İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Galatasaray yöneticisi ve sporcusu Lütfi Arıboğan hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak iddianame hazırladı. Arıboğan hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlaması yöneltildi.
İddianamede Fenerbahçe Spor Kulübü “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alırken, avukatlar Ali Alper Alpoğlu ile Şekip Mosturoğlu da “müşteki” olarak gösterildi.
TFF’de başkanvekilliği görevini yürüttü
Basketbol kariyerinde Galatasaray’da 7 sezon forma giyen Lütfi Arıboğan, Şubat 2005 ile Şubat 2008 arasında Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreterliği görevinde bulundu. Arıboğan, 14 Şubat 2008’de TFF Başkan Vekilliğine getirildi.
TFF kayıtlarına göre Arıboğan, Hasan Doğan ve Mahmut Özgener’in başkanlık dönemlerinde başkan vekilliği yaptı. TFF’deki görevi sırasında UEFA Marketing Komitesi Asbaşkanlığı görevini de üstlendi.
Galatasaray Sportif AŞ’de genel müdürlük yaptı
Fenerbahçe’ye yönelik 3 Temmuz 2011’de başlatılan soruşturmanın ardından Galatasaray, 2012 yılında Lütfi Arıboğan’ı Galatasaray Sportif AŞ Genel Müdürü ve Galatasaray Spor Kulübü İcra Kurulu Başkanı olarak görevlendirdi.
Arıboğan’ın icra kurulu başkanlığı görevi 25 Ekim 2014’te sona erdi. Galatasaray Sportif AŞ, aynı tarihte Arıboğan’ın görevinden istifa ettiğini kamuoyuna duyurdu.
2011’deki şike soruşturmasıyla bağlantılı dosyada ifade vermişti
Lütfi Arıboğan, Fenerbahçe’ye yönelik 2011 yılındaki şike soruşturmasıyla bağlantılı usulsüzlük iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada Aralık 2025’te ifade vermişti. Arıboğan, söz konusu dönemde TFF Başkan Vekili olarak görev yapıyordu.
Dosya kapsamında 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı bilgisi de paylaşıldı.
İddianamede şu ifadeler yer aldı:
“TFF Başkanvekili sıfatıyla sözde şike soruşturmasının TFF deki yansıması olan sportif soruşturmayı TFF adına yönettiği, söz konusu dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün basın ayağı olan Mehmet BARANSU ile sözde şike soruşturmasında görev yapan ve sonradan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantıları tespit edilen dönemin emniyet ve yargı mensupları ile irtibatlı olduğu,
Sözde şike soruşturmasına ilişkin bilgi ve belgeleri Mehmet Baransu ile paylaşarak Mehmet Baransu’nun basın aracılığı ile şike süreci hakkında örgütün hedefinde olan Fenerbahçe SK’nın aleyhine, örgüt menfaatine kamuoyu oluşturmasına yardımcı olduğu,
Basında yer alan söz konusu yazı ve haberlerin TFF ve UEFA nezdinde gerçekleştirilen sportif soruşturmalarda delil olarak kullanıldığı ve nitekim TFF tarafından Fenerbahçe SK’nın 2011-2012 UEFA Şampiyonlar Ligine katılma hakkından men edilmesine karar verildiği,
Fenerbahçe SK’nın söz konusu karar nedeni ile UEFA Şampiyonlar Ligine katılması engellenerek elde edeceği maddi gelirden mahrum bırakılarak çok büyük zarara uğratıldığı,
Şüphelinin FETÖ/PDY ile organik bağı olduğuna dair somut tespit bulunamamış ise de şüpheli Lutfi Arıboğan’ın Futbolda Şike Soruşturmasının TFF içindeki yansıması olan sportif soruşturmaları ve UEFA ile olan görüşmeleri FETÖ/PDY silahlı terör örgütü menfaatleri doğrultusunda yöneterek üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçunu işlediği anlaşılmakla…”




