• Ana Sayfa
  • Ekoloji
  • Zilan Vadisi’nde ekolojik tahribat tepkisi: Enerji ve madencilik projelerine dikkat çekildi

Zilan Vadisi’nde ekolojik tahribat tepkisi: Enerji ve madencilik projelerine dikkat çekildi

Zilan Kanyonu’nda düzenlenen ortak basın açıklamasında, bölgedeki projelerin durdurulması ve vadinin ekolojik koruma alanı ilan edilmesi istendi.

Zilan Vadisi’nde ekolojik tahribat tepkisi: Enerji ve madencilik projelerine dikkat çekildi
Zilan Vadisi’nde ekolojik tahribat tepkisi: Enerji ve madencilik projelerine dikkat çekildi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Ekim 2026 18:10

Van’ın Erciş ilçesindeki Zilan Vadisi’nde enerji ve madencilik projelerinin ekolojik etkilerine dikkat çekmek amacıyla saha incelemesi yapıldı.

Zilan Kanyonu’nda düzenlenen ortak basın açıklamasında, bölgedeki projelerin durdurulması ve vadinin ekolojik koruma alanı ilan edilmesi istendi.

DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, “Savaş sadece silahlarla yapılmaz. Savaş aynı zamanda iş makineleriyle de yapılır” diyerek bölgedeki faaliyetlere tepki gösterdi.

Van Barosu, DEM Parti ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH) tarafından hazırlanan ortak basın açıklamasını MEH Sözcüsü Rojhat Özgökçe okudu. Heyet, açıklama öncesinde Zilan Vadisi’ndeki jeotermal sondaj alanlarında, Zilan HES çevresinde ve geçmişte mermer ocağı olarak kullanılan bölgede incelemelerde bulundu. Saha çalışmasının ardından Zilan Kanyonu’nda basın açıklaması gerçekleştirildi.

Rojhat Özgökçe ortak basın açıklamasını okudu

Van Barosu, DEM Parti ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nin ortak açıklamasında, Zilan Vadisi, Zilan Deresi ve Van Gölü Havzası’nda planlanan ve uygulanan enerji ve madencilik projelerinin doğal çevre üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

Ortak basın açıklamasının tamamı şöyle:

“Van ili Erciş ilçesi Zilan Vadisi, Zilan Deresi ve Van Gölü Havzası’nda planlanan ve uygulanan Güneş Enerji Santrali (GES) projeleri başta olmak üzere, HES, jeotermal (JES), maden, kum-çakıl ocakları ve benzeri tüm müdahaleler, bölgenin tarım alanlarını, meralarını, su varlıklarını ve doğal yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir. Zilan Deresi’nin doğal akışı bozulurken, verimli Erciş Ovası, Çelebibağ Sazlıkları gibi ulusal öneme sahip sulak alanlar ve endemik türlerin habitatları, enerji ve hammadde üretimi adı altında geniş ölçekli arazi kullanım değişikliklerine ve ekolojik kıyıma açılmaktadır. Bu projeler, tarım ve hayvancılıkla geçinen yöre halkının geçim kaynaklarını, su döngüsünü ve biyoçeşitliliği yok etme riskini beraberinde getirmekte; doğayı satılabilir bir metaya dönüştüren yaklaşımın somut sonucunu oluşturmaktadır.

Daha önce benzer projelerde mahkemelerce iptal edilen ÇED kararları da göstermiştir ki, çevresel etki değerlendirmeleri çoğu zaman eksik, yüzeysel ve halkın katılımından yoksun biçimde yürütülmektedir. Zilan Vadisi’nden ovaya ve göle uzanan bu ekolojik kuşatma, yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam alanlarını hedef almaktadır. Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, ilgili uluslararası sözleşmeler ve çevre mevzuatı çerçevesinde, tüm bu projelerin derhal durdurulmasını, izinlerinin iptal edilmesini ve mevcut tahribatın giderilmesini talep ediyoruz.

DEM Parti, Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH) ve Van Barosu Çevre ve Ekoloji Komisyonu olarak, Zilan Vadisi ve Van Gölü Havzası’nın bütüncül bir ekolojik koruma alanı ilan edilmesi, mevcut ve planlanan tüm enerji-maden projelerinin gözden geçirilmesi ve yargı süreçlerinin etkin şekilde işletilmesi için hukuki ve toplumsal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bölge halkının iradesi ve bilimsel veriler göz ardı edilerek doğanın talan edilmesine ve satılmasına izin vermeyeceğiz.”

