Peyman Viyan: İran’ın idam politikalarına karşı ortak ses yükseltilmeli

PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan, İran’daki savaşın kısa sürede bitmesinin beklenmediğini söyledi. İran’ın Kürt güçlerine yönelik devam eden saldırılarına ve idam uygulamalarına da dikkat çeken Viyan, “Ortak bir ses yükseltilmelidir” dedi.

Peyman Viyan: İran’ın idam politikalarına karşı ortak ses yükseltilmeli
Peyman Viyan: İran’ın idam politikalarına karşı ortak ses yükseltilmeli
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 28 Ekim 2026 12:50
  • Güncellenme: 28 Ekim 2026 12:53

ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, bir süredir Hürmüz Boğazı’nda düşük yoğunluklu çatışmalarla devam ediyor. Ancak çatışmaların yeniden tırmanabileceği ifade ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ı hedef alarak, “Onlarla anlaşma mı yapayım, yoksa onları ortadan mı kaldırayım? Tek soru bu” ifadelerini kullandı. Bu arada, ABD ordusunun Orta Doğu’daki askeri yığınağı da sürdürüyor.

28 Şubat’ta başlayan savaşın 40. gününün ardından gündeme gelen olası çözüm girişimleri sonuçsuz kalmış durumda.

Son olarak Eylül ayı sonlarında New York’ta gerçekleştirilen görüşmelerden de savaşı sonlandırmaya yönelik somut bir sonuç çıkmadı.

Öte yandan, son aylarda İran’daki savaşın bir cephesi haline gelen Yemen’de çatışmalar şiddetlenmeye devam ediyor.

Bunun yanı sıra, son dönemde İran’ın Kürt bölgesi Rojhilat’ın Şaho ve Merîvan çevresinde İran Devrim Muhafızları’nın topçu atışları ve insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirdiği saldırılar, bölgedeki gerilimi artıran bir diğer kritik gelişme olarak öne çıkıyor.

İran’ın önde gelen muhalefet partilerinden biri  olan PJAK’ın  Eşbaşkanı Peyman Viyan, hem İran’daki savaşın gidişatı hem de Kürt muhalelefetinin durumu hakkında Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Zeynep Durgut’a konuştu.

Yeniden büyük bir savaş için hazırlıkların olduğuna dikkat çeken Peyman Viyan, şunları belirtti:

“Şimdi başlayabilecek yeni savaş, daha önce yaşanan savaşların ve yarım kalmış çatışmaların devamı niteliğindedir. Bu süreçte savaş farklı biçimlerde sürüyor; Ekonomik savaş yürütülüyor, diplomatik girişimlerde bulunuluyor ve özellikle İran’ın karşı karşıya kaldığı müdahaleler ile baskılar öne çıkıyor. İran, bu savaşta direnmeye ve kendisini başarılı göstermeye çalışıyor. Dış güçler de müdahalelerde bulunarak bu savaşta başarılı olduklarını göstermek istiyor. Ancak mevcut durumda hiç kimse bu savaştan kesin olarak galip çıkmış değil. Herkes, kendi jeopolitik çıkarları ve iktidar hedefleri doğrultusunda savaşı nasıl sonuçlandırabileceğini ya da nasıl şekillendirebileceğini hesaplıyor. Bu savaşın kısa sürede bitecek bir savaş olmayacağı anlaşılıyor. Fakat artık savaşın nasıl bir çerçevede sonuçlanacağının netleşmesi gerekiyor. Özellikle 2027 yılının çok zor geçeceği anlaşılıyor. Şu anda savaşın içinde bulunan güçler, 2027 yılında bu savaşı belirli bir aşamaya taşımak ve kimin kendi iktidarını daha fazla kabul ettireceğini ortaya koymak istiyor.”

‘Bölgede savaşın yayılması Kürt halkı için ciddi tehlikeler yaratıyor’

İran’ın son haftalarda Kürt partilerine yönelik artan saldırılarına da dikkat çeken PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan, saldırıların devam etmesi halinde cevap vereceklerini belirtti:

“İran rejimi, dışarıdan saldırılarla karşı karşıya olmasına rağmen saldırılarını Kürt hareketlerine ve halka yöneltiyor. İran’ın en büyük korkusunun kendi içindeki gelişmeler olduğunu düşünüyorum. Çünkü ülke içinde çok ciddi baskılar ve zulüm politikaları yürütülüyor. Bu nedenle İran’ın izlediği siyaseti yalnızca dış savaş üzerinden değerlendirmemek gerekir. İran, bir yandan da Kürt güçlerine saldırıyor.

