• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Türkiye’nin emeklilik sistemi ne yeterli ne de sürdürülebilir
Türkiye’nin emeklilik sistemi ne yeterli ne de sürdürülebilir
Süleyman Karan 30 Ekim 2026

Türkiye’nin emeklilik sistemi ne yeterli ne de sürdürülebilir

Türkiye’nin emeklilik sistemi ne yeterli ne de sürdürülebilir

 

Uzun zamandır hangi uluslararası kuruluşun küresel ya da bölgesel raporuna bakarsanız bakın; eğer olumludan olumsuza bir liste yapılmışsa, Türkiye’nin en son sıralarda yer aldığını, olumsuzdan olumluya bir sıralama söz konusuysa liderliğe oynadığını görüyorsunuz. Bu artık bir rutin oldu ve gerek siyasî iktidarın yolsuzluklarını ve beceriksizliklerini gerekse ekonomi yönetiminin çaresizliğini ortaya koyuyor. Aslına bakarsanız, Türkiye halklarının nasıl yoksullaştığını ve yoksunlaştığını birebir görüyorsunuz!

Yıllardır açlık sınırının altında bir gelire mahkûm edilmiş olan milyonlarca emeklinin hâli de bunlardan biri! Şimdi, büyük olasılılkla iktidar partisinin ve küçük ortağının, 2028 yılının baharında erken seçime gitme hazırlıkları sürecinde, emeklinin ağzına bir parmak bal çalmayı planlıyorlar, ancak emeklilik sistemi, her açıdan hata veriyor! İşte yine birkaç kurumun ortaklaşa hazırladığı bir rapordan çıkan sonuçlar…

DÜNYA NÜFUSUNUN YÜZDE 66’SINI KAPSAYAN EMEKLİLİK SİSTEMİ ENDEKSİ

Marsh tarafından CFA Institute ve Monash Center for Financial Studies ile işbirliği içinde hazırlanan ‘Marsh CFA Enstitüsü Küresel Emeklilik Endeksi 2026’ raporu, dünya çapında 55 emeklilik gelir sistemini karşılaştırarak yeterliliklerini, sürdürülebilirliklerini ve bütünlüklerini değerlendiriyor.

Rapor, önde gelen sistemleri belirliyor, performans değişikliklerini takip ediyor ve azalan doğum oranlarının ve daha uzun yaşam beklentilerinin, emeklilik güvenliğini nasıl etkilediğini inceliyor. Rapor ayrıca, emeklilik kapsamını genişletmek, fonlamayı ve yönetişimi güçlendirmek ve emeklilik düzenlemelerini iyileştirmek için reformlar öneriyor. Bulguları, politika yapıcıların, düzenleyicilerin ve emeklilik uzmanlarının sistemlerin zayıf noktaları belirlemelerine, reformları değerlendirmelerine ve mevcut ve gelecek nesiller için emeklilik sonuçlarını iyileştirmelerine yardımcı oluyor.

Rapor, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 66’sını kapsayan 55 emeklilik gelir sistemini, emeklilik yeterliliği, sürdürülebilirliği ve bütünlüğüne ilişkin 50’den fazla gösterge kullanarak sıralıyor.

HOLLANDA 85.8 PUANLA BİRİNCİ

Altı önde gelen emeklilik sistemini inceleyen raporda; Hollanda, Danimarka, İzlanda, Singapur, İsrail ve Avustralya A notu almış, Hollanda 85.8 ile en yüksek genel puanı korumuş. Raporda; yaşlanan nüfusun emeklilik fonlaması, emeklilik yaşları, işgücüne katılım, yatırım stratejileri ve gelecekteki emeklilerin mâlî güvenliği ele alınıyor.

Rapor, 2026’da önemli değişiklikleri analiz ediyor. Bunlar arasında Dominik Cumhuriyeti, Kenya ve Katar olmak üzere, yeni değerlendirilmeye alınan üç sistem ve 80 yaşındaki emeklilik gelirini de dikkate alan genişletilmiş bir emeklilik yeterliliği değerlendirmesi yer alıyor. Daha geniş kapsamlı emeklilik sistemi, daha güçlü finansman, iyileştirilmiş yönetim ve daha esnek emeklilik düzenlemeleri de dâhil olmak üzere pratik emeklilik reformları öneriliyor.

