuştu.

Kanal 12 televizyonu, olayın yolcu uçağını kullanan 2 pilotun kavga etmesinden kaynaklandığını belirtmiş, uçaktaki yardımcı pilotun kaptan pilotu bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştığını iddia etmişti.

Umman vatandaşı olduğu öne sürülen yardımcı pilotun, kaptan pilotu defalarca bıçakladığı iddiasına yer verilen haberde, kabin ekibi ve bazı yolcuların kokpite girdikleri ve yardımcı pilota müdahale ettikleri ileri sürülmüştü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olayda pilotlardan birinin “uçağı düşürme teşebbüsünde bulunduğuna dair işaretlerin olduğunu” iddia ederken, BAE’ye ait hava yolu şirketi Flydubai, Dubai-Tel Aviv seferini yapan uçağın kokpitinde çıkan kavganın sebebinin belirsiz olduğunu bildirmişti.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada BAE’den bir güvenlik ekibinin katılımıyla yürütülen ilk soruşturmada, yardımcı pilotun pilota saldırdığı ve olayda her ikisinin de yaralandığının belirlendiğini bildirmişti.

Pilot ile yardımcı pilotun tedavilerinin tamamlanmasının ardından BAE güvenlik ekibi eşliğinde Abu Dabi’ye gitmek üzere Suudi Arabistan’dan ayrıldıkları kaydedilmişti. (AA)