Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim koşulları, öğretmen eksikliği ve üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup’a karşı yaklaşık bir aydır sürdürdüğü protestolar, hayat pahalılığına karşı eylem çağrılarıyla birleşiyor.
Sarı Yelekliler hareketinin eski isimleri, sendikalar, çiftçiler ve özel ulaşım sürücülerinin de destek verdiği 17 Ekim protestolarında farklı toplumsal kesimlerin ortak bir eylem hattında buluşup buluşamayacağı merak ediliyor.
Hükümet ülke genelinde yüzlerce gösteri beklerken, şok bombalarının yeniden kullanılabileceğine ilişkin açıklama polis müdahalelerine yönelik kaygıları artırdı.
Fransa’da akaryakıt fiyatları ve hayat pahalılığına karşı 2018’de başlayan Sarı Yelekliler hareketi, gençlerin öncülük ettiği protestolarla yeniden gündeme geldi. Lise öğrencilerinin eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlattığı eylemler, ülke genelinde 17 Ekim için yapılan protesto çağrılarıyla kesişti.
Sosyal medyada haftalardır yayılan çağrılar; öğrencileri, sendikaları, çiftçileri, VTC olarak bilinen özel ulaşım sürücülerini ve Sarı Yelekliler hareketinden isimleri aynı eylem günü etrafında buluşturmayı amaçlıyor. Hareketin 2018-2019 döneminde öne çıkan isimlerinden Jérôme Rodrigues, Maxime Nicolle, Priscillia Ludosky ve Éric Drouet de yeni protesto çağrılarına destek verdi.
Ancak 17 Ekim için yapılan çağrı, Sarı Yelekliler hareketinin resmen yeniden örgütlendiği anlamına gelmiyor. Protestoların farklı toplumsal kesimlerin ortak taleplerini ne ölçüde bir araya getireceği ise günün önemli sorularından biri olarak öne çıkıyor.
Sarı Yelekliler hareketi yeniden toplumsal hoşnutsuzlukla buluşuyor
2018’de akaryakıt vergilerine tepki olarak başlayan Sarı Yelekliler hareketi, kısa sürede satın alma gücü, gelir adaletsizliği ve siyasi temsil sorunlarını kapsayan geniş çaplı bir toplumsal itiraza dönüştü. 17 Kasım 2018’de başlayan eylemler, Paris başta olmak üzere ülkenin birçok kentinde kitlesel gösterilere sahne oldu. Kavşaklarda kurulan barikatlar ve ülke çapındaki protestolar, Emmanuel Macron yönetimini vergi politikalarında geri adım atmaya zorladı.
Gösteriler sırasında yaşanan polis müdahaleleri yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açarken, hareketle bağlantılı olaylarda 11 kişi hayatını kaybetti.
Bugünkü protestoların ortak zemininde de artan yaşam maliyetleri, gelir adaletsizliği ve kamu hizmetlerindeki sorunlar bulunuyor. Ancak bu kez lise öğrencilerinin eğitim sistemine ilişkin talepleri de hareketin önemli bir bileşenini oluşturuyor. Okullardaki fiziki koşulların yetersizliği, öğretmen açığı, derslerin boş geçmesi ve üniversiteye geçişte kullanılan Parcoursup sistemine yönelik itirazlar gençlerin eylemlerinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
Lise öğrencilerinin eylemleri ülke geneline yayıldı
Eylül ortasında Paris’in kuzeyindeki banliyölerde başlayan lise protestoları, kısa sürede Fransa’nın farklı bölgelerine yayıldı. Öğrenciler, eğitim koşullarının iyileştirilmesini, öğretmen eksikliğinin giderilmesini ve üniversiteye geçiş sisteminin değiştirilmesini talep ediyor.
Eylemler sırasında yaşanan polis müdahaleleri ve gözaltılar da tepkilere yol açtı. Öğrenci protestolarında binden fazla kişinin yaralandığı, çoğunluğu reşit olmayan binlerce gencin gözaltına alındığı bildirildi. İnsan hakları örgütleri de gösteriler sırasında güvenlik güçlerinin müdahalelerine ve öğrencilerin maruz kaldığı yaralanmalara dikkat çekti.
