• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İHD’den çağrı: ‘Tek böbrekle yaşamı dikkate alınmıyor’

İHD’den çağrı: ‘Tek böbrekle yaşamı dikkate alınmıyor’

Cezaevinde 34 yıldır tutulan hasta tutuklu İrfan Yıldırım’ın tek böbrekle yaşaması dikkate alınmayarak, engel oranı yüzde 60’tan yüzde 26’ya düşürüldü.

İHD’den çağrı: ‘Tek böbrekle yaşamı dikkate alınmıyor’
İHD’den çağrı: ‘Tek böbrekle yaşamı dikkate alınmıyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Ekim 2026 11:52
  • Güncellenme: 25 Ekim 2026 11:53

Buca Kırıklar Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 34 yıldır tutuklu bulunan hasta tutuklu İrfan Yıldırım, tek böbrekle yaşamını sürdürüyor. Yıldırım aynı zamanda kronik astım hastası olup, bel ve boyun fıtığı gibi rahatsızlıklarla da mücadele ediyor.

1992 yılında İzmir’de gözaltına alınıp Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde (DGM) “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılanıp iki kez müebbet hapis cezası verilen 55 yaşındaki İrfan Yıldırım, yaklaşık 34 yıldır cezaevinde.

Yıldırım’ın ilerleyen hastalıklarından ve cezaevinde geçirdiği süre göz önünde bulundurularak tahliye edilmesi yönündeki taleplere de olumlu cevap verilmiyor.

İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Nazlı Turan, Yıldırım’ın yaklaşık 14 yıldır tek kişilik bir hücrede tutulduğunu söyledi.

Yıldırım’ın vasisi olan yeğeni dışında hiçbir aile bireyiyle sürekli bir görüşme sağlayamadığını belirten Nazlı Turan, “Çünkü kardeşleri hem ilerleyen yaşları ve sağlık durumları hem de mesafenin oldukça uzak olması nedeniyle mahpusu görmeye gelemiyorlar. Bu da hiç şüphesiz bir hak ihlali teşkil ediyor ve ikincil bir cezalandırma doğuruyor. Mahpusun Mardin ve Batman’da ikamet eden ailesine yakın bir hapishaneye sevk talebiyle yaptığı başvurular şimdiye kadar yanıtsız bırakıldı” dedi.

Sağlık raporları arasındaki çelişki

Yıldırım’ın 34’üncü yılına giren tutukluğunun sağlığında ciddi bozulmalar olduğunu ifade eden Nazlı Turan, “İrfan Yıldırım’ın sağlık durumuyla ilgili en kritik hak ihlali ve değinilmesi gereken husus mahpus hakkında düzenlenen sağlık raporlarındaki açık tutarsızlıklar ve ihmallerdir. Çünkü 2019 yılında Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’nde mahpus için bir rapor düzenleniyor ve bu raporda engellilik durumu yüzde 60 olarak tespit ediliyor. Ancak mahpusun sağlık durumunda hiçbir iyileşme olmamasına rağmen 2024 yılında İzmir Şehir Hastanesi’nde düzenlenen raporda ise çok anlaşılamaz bir şekilde bu engel oranının yüzde 26’ya düşürüldüğünü görüyoruz. Mahpus bu raporda kendisinin tek böbrekle yaşamını sürdürdüğünü, göz ardı edildiğini ve ayrıca da kronik astım hastalığının da rapora işlenmediğini ifade ediyor” dedi.

‘Hapis cezasını düzenleyen 25’inci maddesi sebebiyle infazı ertelenemiyor’

Birincil taleplerinin Yıldırım hakkında bütün hastalıklarını eksiksiz içeren objektif bir sağlık raporunun düzenlenmesi olduğunu dile getiren Nazlı Turan, bütüncül bir sağlık hizmetine erişimin sağlanmasını talep etti. Birçok tutuklunun ailelerinden uzak cezaevlerinde tutulmasının işkence ve kötü muamele yasağının ihlali olduğuna da değinen Nazlı Turan, “Ayrıca mahpusların özel ve aile hayatına saygı haklarının da ihlali anlamına geliyor. İrfan Yıldırım için mahpusun ailesine yakın bir hapishaneye sevkinin de gerçekleştirilmesi gerektiğini tekrar söylemek gerek. Birçok ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpus, 5275 sayılı kanunun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını düzenleyen 25’inci maddesi sebebiyle infazı ertelenemiyor. İnfaz ertelemeden faydalanmasını engelleyen yasal mevzuatın, yaşam hakkı ve sağlığa erişim hakkı esas alınarak değiştirilmesi gerek” diye konuştu.

Hasta tutukluların durumu

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) “2025 Yılı Hasta Mahpuslar Raporu” verilerine göre, Türkiye cezaevlerinde bin 251’i erkek, 161’i kadın toplam bin 412 hasta tutuklu bulunuyor.

Hasta tutuklulardan 230’u tek başına yaşamını idame ettiremez durumda iken, 105’i gözetim ihtiyacı duyuyor.

188 hasta tutuklu ise sürekli tıbbi kontrol altında tutulmaya ihtiyaç duyuyor. (MA)