İranlı sivil toplum aktivisti ve yazar Sepide Qoliyan, Birleşmiş Milletler (BM) İran İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato’ya gönderdiği mektupta, Aralık 2025-Ocak 2026 dönemindeki protestolarda gözaltına alınan kişilerin yaşadığı hak ihlallerini gündeme taşıdı.
Mektubunda Sepide Qoliyan, Meşhed’deki Vekilabad Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada işkence ve kötü muameleye tanıklık ettiğini aktardı.
Jinha’nın haberine göre tahliyesinin ardından yurttaş gazeteciliği faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Sepide Qoliyan, Rezevi Horasan, Huzistan ve Tahran’da gözaltına alınan ya da tutuklanan 150 kişiyle ayrıntılı görüşmeler gerçekleştirdiğini açıkladı. Topladığı tanıklıklarda tecavüz, elektrikle işkence, tutukluların yataklara bağlanması, kemiklerinin kırılması ve sahte infaz uygulamalarına ilişkin anlatıların yer aldığını kaydetti.
Cezaevlerinden yedi tanıklık
Mektupla birlikte Sepide Qoliyan’ın kaleme aldığı yedi ayrı tanıklık da yayımlandı.
Meşhed’deki Vekilabad, Ahvaz’daki Sepidar ve Şeyban, Dezful, Büyük Tahran ve Feşafoye cezaevlerinden derlenen anlatılarda, gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde yaşanan işkence, tehdit ve kötü muamele iddialarına yer verildi.
Sepide Qoliyan, ağır baskılar altında dışarıya ulaştırılan bu anlatıların, tutukluların yaşadıklarının yalnızca bir bölümünü yansıttığını belirtti. İnsan hakları ihlallerinin sadece ölü, tutuklu ve idam edilenlerin sayıları üzerinden değerlendirilmesinin, şiddetin gerçek boyutlarını görünmez kılabileceğini ifade etti.
‘Mevcut doğrulama yöntemleri yetersiz’
Uluslararası insan hakları mekanizmalarının belge toplama yöntemlerini eleştiren Sepide Qoliyan, mağdur ailelerinin onayına dayanan doğrulama süreçlerinin İran’daki koşulları yeterince dikkate almadığını belirtti.
Güvenlik baskıları, ekonomik sorunlar ve psikolojik travmalar nedeniyle birçok ailenin konuşamadığını belirten Sepide Qoliyan, bazı ailelerin çocuklarının idam edilmesiyle tehdit edildiğini, kimi infazların ise ailelere haber verilmeden gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Sepide Qoliyan, siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle bazı tutukluların yaşadıklarının kamuoyundan gizlendiğine de dikkat çekti. Protestoların dış güçlerin müdahil olduğu bir iç savaş olarak tanımlanmasının, göstericilere yönelik baskıları meşrulaştırabileceği uyarısında bulundu.
Kadın tutukluların idam edilmesine karşı uyarı
Mektubunda kadın tutukluların durumuna da değinen Sepide Qoliyan, siyasi suçlamalarla ilişkilendirilen kadınların idam edilmesinin normalleştirilmesi tehlikesine işaret etti. İran’da siyasi ve adli davalar arasındaki sınırların belirsiz olduğunu, siyasi olmayan suçlamaların da baskı amacıyla kullanılabildiğini belirtti.
BM ve uluslararası insan hakları kuruluşlarını yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinmemeye çağıran Sepide Qoliyan, mağdurların tanıklıklarının belgelenmesini, işkence ve idam iddialarının araştırılmasını ve sorumluların yargılanmasını sağlayacak somut adımlar atılmasını istedi.




