Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, iki faili meçhul dosyanın yeniden incelenmesi talebiyle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurdu.
Başvurulardan ilki, Sakık’ın ağabeyi, dönemin Halkın Emek Partisi (HEP) Gaziantep İl Başkanı Abdulsamet Sakık’ın 3 Kasım 1992’de silahlı saldırıda katledilmesine ilişkin dosyayı kapsıyor.
İkinci başvuru ise Ağrı’nın Diyadin ilçesinde 12 Ağustos 2015’te katledilen 15 yaşındaki Muhammed Aydemir ile 16 yaşındaki Orhan Arslan’ın dosyasına ilişkin.
Sırrı Sakık, her iki dosyanın da yeniden incelenmesini, olayların faillerinin belirlenmesini ve saldırıların arkasındaki kişi, yapı ve bağlantıların açığa çıkarılmasını talep etti.
Muhammed Aydemir ve Orhan Arslan dosyasının yeniden incelenmesi istendi
Sakık, çalıştıkları fırında özel harekât polisleri tarafından katledildikten sonra gerilla kıyafeti giydirilerek örgüt üyesi gibi gösterilmeye çalışıldıkları belirtilen Muhammed Aydemir ve Orhan Arslan’a ilişkin başvurusunda, aradan 11 yıl geçmesine rağmen soruşturmada herhangi bir gelişme yaşanmadığına dikkat çekti.
İki çocuğun katledilmesine ilişkin dosyanın yeniden ele alınmasını isteyen Sakık, mevcut tüm delil ve kaynakların yeniden değerlendirilmesini talep etti. Sakık ayrıca, olayın aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek yeni delillere ulaşılması için gerekli çalışmaların başlatılması çağrısında bulundu.
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların araştırılması için harekete geçmesi ve Bakanlık bünyesinde bir daire başkanlığı kurması üzerine iki ayrı dilekçeyle başvuruda bulundum.
1992’de HEP Gaziantep İl Başkanı olduğu dönemde, kentin en işlek noktalarından birinde uğradığı suikast sonucu katledilen ağabeyim Abdulsamet Sakık’ın ve
2015’te Ağrı’nın Diyadin ilçesinde çalıştıkları fırında katledilen çocuklar Muhammed Aydemir ile Orhan Arslan’ın dosyalarının bütünüyle aydınlatılmasını istedim.
Aradan yıllar geçti. Acılar dinmedi, sorular cevapsız kaldı, ailelerin adalet arayışı hiç bitmedi.
Biz bu ülkede yalnızca faili meçhulleri değil, çoğu zaman faili bilindiği hâlde cezasız bırakılan cinayetleri de konuşuyoruz. Çünkü adalet, dosyaları raflardan indirmekle değil, hakikatin üzerindeki örtüyü kaldırmakla mümkündür.
Dileğim, geçmişte karanlıkta bırakılan bütün dosyaların yeniden ele alınması; hiçbir siyasi kimliğe, hiçbir inanca ve hiçbir toplumsal kesime bakılmaksızın hakikatin ortaya çıkarılmasıdır.— sırrısakık (@sakiksirri) October 26, 2026




