Van’da 15 yıl önce meydana gelen yıkıcı depremin yıl dönümünde, TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu tarafından anma programı düzenlendi. Akköprü Deresi üzerindeki Deprem Anıtı önünde gerçekleştirilen törene yurttaşların yanı sıra siyasi parti temsilcileri de katıldı.
Anmada, depremde yaşamını yitirenler anılırken afetlerin yıkıcı sonuçlarını azaltmak için önceden önlem alınmasının, bilimsel planlama yapılmasının ve insan yaşamını önceleyen politikaların hayata geçirilmesinin önemi vurgulandı.
23 Ekim 2011’de saat 13:41’de Van’ın Tabanlı köy merkezli meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki deprem, yaklaşık 25 saniye sürerek Van’da ağır yıkıma neden oldu.
Van Depremi Hakkâri, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Kars, Bingöl, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi çevre illerde olduğu gibi İran ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde de hissedildi.
TMMOB: Asıl sorumluluk afet öncesinde başlıyor
TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Ahmet Ortakçı, aradan geçen yıllara rağmen depremde yaşanan acıların hafızalardaki yerini koruduğunu belirterek, felaketlerden gerekli derslerin çıkarılıp çıkarılmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Depremin bir doğa olayı olduğunu, ancak büyük bir afete dönüşmesinin alınan ya da alınmayan kararlarla doğrudan bağlantılı bulunduğunu ifade eden Ortakçı, bilimsel planlama, güvenli yapılar ve etkili denetim mekanizmalarıyla can kayıplarının ve yıkımın boyutlarının azaltılabileceğini dile getirdi.
Afetlere karşı sorumluluğun deprem meydana gelmeden önce başladığını vurgulayan Ortakçı, kentteki deprem risklerinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, yapı stokunun düzenli olarak incelenmesi ve riskli yapıların tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ortakçı, gerekli güçlendirme çalışmalarının gecikmeden yapılması çağrısında bulundu.
Hastaneler, okullar ve diğer kamu binalarının güvenliğinin öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirten Ortakçı, afet toplanma alanlarının korunması ve ulaşım, altyapı, tahliye ile geçici barınmaya yönelik planların güncel tutulmasının önemini vurguladı.
“Afetlere hazırlık ertelenemez”
Afet yönetiminde merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında etkin koordinasyon kurulması gerektiğini belirten Ahmet Ortakçı, hazırlık çalışmalarının toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla yürütülmesi çağrısı yaptı.
Afet planlarının yalnızca hazırlanmasının yeterli olmadığını, uygulamaya geçirilmesi ve düzenli tatbikatlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Ortakçı, kamusal sorumlulukların şeffaf biçimde yerine getirilmesinin önemine işaret etti.
Ortakçı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Afetlere hazırlık toplumun bütün kesimleriyle yapılmalıdır. Merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında etkin koordinasyon kurulmalıdır. Afet planları uygulanmalı, düzenli tatbikatlar yapılmalı ve kamusal sorumluluklar şeffaf biçimde yerine getirilmelidir.”
Abdullah Zeydan: Bilimsel raporlar dikkate alınmıyor
Anmada konuşan, yerine kayyım atanan seçilmiş Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan da sivil toplum kuruluşları ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önündeki engellere dikkat çekti. Zeydan, afetlere karşı ortak mücadelede meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı bilimsel raporların dikkate alınmadığını söyleyen Zeydan, seçilmiş iradenin görev yapmasının engellenmesinin yerel yönetimlerin önlem alma olanaklarını da etkilediğini ifade etti.
Belediyelerin meslek odalarıyla iş birliği içinde ve merkezi hükümetin katkısıyla afet risklerini azaltabilecek çalışmalar yürütebileceğini belirten Zeydan, kayyım uygulamasına son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Zeydan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“STK’lerin hazırladığı bilimsel raporların dikkate alınmadığını biliyoruz. İradenin gasp edildiği bir yerde yerel yönetimlerde önlemler alınamıyor. Özellikle belediyeler, meslek odaları ile birlikte ve elbette merkezi hükümetin de katkısıyla afetlerin önüne geçebiliriz. Bunun da öncelikli adımlarından bir tanesi ise kayyım gasplarına son verilmesidir.”




