İran’da muhaliflere yönelik idam cezaları hız kesmeden devam ederken, dağcı ve müzisyen Ali-Sina Mostafavi’nin infaz edilmesinin ardından, 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Najmeh Amini’ye de sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle idam cezası verildiği duyuruldu.
İran yargısına bağlı Mizan Haber Ajansı’nın aktardığına göre, Kirman’da yaşayan 38 yaşındaki dağcı ve müzisyen Ali Sina Mostafavi, çarşamba günü sabah saatlerinde idam edildi. İnsan hakları kuruluşları, infazın adil yargılama ilkelerinden uzak, şüpheli bir sürecin ardından gerçekleştirildiğini vurgulayarak karara sert tepki gösterdi.
İran Mahkum Hakları Birliği’nin yayın organı Breathing in Confinement’ın aktardığı bilgilere göre Mostafavi, 25 Nisan’da evine düzenlenen baskınla gözaltına alınmış ve bu süreçte güvenlik güçlerinin fiziksel şiddetine (darp) maruz kalmıştı.
Kirman Devrim Mahkemesi 1. Şubesi tarafından idama mahkum edilen Mustafavi’nin dosyası, Yüksek Mahkeme 41. Şubesi tarafından 28 Eylül’de onanmıştı. İnfazdan bir gün önce Kirman’daki Şehab Cezaevi’nde tek kişilik hücreye (hücre hapsine) nakledilen Mostafavi için cezaevi yetkilileri ailesiyle temasa geçerek son bir görüşme ayarladı.
Mizan Haber Ajansı, Mostafavi’yi Kirman’da sivillerin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırıları düzenlemekle suçladı. Haberde, söz konusu eylemlerin İran Prensi Rıza Pehlevi ve İsrail’e destek amacıyla gerçekleştirildiği iddia edildi. Ajans ayrıca Mostafavi’nin savaş bölgesindeki hassas noktaları görüntülediğini öne sürdü. Ancak haberde, yargılama sürecine, avukat erişimine veya mahkemeye sunulan somut delillere ilişkin herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi.
Başarılı bir dağcı ve sanatçıydı
ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Tavaana ve hak örgütleri, Mostafavi’nin ocak ayındaki hükümet karşıtı protestolara katılan profesyonel bir müzisyen ve dağcı olduğunu doğruladı. Tavaana, sanatçının müzik icra ettiği anlara ait görüntüleri kamuoyuyla paylaştı.
Öte yandan Mostafavi, spor camiasında da tanınan bir isimli. Nepal’de Island Peak ve Kala Patthar zirvelerine tırmanan, Himalayalar’daki zorlu Ama Dablam zirvesi için de girişimde bulunan başarılı dağcı, sporcuların haklarını savunan Human Rights for Sports örgütü tarafından “idam riski altındaki sporcular” listesine dahil edilmişti.
İran’da 23 yaşındaki öğrenciye sosyal medya paylaşımı nedeniyle idam cezası
Öte yandan İran’da 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Najmeh Amini, sosyal medyada yaptığı bir paylaşım nedeniyle ‘peygambere hakaret’ suçundan idam cezasına çarptırıldı.
Muhasebe öğrencisi Amini, ülkenin kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bulunan Vakilabad Cezaevi’nde tutuluyor. Amini hakkında Devrim Mahkemesi ve ceza mahkemesinde görülen iki ayrı davada idam cezasının yanı sıra 12 yılı aşkın hapis cezası verildi.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri’ne (HRAI) konuşan ve Amini’nin ailesine yakın olduğu belirtilen bir kaynak, genç kadının “sab ol-nabi”, yani peygambere hakaret suçlamasıyla ölüm cezasına çarptırıldığını söyledi.

Amini ikinci davada ise ulusal güvenliğe karşı faaliyet göstermek ve rejime karşı propaganda yapmak gibi suçlamalardan 12 yıl, 6 ay ve bir gün hapis cezası aldı.
Amini, ocak ayında İran genelinde düzenlenen hükümet karşıtı protestolar sırasında güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.
İran İnsan Hakları Aktivistleri’ne bağlı Hrana haber ajansına göre protestolar sırasında 50 binden fazla kişi gözaltına alındı.
Amini geçen ay cezaevinden yayımlanan ses kaydında Birleşmiş Milletler’e, avukatlara ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak dosyasının incelenmesini istedi.
Amini, kendisini “umutları ve hayalleri olan masum genç bir kadın” olarak tanımlarken ailesinin her gece kendisini kaybetme korkusuyla yaşadığını söyledi.
Savunması kabul edilmedi
İran İslami Ceza Kanunu’nun 262’nci maddesine göre Muhammed peygambere veya Şiilikte kutsal kabul edilen kişilere hakaret etmek ölüm cezasıyla cezalandırılabiliyor.
Ancak kanunun 263’üncü maddesi, ifadelerin sarhoşluk halinde veya kasıt olmaksızın söylenmesi gibi durumlarda bazı istisnalar öngörüyor.
İran gazetesi Khorasan’ın aktardığına göre Amini mahkemede, söz konusu paylaşımı arkadaşlarıyla birlikte psikedelik mantar kullandıktan sonra halüsinasyon gördüğü sırada yaptığını söyledi. Savunma tarafı da söz konusu ifadelerin kasıtlı olmadığını savundu.
