Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Diyarbakır’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda ana dil hakkı, çözüm süreci, kayyım uygulamaları, Diyarbakır’ın ekonomik tablosu, emekli maaşları ve 2027 bütçesi gibi birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Erbakan, “Fitnenin yolu Diyarbakır’dan geçmez” dedi.
“Ana dillerimiz analarımızın ak sütü gibi helaldir”
Erbakan, ana dili hakkına ilişkin net mesajlar verdi. Kur’an-ı Kerim’den Rum ve Hucurat surelerine atıfta bulunan Erbakan, dillerin ve renklerin farklılığının Allah’ın ayetlerinden olduğunu hatırlattı. “İnsanların kendi örf ve adetlerine göre yaşaması, ana dilini konuşması ve evlatlarına öğretip aktarması en tabii hakkıdır” diyen Erbakan, “Bunu engellemeye kalkarsanız zulmedersiniz, zalim olursunuz” uyarısında bulundu. Erbakan, şu ifadeleri kullandı:
“Ana dillerimiz, her birimize, analarımızın ak sütü gibi helaldir ve haktır. Nokta.”
Çözüm süreci ve “Garson Devlet” vurgusu
Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erbakan, “Bu topraklarda kardeşliği ihya etmekte hiç kimse Millî Görüş’le boy ölçüşemez” dedi. Kardeşliğin süslü laflarla değil, kişinin kendisi için istediğini kardeşi için de istemesiyle sağlanacağını belirten Erbakan, 1990’lı yıllarda yaşananlara dikkat çekti.
Necmettin Erbakan’ın 1992’de Şırnak’ta yaşananlar üzerine Meclis’te verdiği gensoru önergesini hatırlatan Erbakan, “Gardiyan Devlet” anlayışının tarihe gömüleceğini, yerine adil, şefkatli ve hizmetkâr “Garson Devlet” anlayışının hâkim kılınacağını söyledi.
Kayyım uygulamalarına tepki
Erbakan, kayyım uygulamalarını da eleştirdi. “Milletin iradesini yok sayan kayyım atamalarıyla mı huzur tesis edilecek?” diye soran Erbakan, kayyım atanan belediyelerde cezalandırılanın yine ezilen halk ve yok sayılan halkın öz iradesi olduğunu belirtti. “Eğer samimi iseniz kayyım uygulamalarına son vereceksiniz” çağrısında bulunan Erbakan, çözümün kapalı kapılar ardında değil, toplumun tüm kesimlerini kapsayacak biçimde geniş bir tabana yayılması ve referandum yoluyla halkın onayına sunulması gerektiğini ifade etti.
Diyarbakır’ın ekonomik tablosu
Erbakan, Diyarbakır’ın ekonomik durumuna ilişkin verileri de paylaştı. 1970’li yıllarda Millî Görüş kadrolarının Ergani Çimento Fabrikası’nı, TEMSAN Diyarbakır Tesisleri’ni, Et ve Balık Kurumu Kombinası’nı ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’ni şehre kazandırdığını hatırlatan Erbakan, TEMSAN kurulduğunda Diyarbakır merkez nüfusunun 100 bin civarında olduğunu, tesisin tam kapasiteyle çalışması halinde 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayacağını kaydetti. Bu vizyon sürdürülseydi bugün 1,8 milyon nüfuslu Diyarbakır’da en az 500 bin kişiye iş kapısı açılacağını dile getirdi.
Kişi başı gelirin 18 bin dolara çıktığı yönündeki açıklamaları eleştiren Erbakan, “Gelsinler, Diyarbakır’ın Suriçi sokaklarında, Bağlar’ın pazarlarında kimin cebinde 18 bin dolar var sorsunlar” dedi. Diyarbakırlı gencin, çiftçinin ve esnafın cebinde bu paranın bulunmadığını vurgulayan Erbakan, şöyle konuştu:
“O para milletin değil! İktidarın beslediği imtiyazlı holdinglerin cebinde! Faiz lobilerinin cebinde! Rant çetelerinin, yüzde 1’lik mutlu azınlığın cebinde!”
Diyarbakır’da genç işsizliğinin yüzde 43’e ulaştığını belirten Erbakan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın gelişmişlik endeksinde Diyarbakır’ın 81 il arasında 66’ncı sıraya gerilediğini, TÜİK’in kişi başı gelir sıralamasında ise kentin 75’inci sıralarda yer aldığını söyledi.
Tarım ve hayvancılıktaki sorunlar
Silvan Projesi’nin yıllardır bitirilemediğini belirten Erbakan, Dicle Nehri’nin bereketiyle sulanması gereken yüz binlerce dönüm arazinin yüksek elektrik faturaları ve girdi maliyetleri nedeniyle ekilemediğini söyledi. Çiftçinin sulama elektriği borçları yüzünden trafoların sökülmesiyle karşı karşıya bırakıldığını aktaran Erbakan, Karacadağ pirincinin başkenti Diyarbakır’da besicilerin ve çiftçilerin yüksek yem ve girdi maliyetleri yüzünden tarımı ve hayvancılığı bırakmak zorunda kaldığını kaydetti.
“Adalet iki dudak arasına sıkıştırılamaz”
Erbakan, toplumsal adalet konusuna da değindi. Gülistan Doku’nun altı yılı aşkın süredir kayıp olduğunu hatırlatan Erbakan, ailesinin “kızımın kemiklerini istiyorum” dediğini aktardı. Narin Güran, Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vatan ve Çorlu’da yaşamını yitiren Oğuz Arda Sel için hesabın sorulmadığını belirten Erbakan, “Adalet şahıslara, makamlara ya da iki dudak arasına sıkıştırılamaz” dedi. Güçlünün haklı sayıldığı değil, haklının hakkını aldığı adil bir düzenin kurulması gerektiğini vurguladı.
Emekli maaşları ve açlık sınırı
Emeklilerin 81 ilde meydanlara çıkarak “Para için değil, onurumuz için!” dediğini hatırlatan Erbakan, Türk-İş verilerine göre açlık sınırının 37 bin 388 lira, yoksulluk sınırının 121 bin lira, en düşük emekli maaşının ise 23 bin 552 lira olduğunu belirtti. En düşük emekli maaşının açlık sınırının tam 13 bin 836 lira altında kaldığını vurgulayan Erbakan, asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu ve bu tutarın da açlık sınırının yaklaşık 9 bin 300 lira altında bulunduğunu söyledi.
2027 bütçesi
Erbakan, 2027 bütçesine ilişkin değerlendirmede bulunarak bütçe giderlerinin 27 trilyon lirayı aştığını, gelirlerin ise 23 trilyon lirada kaldığını, aradaki yaklaşık 4 trilyon liralık açığın borçlanmayla kapatılacağını ifade etti. 2027’de yalnızca faize gidecek paranın tam 4 trilyon lira olduğunu belirten Erbakan, iktidarın vatandaştan toplayacağı her 100 liralık verginin 20 lirasını doğrudan faize ödeyeceğini söyledi. Faize ödenen tutarın sağlığa ayrılan payın 2 katı, tarıma ayrılan payın 5 katı, sanayi ve üretime verilen desteğin ise tam 16 katı olduğunu vurguladı.