Hükümet temsilcileri ile öğrenci örgütleri arasında görüşmeler yapılmasına rağmen eğitim sistemine ilişkin talepler konusunda belirgin bir uzlaşma sağlanamadı. 16 Ekim itibarıyla öğrenci örgütleri, okul binalarının durumu, ders programları ve Parcoursup konularında somut adımlar atılmadığını belirtiyordu.
Hükümet 250 gösteri ve 80 yürüyüş bekliyor
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, 17 Ekim için ülke genelinde 250 gösteri ve 80 yürüyüş düzenlenmesinin beklendiğini açıkladı. Hükümetin değerlendirmelerinde Paris dışındaki gösterilere yaklaşık 100 bin kişinin katılabileceği öngörüsü de yer aldı.
Euronews’ün aktardığı ortak eylem haritasında ise 1.300’ü aşkın eylem kaydı bulunuyordu. Resmî makamların beklentileriyle katılımcılar tarafından oluşturulan haritadaki kayıtlar arasındaki fark, ülke genelindeki eylemlerin kapsamını önceden belirlemenin güçlüğünü ortaya koyuyor.
Genel İş Konfederasyonu (CGT) başta olmak üzere çeşitli sendikalar da protestolara destek veriyor. Sendikalar, hayat pahalılığına karşı talepler ile eğitim alanındaki sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtiyor. CGT Genel Sekreteri Sophie Binet de gençlerin talepleriyle farklı toplumsal kesimlerin ekonomik sorunlarının ortak bir zeminde buluştuğuna dikkat çekti.
Paris’te yürüyüş République Meydanı’ndan başlayacak
Başkent Paris’teki yürüyüşün saat 14.00’te République Meydanı’ndan başlayarak Magenta Bulvarı ve Barbès üzerinden Place de Clichy’ye ilerlemesi planlanıyor.
Öğrenciler, sendikalar ve Sarı Yelekliler hareketinden isimlerin katılması beklenen eylemlerde ücretlerin artırılması, yakıt maliyetlerinin düşürülmesi ve eğitim sistemindeki sorunların giderilmesi talepleri öne çıkıyor.
Nantes’ta sabah saatlerinden itibaren toplanmalar yapılması ve gün içinde farklı grupların ortak eylemde buluşması bekleniyor. Rennes, Lyon, Toulouse, Marsilya, Strasbourg ve Montpellier’de de öğleden sonra merkezi meydanlarda gösteri çağrıları bulunuyor.
Bazı gruplar kavşaklarda, akaryakıt istasyonlarında ve ulaşım güzergâhlarında eylem yapmayı planlıyor. CGT ve Solidaires sendikaları, çiftçi örgütü Confédération paysanne ve özel ulaşım sürücülerinin destek verdiği çağrılar, farklı toplumsal kesimlerin taleplerini ortak bir protesto hattında birleştirmeyi amaçlıyor.
Şok bombalarının yeniden kullanılmasına izin verildi
Öğrenci protestolarında yaşanan ağır yaralanmalar, güvenlik güçlerinin kullandığı müdahale araçlarını yeniden gündeme getirdi. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, bir lise öğrencisinin elini kaybetmesinin ardından kullanımı geçici olarak durdurulan şok bombalarının, gerekli görülmesi halinde 17 Ekim’deki gösterilerde yeniden kullanılabileceğini açıkladı.
Nuñez, güvenlik güçlerinin gerekli durumlarda göz yaşartıcı gazdan savunma amaçlı plastik mermi atan silahlara kadar farklı müdahale araçlarını kullanabileceğini belirtti. Bakanın açıklaması, yaklaşan protestolarda polis müdahalelerinin boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Lens kentinde 15 yaşındaki bir lise öğrencisinin şok bombası nedeniyle elini kaybetmesinin ardından söz konusu mühimmatın öğrenci eylemlerinde kullanımı geçici olarak durdurulmuştu. Fransa Ulusal Polis Genel Müfettişliği de protestolar sırasında güvenlik güçlerinin müdahaleleriyle bağlantılı 36 soruşturma başlatmıştı.
Sarı Yelekliler hareketinin eski isimlerinin desteğiyle lise öğrencilerinin eylemlerinin aynı gün içinde daha geniş bir toplumsal protestoya dönüşmesi bekleniyor.