Son dönemde Şaho bölgesinde insansız hava araçlarıyla ve ağır silahlarla saldırılar düzenlendi, Merivan’da da saldırılar gerçekleştirdi. Mevcut durumda İran’la doğrudan bir savaşın içinde olmayabiliriz. Ancak arkadaşlarımıza ya da halkımıza yönelik her saldırı karşısında kendimizi savunma hakkımız vardır ve bu hakkımızı kullanırız. Yalnızca kendimizi savunma hakkımız olduğunu söylemekle kalmıyoruz. Bize yönelik bir saldırı gerçekleştiğinde buna karşılık veriyoruz. Şaho bölgesinde yıllardır gerillalarımız bulunuyor. Burada halkımızın çalışmaları ve mücadelesi için faaliyet yürütüyoruz. Halkımızı savunmak amacıyla oradayız. Bu nedenle ciddi bir saldırı gerçekleştiğinde arkadaşlarımızın karşılık vermesi doğaldır. Gerekli karşılıkları vermeye devam edeceklerdir. İran da bunu çok iyi biliyor. Bunu açıkça ifade ediyoruz.

İran bütün bu saldırıları yürütürken Kürtler kendisini her türlü saldırıya karşı hazırlıyor ve meşru savunma hakkını kullanmaya hazırlanıyor. Bölgede savaşın yayılması Kürt halkı için ciddi tehlikeler yaratıyor. Ancak aynı zamanda mücadele açısından önemli fırsatlar da ortaya çıkarabilir. Kendi statümüzü kendimiz belirlemek istiyoruz. Bu nedenle gelecekte de saldırılara karşı meşru savunma hakkımızı kullanacağız.”

‘İran’ın idam politikası gündeme getirilmeli’

“Halkın ekonomik durumu son derece kötü. İran’ın izlediği politikalar, halkı bu duruma sürükleyen nedenlerden biridir” diyen Peyman Viyan, İran’ın rutin hale gelen idam uygulamalarına da dikkat çekti. Viyan, “Her gün Kürt, Beluç ve Arap gençleri başta olmak üzere İran coğrafyasında yaşayan halklar ağır baskılar ve katliamlarla karşı karşıya kalıyor. Bugün tutuklamalar ve idamlar giderek yaygınlaşıyor. Rejim, savaşın meydana getirdiği koşulları gerekçe göstererek ülke içindeki güvenlik önlemlerini ve askeri denetimi artırmak istiyor. Ancak bu, büyük bir aldatmacadır. Halkın artık tahammül edemeyeceği bir noktaya geldiği anlaşılıyor. Bu nedenle İran’ın idam politikası ve kitlesel tutuklamaları çok ciddi biçimde gündeme getirilmelidir” diye konuştu.

Dayanışma çağrısı 

Haklarında idam kararı verilen Werişe Muradi, Pexşan Azizi ve Zeyneb Celaliyan için uluslararası eylemlerin yapılması çağrısı yapan Peyman Viyan, “Bunlar, İran rejiminin baskılarına yıllardır direnen Kürt kadınlarıdır. Bu kadınların mücadelesi, İran halklarının da kendilerine güvenerek mücadele etmesinde sembolik bir anlam taşıyor. Bu insanların mücadelesinin ve temsil ettikleri değerlerin ayrı bir anlamı vardır. İran rejimi bu tutukluları elinde birer rehine gibi tutuyor. Buna rağmen arkadaşlarımızın sergilediği eşsiz direniş devam ediyor. Onlara sahip çıkılması için yürütülen çalışmaların genişlemesi de önemlidir. Fakat bu dayanışmanın daha da büyütülmesi gerekiyor” diye konuştu.

Kürt güçleri arasında yapılan ittifaka da değinen Peyman Viyan, şöyle konuştu:

“Çok önemli bir dönemde hayata geçirildi ve halk tarafından da olumlu karşılandı. Elbette birçok konuda görüş ayrılıkları ve farklılıklar var. Ancak temel meselelerde ortaklaşma sağlandı. Şimdi önümüzde yine çok önemli bir gelecek var. Rojhilat Kürdistan halkının bu ittifaka verdiği desteğe karşılık vermek ve halkın beklentilerini karşılamak gerekiyor.

İttifakın içinde yer alan güçler de dışında kalanlar da bu stratejik çalışmaya katkı sunmalıdır. Gelecekte güçlü bir konum elde etmenin ve başarıya ulaşmanın yolu birlikten geçiyor. Birbirimizden koparsak gücümüz dağılır. Bu nedenle farklılıklarımız olsa bile ortak hedefler etrafında buluşmamız gerekiyor. Özellikle şu anda idama karşı yürütülen kampanyanın daha fazla geliştirilmesi önemlidir.

İran rejiminin idam politikalarına karşı ortak bir ses yükseltilmelidir.”

“İdama Hayır Salıları” Kampanyası, İran’da son 20 günde 7’si siyasi tutuklu, en az 87 kişinin idam edildiğini duyurmuştu.