ÜÇ TEMEL ÖLÇÜT ÜZERİNDEN YAPILAN BİR DEĞERLENDİRME

Bu rapor, dünya çapındaki emeklilik gelir sistemlerini değerlendirmeyi ve karşılaştırmayı, güçlü ve zayıf yönlerini belirlemeyi ve politika yapıcıları emeklilik güvenliğini, sürdürülebilirliğini ve kamu güvenini iyileştiren reformlara yönlendirmeyi hedefliyor. 55 emeklilik gelir sistemini üç ölçüt, farklı ağırlıklar üzerinden değerlendiriliyor: Yeterlilik (yüzde 40), sürdürülebilirlik (yüzde 35) ve bütünlük (yüzde 25)…

Endeks, emeklilik sistemlerinin emeklilere ne kadar etkili destek sağladığını, uzun vadeli mâlî yükümlülükleri nasıl yönettiğini ve katılımcıları sağlam yönetim ve düzenlemeler yoluyla nasıl koruduğunu değerlendirmek için uluslararası bir ölçüt sunuyor.

2026 raporu ayrıca, azalan doğum oranlarının, artan yaşam beklentisinin ve değişen istihdam modellerinin emeklilik sistemlerini nasıl yeniden şekillendireceğini de inceliyor.

TÜRKİYE 46.6 PUANLA D KATEGORİSİNDE…

Küresel Emeklilik Endeksi’nde, Türkiye genel sıralamada 55 ülke arasında 54’üncü sırada, incelenen 19 Avrupa ülkesi arasında ise son sırada yer alıyor. Türkiye, endekste 46.6 puanla D notu almış. Bu puan 2025 yılında 48.2 seviyesindeymiş. Türkiye’nin emeklilik sisteminin uzun vadeli sürdürülebilirliğine ilişkin puanı 29.4 gibi oldukça düşük bir seviyede.

Türkiye’deki emeklilik sisteminin öne çıkan sorunları arasında dikkat çeken noktalara gelince… Emeklilik gelirlerinin yeterliliği, finansman yapısı ve uzun vadeli ödemeleri sürdürebilme kapasitesi kriterlerinde en zayıf performans gösteren ülkeler arasında yer alıyor.

EMEKLİLİK SİSTEMİNİ İNSANÎ KILMAK İÇİN DÖRT ACİL ÖNLEM

Raporda, Türkiye’nin puanını ve sıralamasını yükseltebilmesi için belli alanlarda somut adımların atılması gerektiği belirtiliyor. En düşük gelir grubundaki yaşlı bireylere sağlanan devlet destekli asgarî kamu emekli maaşlarının iyileştirilmesi ilk sırada yer alıyor. Otomatik katılımlı bireysel emeklilik sigortası gibi, işyeri temelli tamamlayıcı emeklilik planlarının kapsamının genişletilmesi, katkı paylarının ve biriken toplam fon varlıklarının artırılması önerilen bir diğer adım. Emeklilik dönemine hak kazanıldığında, biriken varlıkların toplu para olarak çekilmesi yerine, belirli bir kısmının zorunlu olarak düzenli aylık şeklinde ödenmesinin sağlanması da öyle… Küresel trendlere uygun olarak emeklilik yaşının, ortalama yaşam beklentisindeki artışa paralel şekilde, dinamik olarak güncellenmesi de raporda önerilen reformlar arasında yer alıyor.

HOLLANDA’DAKİ SİSTEM NASIL BAŞARILI OLUYOR?

Hollanda 2026 Küresel Emeklilik Endeksi’nde 85.8 gibi son derece yüksek bir puan alarak üst üste dördüncü kez dünyanın en iyi emeklilik sistemine sahip ülkesi seçildi. Hollanda’nın bu başarısının arkasında, endeksin üç ana alt endeksinde de dengeli ve üst düzey performans gösteren bir model yer alıyor.

