Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında zorla kaybettirilen ve katledilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1126’ncı haftasında İstanbul Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Bu haftaki eylemde, 27 Ekim 1991’de İstanbul’un Kocamustafapaşa semtindeki evinin önünden gözaltına alınarak kaybettirilen 24 yaşındaki Hüseyin Toraman’ın akıbeti soruldu. Eylemde kaybedilen ve katledilenlerin fotoğrafları ile karanfiller taşındı.
Oya Ersoy: Tanıklar dinlendi, ancak etkili soruşturma yürütülmedi
Eylemde basın açıklamasını okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Oya Ersoy, Hüseyin Toraman’ın evinin önünden silahlı, telsizli ve sivil giyimli kişiler tarafından zorla götürüldüğünü anlattı. Olay sırasında mahalle sakinlerinin ve Toraman’ın eşinin tanıklık ettiğini belirten Ersoy, yaşananları şöyle aktardı:
“Yaşananlara mahalle sakinleri ve Hüseyin’in eşi tanık oldu. Mahallelinin ihbarı üzerine Çınar Polis Karakolu’ndan gelen ekip, tanıkları dinledikten sonra birkaç telefon görüşmesi yaptı. Telefon görüşmelerinin ardından herhangi bir işlem yapmadan olay yerinden ayrıldı. O günden sonra Hüseyin’den bir daha haber alınamadı.
Hüseyin’in babası Ali Rıza Toraman, hemen Çınar Karakolu’na gitti. Karakol amirine oğlunu götürenlere neden müdahale edilmediğini sordu. Aldığı yanıt, yaşananlara dair önemli bir bilgiydi: Karakol amiri, Hüseyin’in kaçırılmadığını, siyasi polisler tarafından gözaltına alındığını söyledi. Baba Toraman bu görüşmenin ses kaydını aldı.”
“Aile her yerde inkârla karşılaştı”
Hüseyin Toraman’ın gözaltında kaybettirilmesine ilişkin 1991 yılında başlatılan soruşturmanın sonuçsuz bırakıldığını belirten Oya Ersoy, ailenin elindeki ses kaydıyla dönemin yetkililerine başvurduğunu söyledi.
Ersoy, Toraman ailesinin dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ve Başbakan Süleyman Demirel ile görüştüğünü, ancak girişimlerinden sonuç alamadığını ifade etti.
Ailenin oğullarını bulabilmek için emniyete, savcılığa ve ilgili bütün kurumlara başvurduğunu belirten Ersoy, tanıkların anlatımlarının, babanın kaydettiği görüşmenin ve ailenin ısrarlı girişimlerinin gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli dayanaklar oluşturduğunu kaydetti. Ersoy, buna rağmen söz konusu bilgilerin etkili bir soruşturmaya dönüştürülmediğini dile getirdi.
Sakine Toraman’dan Devlet Bahçeli’ye yüzleşme çağrısı
Hüseyin Toraman’ın ablası Sakine Toraman da 35 yıldır kardeşinden haber alamadıklarını belirterek Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yüzleşme çağrısında bulundu.
Kardeşlerinin kaybedilmesinin üzerinden geçen yıllara rağmen aile olarak aynı noktada kaldıklarını söyleyen Sakine Toraman, yaşadıkları acının ve adalet arayışlarının sürdüğünü şu sözlerle anlattı:
“Söz yoruldu, dil kurudu ama yüreğimiz hiç susmuyor. Yüreğimiz hiç el vermiyor onları unutmaya. Çünkü bu eceliyle bir gidiş değil. Biz onları toprağa veremedik. Benim kardeşim 35 yıldır toprağa verilmedi ve 35 yıldır cenazemiz ortada.
Nice iktidarlar geldi, nice iktidarlar gitti. Başladığımız yer şu anda bulunduğumuz yerdir. Bir adım bile ilerlemedik, 35 yıldır aynı yerdeyiz. Geçmişiyle yüzleşmeyen bir devlet, kimle barış yapabilir, bilmiyorum.”
Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 1126’ncı hafta eylemi, kaybedilen ve katledilen yakınları için taşınan karanfillerin Galatasaray Meydanı’na bırakılmasıyla sona erdi.