Gülderen Varlı: “Zilan’ın hafızasına yönelik bir saldırı yürütülüyor”

Ortak basın açıklamasının ardından konuşan DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Zilan’la kurduğu kişisel bağa dikkat çekerek bölgedeki faaliyetlerin yalnızca doğaya değil, tarihsel ve toplumsal hafızaya da zarar verdiğini söyledi.

Varlı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Ben burada hem bölgenin bir milletvekili olarak hem de Zilan’ın bağrından kopan bir insan olarak konuşuyorum. Zilan’da bir savaş politikası yürütülmektedir. Savaş sadece silahlarla yapılmaz. Savaş aynı zamanda iş makineleriyle de yapılır. Burada yapılmak istenen tamamen Zilan’ın hafızasına yönelik bir saldırıdır. Zilan’ın hafızasına yönelik bir çalışma yapılmaktadır.

Burada gördüğünüz iş makineleri kesinlikle Zilan ekosistemine zarar vermektedir. Zilan ekolojisi bilinçsiz bir şekilde tahrip edilmektedir. Arkamda görmüş olduğunuz bu kanyon, nereden bakarsanız bakın milyonlarca yıllık bir kanyondur. Milyonlarca yıldır bu derede aralıksız olarak su akmıştır. Suyun döngüsü hiçbir şekilde kesilmemiştir. Ancak ilk saldırı, ilk tahribat 1987 yılında burada kurulan barajla yapılmıştır.

Bu barajın kurulması sonrası burada su samurları, su semenderi, Anadolu semenderi, Erciş bıyıklısı ve benzeri çok sayıda canlı yaşamaktadır. Burada suyun önünün kesilmesi, bu endemik canlıların da yok edilmesi anlamına gelmektedir. Biz bunu kesinlikle kabul etmiyoruz.

Hukuki süreci kesinlikle takip edeceğiz. Hukuki süreci dile getireceğiz. Daha önce de Meclis’te defalarca dile getirdik. Zilan’ın sesi duyulsun, buradaki ekolojik tahribatlara son verilsin diye binlerce kez de olsa tekrar tekrar dile getirmeye devam edeceğiz. Siz makinelerinizi, o kirli zihniyetinizi, savaş zihniyetinizi buradan alıp götürmeyene kadar bizim de mücadelemiz devam edecektir.”

Pankartlarla talana ve madenciliğe tepki

Saha incelemesi sırasında taşınan pankartlarda Zilan Vadisi’ndeki ekolojik tahribata ve madencilik faaliyetlerine tepki gösterildi. Pankartlarda “Zîlan Axa Birîndar e” ve “Zîlan Yaralı Topraktır” ifadeleri yer aldı. “Talan edilmesine, madenlere peşkeş çekilmesine izin verme” mesajıyla madencilik faaliyetlerine tepki gösterilirken, “Zîlan özgür aksın, doğa ve yaşam yaşasın!” sloganıyla vadinin doğal yapısının korunması istendi.

Eski mermer ocağı ve sondaj sahaları incelendi

Heyetin ziyaret ettiği alanlardan biri de geçmişte mermer ocağı faaliyeti yürütülen saha oldu. Hasanabdal bölgesindeki oniks mermer projesine ilişkin “ÇED Gerekli Değildir” kararının, proje tanıtım dosyasındaki bilimsel ve teknik eksiklikler nedeniyle Van 4. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiği daha önce gündeme gelmişti. Zilan Ekoloji Platformu ve Van ÇEV-DER tarafından açılan dava kapsamında verilen kararın ardından, sahanın rehabilitasyonu ve çevresel tahribatın giderilmesi konusu da gündemdeki yerini koruyor.

Heyet, Zilan Vadisi’ndeki jeotermal sondaj alanları ile HES çevresindeki faaliyetleri de inceledi. Sondaj çalışmalarının su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam üzerindeki olası etkilerinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Ortak açıklamada, Zilan Vadisi’nden Erciş Ovası’na ve Van Gölü Havzası’na uzanan ekolojik bütünlüğün korunması, mevcut çevresel tahribatın giderilmesi, projelerin ve izinlerin yeniden değerlendirilmesi ve bölgenin bütüncül bir ekolojik koruma alanı ilan edilmesi talep edildi.

Saha incelemesine DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Erciş Belediyesi meclis üyeleri, DEM Parti Erciş İlçe Örgütü temsilcileri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eş başkanları, ARSÎSA Dil, Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği, Van Ekoloji Derneği, Zilan Ekoloji ve Çevre Platformu, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Van Barosu ve Van Barosu Çevre ve Ekoloji Komisyonu temsilcileri katıldı.