Hollanda sistemini zirveye taşıyan ölçütlerin detayları ve arka planındaki etkenleri incelemek, Türkiye’nin eksiklerine ve yanlışlarına mercek tutmak açısından faydalı olabilir.

Hollanda emeklilik sisteminde emeklilerin yaşam standartlarını koruma gücü en üst düzeyde. Bu başarı iki temele dayanıyor. Devlet, Hollanda’da yaşayan veya çalışan herkese yaşlılık döneminde asgarî bir gelir güvencesi sunuyor. Bu taban maaş, bireylerin yoksulluk sınırının altına düşmesini engelliyor. Mâlûm Türkiye’de en düşük emekli maaşı bir yana, ortalama emekli maaşı bile açlık sınırının altında!

Hollanda’da istihdam edilen nüfusun yüzde 90’ının üzerinde bir oranı, sektörel veya kurumsal işyeri emeklilik planlarına otomatik olarak dâhil… Bu durum, emeklilikte sadece devlet maaşına bağımlı kalınmamasını, çalışırken elde edilen gelire yakın bir emeklilik gelirinin sürdürülmesini sağlıyor.

Fransa, Almanya gibi birçok gelişmiş Avrupa ülkesi nüfusun yaşlanması karşısında sürdürülebilirlik krizleri yaşayıp 40’lı, 50’li puanlarda kalırken, Hollanda 82.6 puanla, bu alanda da dünyadaki en dirençli sistemlerinden birine sahip.

‘TANIMLANMIŞ FAYDA’DAN ‘TANIMLANMIŞ KATKI’YA…

Hollanda emeklilik fonları, yatırım odaklı 1.5 trilyon Euro’nun üzerinde çok büyük bir varlık havuzunu yönetiyor. Bu devasa ulusal birikim, gelecekteki emekli maaşı ödemelerinin finansmanını güvence altına alarak bütçe üzerinde baskı oluşmamasını sağlıyor.

Hollanda, demografik riskleri azaltmak adına sistemini statik bırakmıyor. 2028 yılına kadar tamamlanması planlanan yasal geçişle birlikte sistem; işyeri emekliliklerini önceden taahhüt edilmiş sabit haklardan (tanımlanmış fayda), doğrudan ödenen katkı paylarına ve piyasa yatırım getirilerine dayanan esnek bireysel hesaplara (tanımlanmış katkı) dönüştürüyor. Bu esneklik, uzun vadeli finansal direnci daha da artırıyor.

Sistemin kurumsal işleyişi ve yurttaş nezdindeki şeffâflığı, Hollanda’ya 87.2 puanla ilk sırada olmasının önde gelen sebebi. Emeklilik fonlarının yönetimi son derece sıkı yasal denetimlere ve yönetişim ilkelerine tâbi. Fon yöneticilerinin katılımcıların çıkarlarını koruma zorunluluğu yasal olarak en üst düzeyde koruma altında. Ekonomik kriz dönemlerinde veya piyasa dalgalanmalarında, bireysel hakları koruyan mekanizmalar ve şeffâf iletişim kanalları sayesinde, toplumsal güven en yüksek seviyede tutuluyor.

Hollanda’yı diğer ülkelerden ayıran en büyük fark; sadece emeklisine bugün iyi bir maaş vermesi (yeterlilik) değil, bunun arkasında duran devasa yatırım fonları ve dinamik reformlarla gelecek nesiller için de finanse edilebilir kılmayı (sürdürülebilirlik) başarmış olması.

DEVLET DESTEKLİ DAĞILIM ESASLI MODELLERİN DERDİ

Küresel Emeklilik Endeksi’nde Türkiye, demografik açıdan genç ve dinamik nüfus yapısına sahip, ancak nüfus hızla yaşlanma eğiliminde… Yapısal açıdan, ağırlıklı olarak devlet destekli dağıtım esaslı modeli uygulayan, özel emeklilik fon birikimi düşük olan ülkeler incelendiğinde, bu ülkelerin de benzer krizlerle boğuştuğu ve genel olarak C ile D kategorileri arasında sıkıştığı görülüyor.

