Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yıldönümünde Manisa’daki Maski İkiz Kuleler Oda Dernekler Konferans Salonu’nda panel düzenledi.
Sinevizyon gösterimiyle başlayan panelin moderatörlüğünü Ayben Atabey üstlendi. Panele DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, sosyolog Ferhat Kentel, avukat Hasan Hüseyin Evin ve HDK adına Esengül Demir konuşmacı olarak katıldı.
Türkiye’de 11 yıldır “otokratik rejime doğru ilerleyen bir süreç” yaşandığını belirten Akın, bu durumun bölgesel ve uluslararası gelişmelerden bağımsız olmadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem dünyada hem de Türkiye’de kurulmak istenen bir rejimin temsilcisi olduğunu söyleyen Akın, yeni sürecin henüz demokrasi ve barışın geliştiği bir zemine ulaşmadığını söyledi. Bölgesel düzeyde yüz yıldır çözülemeyen sorunların çözümüne yönelik bir dizayn politikası yürütüldüğünü belirten Akın, sürecin toplumsal çıkarları nasıl sağlayacağına ve halkın barış taleplerinin nasıl karşılanacağına odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Kentel: ‘Acıyla hemhal olmak özgürlüğü getirmez’
Sosyolog Ferhat Kentel, 10 Ekim Katliamı’nın unutulmaması gerektiğini belirterek, “acıyla hemhal olmanın tek başına özgürlüğü getirmeyeceğini” söyledi. “Korku ve güvensizlik ortamının insanları en güçlü gördükleri yapıların arkasına sığınmaya yönelttiğini” ifade eden Kentel, bu yapıların doğruluğunun ve etik olup olmadığının çoğu zaman sorgulanmadığını dile getirdi.
ABD’den Türkiye’ye, Hindistan’dan Brezilya’ya kadar aşırı sağın yükseldiği ülkelerde benzer korku ve güvensizliklerin görüldüğünü belirten Kentel, bütün bunlara rağmen toplumsal hareketliliğin durmadığını söyledi. Kentel, dayanışma içinde bir araya gelmenin ve birbirinden güç almanın önemine dikkat çekti.
Evin: ‘Delilleri karartan savcı Yargıtay’a atandı’
Avukat Hasan Hüseyin Evin, katliamın ardından yürütülen yargı sürecindeki eksikliklere dikkat çekti. Dosyaya bakan savcının, ilk görüşmelerinde HDP’nin Adana ve Mersin binalarına, HDP mitingine, Suruç’a ve 10 Ekim’e yönelik saldırılara ilişkin belge ve delillerin ellerinde bulunduğunu söylediğini aktardı.
İddianamenin 75 klasörden oluşmasına rağmen içerik bakımından yetersiz olduğunu belirten Evin, daha sonra iddianameden çıkarılan dokuz klasöre ulaştıklarını söyledi. Asıl delillerin bulunduğunu belirttiği bu klasörlerin dosyadan ayrıldığını ifade eden Evin, söz konusu savcının ikinci duruşmanın ardından görevinden alınarak Yargıtay’a savcı olarak atandığını kaydetti. Evin, bu durumu yargı sürecindeki hukuksuzlukların bir örneği olarak değerlendirdi.
Evin’in konuşması şöyle:
Demir: ’10 ekim saldırısının hedefinde barış ve demokrasi vardı’
HDK adına konuşan Esengül Demir de, katliamda çok sayıda yol arkadaşlarını kaybettiklerini belirterek toplumsal hafızanın korunmasının ve mücadele dinamiklerinin sürdürülmesinin önemini vurguladı. Türkiye’de yıllardır çeşitli saldırı ve katliamların yaşandığını, bunların üzerinin örtüldüğünü söyleyen Demir, 10 Ekim saldırısının barış, demokrasi ve özgürlük taleplerini hedef aldığını ifade etti.
‘Yeni bir döneme giriyoruz’
Devam eden sürecin önceki girişimlerden farklı olarak ilk kez Meclis gündeminden geçtiğine dikkat çeken Demir, bunun Türkiye’nin 2015’ten bu yana içinde bulunduğu olağanüstü hal koşullarından çıkması için bir fırsat olduğunu söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin 50 yıllık savaşın sona ermesi açısından önem taşıdığını belirten Demir, toplumun farklı kesimlerinin sürece dahil edilmesinin Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemli bir adım olacağını dile getirdi. (MA)