Mahkeme ise savunmayı kabul etmedi.
Habere göre davaya bakan hakim Amini’ye, aynı ruh hali içindeyken neden ABD veya İsrail gibi “rejimin karşıtlarına” hakaret etmediğini sordu.
Amini hakkındaki idam cezası henüz kesinleşmedi. Karara İran Yüksek Mahkemesi’nde itiraz edilebilecek.
İran İnsan Hakları Direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam, Amini hakkında sosyal medya paylaşımı nedeniyle verilen ölüm cezasının ifade özgürlüğü açısından tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini belirtti.
Amiry-Moghaddam, uluslararası toplumun tepki göstermemesi halinde benzer davaların daha yaygın hale gelebileceği uyarısında bulundu.
İran’da idam cezası verilen kadınlar
Amini, İran’da son yıllarda ölüm cezasına çarptırılan tek kadın değil. Özellikle 2022’de Jina Mahsa Emini’nin ölümü sonrasında başlayan “Kadın, Yaşam, Özgürlük” protestolarının ardından kadın aktivistler ve siyasi mahkumlar hakkında verilen idam kararları uluslararası insan hakları örgütlerinin gündemine geldi.
Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü’nün 10 Ekim’de açıkladığı verilere göre İran’da 2026’nın başından bu tarihe kadar en az 617 kişi idam edildi. Bunların 23’ünü kadınlar oluşturdu. Örgüt, idamların yalnızca yüzde 15’inden azının İran makamları tarafından kamuoyuna açıklandığını belirtiyor.
Peşxan Ezizi
Kürt insani yardım çalışanı ve sivil toplum aktivisti Peşxan Ezizi, Temmuz 2024’te Tahran Devrim Mahkemesi tarafından “devlete karşı silahlı isyan” suçlamasıyla idam cezasına çarptırıldı.
Uluslararası Af Örgütü’ne göre dava, Ezizi’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda yerinden edilmiş kadın ve çocuklara yönelik insani yardım faaliyetleriyle bağlantılıydı. İran makamları ise Ezizi’yi silahlı muhalif gruplarla bağlantılı olmakla suçladı.
İran Yüksek Mahkemesi Ocak 2025’te idam kararını onadı. Daha sonra yapılan yeniden inceleme başvuruları da reddedildi. Peşxan Ezizi halen Tahran’daki Evin Cezaevi’nde ve idam cezası yürürlükte.
Şerif Muhammedi
İşçi ve kadın hakları aktivisti Şerif Muhammedi ise Haziran 2024’te yine “devlete karşı silahlı isyan” suçlamasıyla ölüm cezasına çarptırıldı.
Yüksek Mahkeme Ekim 2024’te ilk idam kararını bozdu ancak Şerif Muhammedi Şubat 2025’te yapılan yeniden yargılamada bir kez daha idam cezasına mahkum edildi.
Ağustos 2025’te Yüksek Mahkeme tarafından onanan ceza daha sonra 30 yıl hapis cezasına çevrildi. Şerif Muhammedi halen Rasht Merkez Cezaevi’nde tutuluyor.
Werişe Muradi
Kürt siyasi mahkum Werişe Muradide Kasım 2024’te Tahran Devrim Mahkemesi tarafından “silahlı isyan” suçlamasıyla ölüm cezasına çarptırıldı.
Birleşmiş Milletler uzmanları Werişe Muradi’nin yargılanma sürecinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaları gündeme getirdi.
Ancak İran Yüksek Mahkemesi Aralık 2025’te soruşturmadaki eksiklikler ve usule ilişkin ihlaller nedeniyle Werişe Muradi hakkındaki idam kararını bozdu. Dosya yeniden yargılama yapılması için alt mahkemeye gönderildi.
İran İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre ülkede 1 Ocak-10 Ekim 2026 arasında idam edilen 617 kişinin 23’ü kadındı. Örgüt ayrıca bu yıl protestolar ve siyasi suçlamalarla bağlantılı idamların son yıllara kıyasla belirgin biçimde arttığını bildiriyor.
İnsan hakları örgütlerinden ‘adil yargılanma’ vurgusu
Uluslararası insan hakları örgütleri, İran makamlarının muhalifleri ve protestocuları bastırmak için casusluk, ulusal güvenliğe karşı suçlar, silahlı isyan, “Allah’a düşmanlık” ve “yeryüzünde bozgunculuk” gibi suçlamaları sistematik ve keyfi bir şekilde kullandığını belirtiyor.
Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve BM uzmanları; bu tür davalarda sanıkların avukata erişiminin engellendiğini ve işkence altında alındığı öne sürülen zoraki itirafların mahkeme kararlarına dayanak yapıldığını belgeliyor. Hak örgütleri, İran makamlarının resmi iddialarının bağımsız biçimde doğrulanmadığını ve kararların siyasi saiklerle alındığını ifade ediyor.
Protestolarla bağlantılı infazlar artıyor
Norveç merkezli İran İnsan Hakları örgütü (IHRNGO) ve Uluslararası Af Örgütü’nün paylaştığı verilere göre, son dönemdeki protesto dalgalarıyla bağlantılı olarak ülkede gerçekleştirilen toplam infaz sayısı en az 34’e ulaştı. İnsan hakları savunucuları, cezaevlerindeki diğer mahkumlar için de acil uluslararası müdahale çağrısında bulunuyor.