Sürdürelebilirlik krizi, Türkiye, Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerin ortak sorunu… Türkiye (29.4), Brezilya (32.1) ve Arjantin (31.2), endeksin sürdürülebilirlik sütununda dünyanın en zayıf performans gösteren ülkeleri arasında… Bu üç ülkede de emeklilik sistemi, büyük oranda çalışanların primleriyle mevcut emeklileri finanse eden kamu sistemine dayanıyor. Kayıtdışı istihdamın yüksekliği, erken emeklilik uygulamaları ve aktif/pasif oranının hızla bozulması, devlet bütçesi üzerinde devasa açıklar yaratıyor.

MEKSİKA SORUNU NASIL ÇÖZDÜ?

Meksika, Türkiye ile benzer sosyo-ekonomik dinamiklere sahip olmasına rağmen, 71.2 genel puan (B notu) alarak bu gruptan olumlu anlamda ciddi şekilde ayrışıyor. Meksika, geçtiğimiz yıllarda işveren katkı paylarını zorunlu olarak artıran ve ‘tanımlanmış katkı’ (bireysel fon fonlaması) modelini güçlendiren çok agresif reformları hayata geçirdi. Bu sayede, sürdürülebilirlik puanını 64.0 seviyesine çıkartarak gelecekteki emeklilik yükümlülüklerini güvence altına almaya başladı.

Söz konusu gelir yeterliliği sorunu oldu mu, Türkiye’nin gerisinde olan iki ülke dikkat çekiyor. Nüfus yapısı genç ve dinamik olan Hindistan (35.8) ve Endonezya (39.7), emeklilere ödenen maaşın satın alma gücü ve tabana yayılması (yeterlilik) konusunda Türkiye’den (46.5) daha da geride. Bu ülkelerde nüfusun çok büyük bir kısmı sosyal güvenlik şemsiyesinin tamamen dışında, yani kayıtdışı sektörde yaşlanıyor.

YAPISAL REFORMLAR ŞART OLDU

Türkiye’nin bu ölçütler arasında en güçlü olduğu alan güvenilirlik ve denetim… Türkiye, demografik açıdan benzer ülkelere kıyasla ‘güvenilirlik/bütünlük’ ölçütünde 71.0 puanla, Arjantin (43.5), Filipinler (35.7) ve Hindistan’ın (67.3) önünde yer alıyor. Türkiye’de BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) altyapısının yasal denetim mekanizmaları, fonların şeffâflığı ve kurumsal yönetimi birçok gelişmekte olan ülkeye göre daha iyi düzenlenmiş ve güvenli.

Türkiye ile benzer demografik ve yapısal özelliklere sahip ülkelerin verileri, sadece kamuya dayalı dağıtım sistemlerinin oldukça zorlandığını ortaya koyuyor. Meksika gibi bireysel fonlamayı ve zorunlu işyeri emeklilik birikimlerini artıran ülkelerde sistem rahatlıyor; reformları erteleyen Türkiye, Arjantın ve Brezilya gibi ülkeler yaşlanan nüfus dalgası karşısında endeksin en alt sıralarına geriliyor.

Tabii bu uluslararası kuruluşarın önerdiği reformlar günümüz kapitalizminin sınırları içinde soruna bir çözüm arıyor. Bu rapor hazırlanırken, Şili’nin tümüyle özelleştirilen emeklilik sistemi büyük bir çöküş yaşadı, küresel piyasalarda Şili’nin emeklilk fonları 7.7 milyar dolarlık zarara uğradı. Şimdi emeklilere nasıl maaş verebileceklerini kara kara düşünüyorlar! Bu da gösteriyor ki, emeklilik sistemi yeniden yapılandırılırken, devlet ve özel emeklilik fonları arasında dengeli bir sisteme geçiş, şimdilik en sürdürülebilir ve güvenli olanı…

* ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.