Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi. Kanala kayyım atanırken televizyon yayını da durduruldu.
Polis ekiplerinin binadaki aramaları sürerken, operasyona siyasilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.
TİP Genel Bakanı Erkan Baş: ‘Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız’
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iktidarı eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı. Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor. Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız.”
Yavaş’tan ‘Anayasa’ vurgusu: ‘Basın hürdür, sansür edilemez’
CHP’den yakın zaman önce istifa eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da kayyım kararına tepki gösteren isimler arasında.
Yavaş, konuya ilişkin paylaşımında Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ndeki sıralamasına dikkat çekerek şöyle yazdı:
“2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.
Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: “Basın hürdür, sansür edilemez.”
Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!”
İHD: ‘Mesleki bağımsızlığa yönelik ağır bir saldırı’
İnsan Hakları Derneği de kayyım kararına tepki gösterdi.
Dernek açıklamasında “Bu müdahale; basın ve ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve basın çalışanlarının mesleki bağımsızlığına yönelik ağır bir saldırıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’ye kayyum atanmasını, kanal binasında polis araması yapılmasını ve canlı haber yayınının durdurulmasını kabul etmiyoruz. Bu müdahale; basın ve ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve basın çalışanlarının mesleki bağımsızlığına yönelik ağır bir saldırıdır.
Basın üzerindeki baskıların giderek ağırlaştığı bir süreçten geçiyoruz. TELE1’e kayyum atanması; T24’ün internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi; Kısa Dalga, bianet, Mezopotamya Ajansı, Evrensel ve soL Haber’in sosyal medya hesaplarına getirilen engeller, toplumun haber kaynaklarını daraltmaktadır. Basın kuruluşlarının susturulmasını ve gazetecilerin tutuklama ve ev hapsi uygulamalarıyla baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz.
Burhanettin Bulut: TELE 1’in ardından şimdi de HALK TV
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Halk TV’ye yönelik müdahaleyi Tele 1’e ilişkin gelişmelerle birlikte değerlendirdi. Bulut, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sandıkta kazanamadıkları belediyelere kayyımla çökenler, Tele 1’in ardından şimdi de Halk TV’ye kayyım atadılar…
Halkın gerçekleri öğrendiği, ülkenin gerçek gündemini takip ettiği ekranları susturarak gerçekleri gizleyebileceklerini, halkın sesini bastırabileceklerini sanıyorlar.
‘Korku ve acziyetin boyutunu gösteriyor’
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin, “İktidarını kaybetme korkusu ve telaşı içinde olanların, fon vurgununun, derin yoksulluğun, adaletsizliğin üstünü şafak operasyonlarıyla örtmesine, kurdukları muhalefetsiz Türkiye hayalini gerçek kılmalarına geçit vermeyeceğiz. Halkın sesini kısıp nefesini keserek hakikati susturamayacaksınız” dedi.
YENİ İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Türkiye susmayacak. Sesini, görüntüsünü yasakladıkları, kitaplaştırdığı savunmasını toplattıkları cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de tarihi savunmasını yapacağı gün, Halk TV’ye yönelik şafak operasyonu ve kayyım kararı, azınlık iktidarının içinde bulunduğu korku ve acziyetin boyutunu gösteriyor. Halkın iradesiyle sahip olamadığı her yere çöken, tehdit, şantaj ve teklif yoluyla satın alamadığını, devletin gücünü istismar ederek zorbaca yöntemlerle teslim almaya çalışan, halkımıza hiçbir vaadi kalmamış bu düzen daha fazla devam edemez. İktidarını kaybetme korkusu ve telaşı içinde olanların, fon vurgununun, derin yoksulluğun, adaletsizliğin üstünü şafak operasyonlarıyla örtmesine, kurdukları muhalefetsiz Türkiye hayalini gerçek kılmalarına geçit vermeyeceğiz. Halkın sesini kısıp nefesini keserek hakikati susturamayacaksınız. Halk TV’nin ve bütün gazetecilerin yanındayız.”
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti: Yakından takip ediyoruz
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, medya kuruluşlarının bağımsızlığının, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının korunması gerektiğini vurguladı.
‘Rejimin organize suçlarını konuşmak yasak’
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, müdahalenin fon iddiaları ve Ekrem İmamoğlu’nun savunması gibi konuların gündeme gelmesini engellemeyi amaçladığını savundu.
Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Fon adı altında kurdukları düzenle gayet organize bir biçimde götürdükleri milyarları konuşmayın, hesabını soramayın, ellerinde dakika dakika işlem kayıtları bulunan ama adlarını bir suç ortağı titizliğiyle sır gibi sakladıkları dolandırıcıları duymayın diye, Gazze’deki soykırımın baş sorumlularından katil Trump’ın gençlerimizi başkalarının savaşında ölsünler diye Yemen’e yollamak için ellerini ovuşturarak gün saydığını gözlerinizle görmeyin diye, ‘Canlı yayınlansın’ dedikleri İmamoğlu savunması akşam haberlerde bile olamasın diye, Saray’ın kayyumuyla küçük ortağının buluştuğunun ne tesadüf ki ertesi günü Halk TV’ye de çöktüler. Çünkü Saray Rejiminde suç işlemek serbest. Rejimin organize suçlarını konuşmak yasak.”
KESK: ‘Bu saldırılar birbirinden bağımsız değil’
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek “Bu saldırılar birbirinden bağımsız değil; tek merkezden yürütülen, toplumsal muhalefeti susturmayı, halkın iradesini gasbetmeyi ve haber alma hakkını ortadan kaldırmayı, demokrasinin asgari kurum ve kurallarını ortadan kaldırarak otoriter tek adam rejimini kalıcı hale getirmeyi hedefleyen politikanın parçalarıdır” açıklamasını yaptı.




