AfD’den AB’yi yeniden şekillendirme planı

“Egemen Uluslar, Ortak Avrupa” başlığını taşıyan taslağın, AfD Eş Başkanı Alice Weidel tarafından 21 Ekim’de Avrupa Parlamentosu’nda tanıtılması planlanıyor.

AfD’den AB’yi yeniden şekillendirme planı
AfD’den AB’yi yeniden şekillendirme planı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ekim 2026 14:28

Almanya için Alternatif (AfD), Avrupa Parlamentosu seçimlerini kaldırmayı, Avrupa Komisyonu’nun yetkilerini sınırlandırmayı ve ulusal hükümetlerin ağırlığını artırmayı öngören kapsamlı bir Avrupa Birliği (AB) reform planı hazırladı.

“Egemen Uluslar, Ortak Avrupa” başlığını taşıyan taslağın, AfD Eş Başkanı Alice Weidel tarafından 21 Ekim’de Avrupa Parlamentosu’nda tanıtılması planlanıyor.

Politico’nun incelediği belirtilen aşırı sağcı partinin program belgesinde, AB kurumlarının yetkilerinin yeniden düzenlenmesi, birlik bütçesinin küçültülmesi ve göç, vergi, sosyal politika ile savunma alanlarındaki yetkilerin ulusal hükümetlere devredilmesi öngörülüyor.

Avrupa Parlamentosu seçimleri kaldırılacak

Taslakta, Avrupa Parlamentosu üyelerinin doğrudan seçimlerle belirlenmesi uygulamasının sona erdirilmesi talep ediliyor. Milletvekillerinin, her ülkedeki siyasi güç dengesi gözetilerek üye devletlerin ulusal parlamentoları tarafından atanması öneriliyor.

Karar alma mekanizmasındaki temel yetkilerin ise üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarından oluşan Avrupa Konseyi’ne devredilmesi isteniyor. Avrupa Komisyonu’nun AB’nin fiili hükümeti rolünden çıkarılarak yalnızca eşgüdüm ve uygulama görevleriyle sınırlandırılması hedefleniyor.

Avrupa Adalet Divanı için yeni model

AfD’nin planında Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın yapısının değiştirilmesi de yer alıyor. Mahkemenin, üye devlet hükümetleri arasında AB kurucu anlaşmalarının uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkları ele alacak bir Avrupa Tahkim Mahkemesi’ne dönüştürülmesi öneriliyor.

Parti, AB’nin temel yetki alanına girmeyen tüm konularda ulusal yasaların üstünlüğünü savunuyor. Bu yaklaşım doğrultusunda göç, vergi, sosyal politika ve savunma alanlarındaki yetkilerin ulusal hükümetlere iade edilmesi için AB kurucu anlaşmalarının yeniden müzakere edilmesi isteniyor.

AB bütçesinde kesinti ve kurumlarda küçülme

AfD, AB bütçesinin küçültülmesini ve bütçedeki büyümeye bir üst sınır getirilmesini talep ediyor. Plan kapsamında birlik kurumlarında çalışan personel sayısının dondurulması ve bazı AB kurumlarının kapatılması da öngörülüyor.

Bütçenin gelir kaynaklarına ilişkin öneriler arasında katma değer vergisi ile plastik atık payına dayalı gelirlerden vazgeçilmesi bulunuyor. Bu düzenlemelerle AB’nin mali kaynaklarının ve kurumsal yapısının daraltılması hedefleniyor.

AfD ayrıca Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yönetim Kurulu’ndaki oy ağırlıklarının, ülkelerin bankanın sermayesindeki paylarına göre belirlenmesini istiyor. Bu değişikliğin, Almanya ve avro bölgesindeki diğer büyük ekonomilerin karar alma mekanizmasındaki etkisini artıracağı belirtiliyor.

Parti, dijital avro projesine karşı çıkarken Almanya’nın AB’den veya avro bölgesinden derhal ayrılmasını öngören bir öneri sunmuyor.

AfD, 2029’u dönüm noktası olarak görüyor

Parti belgesinde 2029 yılı, Avrupa siyaseti açısından olası bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. AfD, bu tarihe kadar Avrupa Parlamentosu’nda planladığı dönüşümü destekleyecek “vatansever bir sağ çoğunluğun” oluşmasını bekliyor.

Partinin Almanya’da federal hükümete katıldığı ve siyasi koşulların reformlar için elverişli olduğu bir durumda bile kapsamlı AB değişiklikleri hayata geçirilemezse, ülkenin Avrupa politikalarına ilişkin kararın halk oyuna sunulması öngörülüyor.

Reform planında kademeli bir takvim de bulunuyor. Mevcut mevzuat kapsamında uygulanabilecek adımların iki ila üç yıl içinde tamamlanması, AB kurucu anlaşmalarında değişiklik gerektiren düzenlemelerin ise beş ila yedi yıla yayılması hedefleniyor.

AfD’nin Dexit politikasında değişim

AfD daha önce Almanya’nın AB’den ve ortak para biriminden ayrılmasını savunan “Dexit” politikasını öne çıkarmıştı. Alice Weidel de ağustos ayının sonunda avroyu istikrarsız bir para birimi olarak nitelemiş ve Almanya’nın ortak para biriminden ayrılması gerektiğini söylemişti.

Yeni reform planı ise Almanya’nın avro bölgesinden derhal ayrılmasını talep etmek yerine, AB’nin yetki yapısının değiştirilmesine ve ulusal hükümetlerin güçlendirilmesine odaklanıyor.

AfD’nin oy desteği yüzde 30’a ulaştı

Ekim ayının başında AfD’nin oy desteği yüzde 30 seviyesine ulaşırken iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ittifakının desteği yüzde 18’e geriledi.

AfD, eylül ayında Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet parlamentoları için yapılan seçimlerde birinci sırada yer aldı. Parti, 2029’a kadar siyasi etkisini artırarak Avrupa Birliği’nin kurumsal yapısında kapsamlı değişiklikler gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Kaynak