• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Hasta tutuklular için üç kentte açıklamalar ve tahliye çağrısı

Hasta tutuklular için üç kentte açıklamalar ve tahliye çağrısı

Hasta tutukluların durumlarına dikkat çekmek amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de basın açıklamaları yapıldı.

Hasta tutuklular için üç kentte açıklamalar ve tahliye çağrısı
Hasta tutuklular için üç kentte açıklamalar ve tahliye çağrısı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Ekim 2026 15:18

Hasta tutuklular Celal Yıldırım, Burhan Adsız ve Neytullah Bayram’ın durumuna dikkat çekilen eylemlerde tahliye edilmeleri talep edildi.

Hasta tutukluların durumlarına dikkat çekmek amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de basın açıklamaları yapıldı.

İstanbul 

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenlediği “F Oturması’nın” 760’ıncısını Beyoğlu’nda bulunan dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Şanlıurfa 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Celal Yıldırım’ın sağlık durumuna dikkat çekildi.

“Hasta mahpus Celal Yıldırım serbest bırakılsın” pankartı açılırken, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı. Eylemde, basın metnini İHD üyesi Taylan Bekin okudu.

Yıldırım’ın 2 Ekim’de kalp krizi geçirdiğini vurgulayan Bekin, “Celal Yıldırım’ın kalp yetmezliği ve ileri derecede bel fıtığı hastası olup, bu hastalıklara bağlı ağır sağlık sorunları yaşamaktadır. Ailesinin verdiği bilgiye göre 2024 yılında bel fıtığı ameliyatı sonrası tedavisi devam ederken tutuklanan Celal Yıldırım’ın sağlığı, tutuklanmasını takiben hapishane koşullarına bağlı olarak hızla bozuldu. 2 Ekim günü durumunun ağırlaşması üzerine götürüldüğü Hilvan Devlet Hastanesi’nde yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiğinin anlaşılması üzerine, Şanlıurfa Eyyubiye Devlet Hastanesi’ne sevk edildi ve anjiyo yapılarak tıkalı iki damarı açıldı. Ancak hastaneye geç götürülmesi nedeniyle kalp yetmezliği geliştiği bilgisi verildi. Yoğun bakımda kısa bir süre tutulduktan sonra, henüz tedavisi devam ederken ve doktorların enfeksiyon gelişebileceği ve bu durumun yaşamsal risk yaratacağı yönündeki uyarılarına rağmen, hastaneden çıkarılarak hapishaneye geri götürüldü” dedi.

Bekin, Yıldırım’ın kardeşinin gönderdiği mesajı aktardı: “En son 5 Ekimde yani geçtiğimiz hafta pazartesi günü savcılık kararıyla 5 dakikalık bir görüşmesi oldu annemle. Onun dışında görüşemedik, bugün de tekrar cezaevine götürüldüğünü duyduk. Endişeliyiz. Sağlık durumu düzelinceye kadar tahliye edilmesini istiyoruz.”
Bekin, Yıldırım ve tüm hasta tutukluların yaşam haklarının korunması için kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı.

Ankara 

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 632’nci haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. Bu haftaki eylemde Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve yüzde 95 engeli bulunan ağır hasta tutuklu Burhan Adsız’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı okudu.

Yazmacı, “46 yaşındaki Burhan Adsız, kronik Hepatit B ve Hepatit D enfeksiyonlarına bağlı ileri düzeyde karaciğer sirozu hastasıdır. Karaciğerinin yaşamsal işlevlerini ciddi biçimde kaybetmesi nedeniyle karın boşluğunda sıvı birikmesi, yemek borusundaki damarların genişlemesi ve buna bağlı kanama tehlikesi bulunmaktadır. Ayrıca karaciğerin zararlı maddeleri yeterince temizleyememesi sonucunda beyin işlevlerini etkileyen karaciğer ensefalopatisi gelişmiştir. Bel fıtığı ve kronik ağrıları da bulunan Adsız’ın sağlık durumu sürekli uzman hekim takibi gerektirmektedir” dedi.

Adsız’ın günlük yaşamında başkasının desteğine ihtiyaç duyduğunu belirten Yazmacı, “Burhan Adsız’ın hastalığının ağırlığı 2015 yılındaki sağlık raporlarında da tespit edilmiştir. Aralık 2024’te geçirdiği ciddi mide kanaması nedeniyle yaklaşık bir hafta yoğun bakımda kalmış, vücudunda biriken sıvının boşaltılması gerekmiştir. Nisan 2025 tarihli sağlık kurulu raporunda ileri evre siroz ve yemek borusunda kanama riski taşıyan genişlemiş damarlar tespit edilerek müdahale önerilmiştir. 22 Ocak 2026 tarihli Yüzüncü Yıl Üniversitesi sağlık kurulu raporunda ise engellilik oranı yüzde 95 olarak belirlenmiş ve günlük yaşamında başkasının desteğine ihtiyaç duyduğu kayıt altına alınmıştır” diye belirtti.

