• Ana Sayfa
  • Gündem
  • ÇHD: ‘Açlık grevindeki tutukluların ihtiyaçları koşulsuz karşılanmalıdır’

ÇHD: ‘Açlık grevindeki tutukluların ihtiyaçları koşulsuz karşılanmalıdır’

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Silivri Cezaevi’nde süresiz açlık grevinde olan Cem Dursun, Taceddin Erol Şahin, Emircan Yazı ve Cemil Kurt’un durumuna ilişkin basın toplantısı düzenledi.

ÇHD: ‘Açlık grevindeki tutukluların ihtiyaçları koşulsuz karşılanmalıdır’
ÇHD: ‘Açlık grevindeki tutukluların ihtiyaçları koşulsuz karşılanmalıdır’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 13 Ekim 2026 17:49

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Silivri Cezaevi’nde süresiz açlık grevinde olan Cem Dursun, Taceddin Erol Şahin, Emircan Yazı ve Cemil Kurt’un durumuna ilişkin Beyoğlu’nda bulunan dernek binasında basın toplantısı düzenledi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan ÇHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Naim Eminoğlu, cezaevlerinde tutulan siyasi tutukluların karşı karşıya kaldığı hak ihlallerine dikkat çekti.

ÇHD üyesi Ilgın Gökçe ise dört tutuklunun haklarında herhangi bir disiplin cezası bulunmamasına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla hücreye konulduğunu belirtti. Hücre koşullarının insan haklarına aykırı standartlarda olduğunu ifade eden Gökçe, tutukluların buna rağmen süresiz açlık grevini sürdürdüğünü ve ölüm riskiyle karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Hücrelerde 24 saat kamera uygulaması

Ilgın Gökçe, dört tutuklunun hücrelerde 7 gün 24 saat kameralar aracılığıyla izlendiğini aktardı. Kamera uygulamasının yasalara uygun olmadığını belirten Gökçe, tutukluların kameraları kapatmaları nedeniyle kendilerine “örgütsel eylem” gerekçesi yöneltildiğini kaydetti.

Gökçe, açlık grevlerinin ulaştığı gün sayısına da dikkat çekerek Taceddin Erol Şahin ve Cem Dursun’un eylemlerinin 165’inci, Emircan Yazı ve Cemil Kurt’un ise 90’ıncı gününde olduğunu belirtti.

İdarenin temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik tutumunu eleştiren Gökçe, uygulamaların tutukluların bedensel bütünlüğünü hedef aldığını ifade etti. Gökçe, şöyle konuştu:

“İdarenin en temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik intikamcı tutumu ve engellemeleri, yalnızca bir idari ihmal değil, tutsakların bedensel bütünlüğüne yönelik açık bir saldırı ve işkencedir.”

‘Kuyu tipi’ hücre uygulamasına son verilmesi çağrısı

Ilgın Gökçe, açıklamasının devamında hücre uygulamalarını ve kesintisiz kilit rejimini eleştirerek tutsakların yaşam haklarının korunması gerektiğini vurguladı. Kamera uygulamasının sona erdirilmesini ve temel yaşam ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanmasını isteyen Gökçe, taleplerini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu insan onurunu ve hukukun üstünlüğünü ayaklar altına alan sistematik bir tasfiye politikasıdır. Başta süresiz açlık grevindeki tutsaklar olmak üzere tüm tutsakların yaşam haklarının korunması için; hukuk dışı ‘kuyu tipi’ hücre uygulamasından ve kesintisiz kilit rejiminden derhal vazgeçilmeli, mahremiyeti ihlal eden kamera dayatması sonlandırılmalı ve tutsakların temel yaşam ihtiyaçları koşulsuz olarak sağlanmalıdır.”