DEM Parti heyetinden Ege’deki cezaevlerine ziyaret

Heyet adına açıklama yapan DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, çözüm sürecinde demokratik siyasetin önünün açılması için tutukluların tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.

DEM Parti heyetinden Ege’deki cezaevlerine ziyaret
DEM Parti heyetinden Ege’deki cezaevlerine ziyaret
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Ekim 2026 17:47

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Nevroz Uysal Aslan, Burcugül Çubuk, İbrahim Akın, Vezir Parlak ve Onur Düşünmez’in de yer aldığı heyet, Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerinde tutulan siyasi tutukluları ziyaret etti.

Heyet, 26-27 Ekim’de Buca Kırıklar Yüksek Güvenlikli Cezaevi ile 1 ve 2 No’lu F Tipi cezaevlerinde görüşmeler gerçekleştirdi. Ziyaretler, 28-29 Ekim’de Aliağa’daki Şakran Kapalı Kadın Cezaevi ile 1, 2 ve 4 No’lu cezaevlerinde yapılan görüşmelerle devam etti.

Heyet, Şakran’daki görüşmelerin ardından cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Heyet adına konuşan Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde karşılaştıkları hak ihlallerine ve tutukluların yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

F tipi cezaevleri ve yüksek güvenlikli cezaevlerinde tecrit uygulamaları

Türkiye’deki F Tipi ve Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde izolasyon ve tecrit koşullarının, Abdullah Öcalan’ın 1999’da tutuklanmasının ardından diğer cezaevlerinde de daha sık görülmeye başlandığını belirten Nevroz Uysal Aslan, Buca Kırıklar’daki görüşmelerde karşılaştıkları uygulamaları anlattı.

Nevroz Uysal Aslan, “Buca’da Yüksek Güvenlikli Cezaevi ve F Tipi cezaevlerinde mahpusların birbirleriyle olan temasının azaltıldığı, sosyal etkinliklerin kanunda yazdığı gibi değil de ayrımcı bir biçimde idarenin takdiri ve keyfine bırakıldığını gördük. İdareler eliyle verilen dilekçelerin numaralandırılmayarak cevapsız bırakıldığı, idarenin siyasi tutuklulara dönük görüşme taleplerine geç cevap verdiği ya da hiç cevap vermediği, yine 2021 yılında uygulamaya konulan İdare Gözlem Kurulları eliyle koşullu salıverme hakkının değerlendirmesi gibi tarif edilen tutsakların özgürlüklerinin gasp edilme pratiklerinin devam edildiğine şahit olduk” dedi.

Şakran’da kimlik dayatması ve sosyal haklara erişim

Şakran Cezaevi’nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan üç kadın tutuklunun kendi aralarında dahi ortak havalandırmaya çıkarılmasının engellendiğini belirten Nevroz Uysal Aslan, cezaevinde kimlik dayatması uygulamasına ilişkin de çok sayıda görüşme yaptıklarını söyledi.

Aslan, uygulamanın tutukluların günlük yaşamının farklı alanlarında sürdüğünü belirterek şunları söyledi:

“Buraya getirilen mahpuslara kargo alırken, havalandırmaya çıkarken, avukat ve aile görüşüne giderken kimlik dayatma uygulaması sürüyor. 2 aydır buraya getirilen ESP’li tutsakların ise spor, havalandırma, sosyal etkinlik haklarından yararlandırılmadığı ve yine kimlik dayatma uygulamasında hiçbir hukuki karşılığının olmadığını da gördük.”

Hasta tutukluların sağlık hizmetlerine erişimi

Hasta tutukluların Türkiye’nin önemli sorunlarından biri olduğunu ifade eden Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde sağlık hizmetlerine erişimin engellendiğini ve bazı durumlarda tutukluların yaşam hakkını tehlikeye sokacak boyutlara ulaştığını belirtti.

Aslan, görüşmeler sırasında sağlık hakkına ilişkin karşılaştıkları sorunları şu sözlerle aktardı:

“Meselenin hukuk, insan hakları, adalet ve vicdan boyutları var. Burada görüştüğümüz mahpuslara dönük sağlığa erişim engellerinin olduğu ve hastaların yaşam hakkına kastedecek düzeyde ilerlediğini gördük. Birçok mahpus, meselenin bireysel olarak değil yapısal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini sıkça ifade etti.”

Kürtçe yayınlara erişimde engeller sürüyor

Heyetin ziyaret ettiği cezaevlerinin tamamında Kürtçe yayınlara erişim konusunda engellemelerin devam ettiğini belirten Nevroz Uysal Aslan, Kürtçe mektupların okuma gerekçesiyle geç teslim edildiğini, Kürtçe dergi, kitap, roman ve şiir kitaplarının ise ya hiç verilmediğini ya da aylar sonra tutuklulara ulaştırıldığını söyledi.

Aslan, Kürtçeye yönelik ayrımcı uygulamaların sürdüğünü ifade ederek şöyle konuştu:

“Görüştüğümüz tüm hapishanelerde Kürtçe yayına dönük olarak engelleme tutumlarının da devam ettiğini gördük. Kürtçe mektuplar okuma adı altında geç veriliyor. Kürtçe dergi, kitap roman ve şiir kitapları ya hiç verilmiyor ya da aylar sonra veriliyor. Kürtçeye dönük ayrımcı düşmanca uygulamanın sürdüğünü ifade edebiliriz. Buna rağmen tüm tutsakların özgürlük inancını, umudunu bir kez daha yaptığımız her görüşmede gördük.”

Çözüm sürecine de değinen Nevroz Uysal Aslan, demokratik siyasetin önünün açılması ve hukukun işletilmesi için cezaevlerinde tutulan, Kürt halkının varlık mücadelesi nedeniyle cezalandırıldığını belirttiği tutukluların tahliye edilmesi gerektiğini ifade etti.

Heyetin cezaevi ziyaretlerinin 30 Ekim’de Bodrum S Tipi Cezaevi’nde yapılacak görüşmelerle devam edeceği bildirildi.