Son dönemde Burhan Adsız’ın sağlık durumunun daha da ağırlaştığını ve belirgin bir biçimde kilo kaybettiğini söyleyen Yazmacı, şunları söyledi: “Yemek yemekte zorlanmaya başlamış, karın bölgesindeki şişlik ve vücudundaki sıvı birikimi artmıştır. Son hastane muayenesinde doktorlar tarafından acil karaciğer nakli gerektiği belirtilmiştir. İleri düzey sirozda yeniden iç kanama, enfeksiyon, bilinç kaybı ve diğer organların etkilenmesi gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu nedenle mevcut sağlık tablosu acil ve kesintisiz tedavi gerektirmektedir. Burhan Adsız’ın hastane sevkleri ve düzenli kontrolleri uzun süredir aksatılmaktadır. Yaklaşık bir buçuk yıl tek kişilik odada tutulmuş, ağır hastalığına rağmen gerekli sağlık hizmetlerine zamanında erişememiştir. Sağlık durumu nedeniyle daha önce infazı ertelenerek tahliye edilmişken, 2023 yılında yeniden hapishaneye konulmuştur. Hastalığı giderek ağırlaşmasına rağmen Adli Tıp Kurumu Haziran 2026’da ‘hapishanede kalabilir’ yönünde değerlendirme yapmıştır. Bu karar, yüzde 95 engellilik oranı, geçmişte yaşanan ciddi kanamalar ve bugün ortaya çıkan karaciğer nakli ihtiyacı karşısında yeniden değerlendirilmelidir.”

Yazmacı, Adsız’ın infazının derhâl ertelenmesi gerektiği yönünde çağrı yaptı.

İzmir 

İHD İzmir Şubesi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için Konak eski Sümerbank önünde açıklama yaptı. “Hasta mahpuslar ölüyor susma suça ortak olma” pankartının açıldığı açıklamada İHD İzmir Şube Yöneticisi Vetha Aydın, Kocaeli Kandıra 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Neytullah Bayram’ın sağlık durumuna ve maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekti.

Vetha Aydın, 28 yıldır cezaevinde tutulan Bayram’ın uzun yıllardır süren tutukluluk durumu ve çeşitli cezaevlerine sürgün edilmesinden dolayı tedavilerinin tamamlanmadığına dikkat çekerek, “Ancak 2015 yılında önce Osmaniye’ye, ardından Kandıra 2 No’lu F Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sevk edilmesi nedeniyle tedavisi yarım kalmıştır. Aradan geçen 11 yıla rağmen ağız ve diş tedavisi tamamlanmamıştır. Tedavinin sürdürülmesi için gerekli malzemeler temin edilmiş. Ancak uzun süre sonra çene kemiğinde erime bulunduğu gerekçesiyle implant tedavisinin yapılamayacağı bildirilmiş, buna karşın alternatif bir tedavi planı oluşturulmamıştır. Neytullah Bayram bugün çiğneme işlevini büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır. Katı gıdaları tüketememekte, beslenmesi ciddi biçimde kısıtlanmakta ve bu nedenle sürekli kilo kaybetmektedir. Çene kemiğinde meydana gelen kayıp da geçen yılların ağız sağlığı üzerindeki ağır sonucunu göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Sağlık sorunlarının daha önce tedavi edildiği merkezlere erişebilmesi ve ailesinin desteğinden yararlanabilmesi amacıyla Diyarbakır’a veya ailesine yakın bir hapishaneye sevk edilmesi yönündeki taleplerin de karşılanmadığını belirten Vetha Aydın, “Yaşlı anne ve babasının uzun mesafe nedeniyle kendisini yıllardır ziyaret edememesi, hastalığı ve beslenme sorunları bulunan bir mahpus bakımından sosyal destekten yoksunluğu da ağırlaştırmaktadır. Neytullah Bayram’ın infazı ertelenmeli ve derhal tahliye edilmelidir. Ağız, diş ve çene cerrahisi ile gastroenteroloji uzmanlarından oluşan tam teşekküllü bir sağlık kuruluşunda bütüncül değerlendirmesi yapılmalıdır. Kilo kaybının devam etmesine izin verilmemeli, tahliyesine kadar sağlık durumuna uygun beslenme koşulları sağlanmalıdır” diye konuştu.