• Ana Sayfa
  • Kadın
  • ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ | Gültan Kışanak: ‘Barışı kuracağımıza inanıyorum’

‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ | Gültan Kışanak: ‘Barışı kuracağımıza inanıyorum’

Gazeteci, yazar, akademisyen, siyasetçi ve aktivist kadınların çağrısıyla düzenlenen “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansı başladı.

‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ | Gültan Kışanak: ‘Barışı kuracağımıza inanıyorum’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 31 Ekim 2026 11:23
  • Güncellenme: 31 Ekim 2026 13:28

Müzisyen İlkay Akkaya’nın müzik dinletisinin ardından başlayan “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansının ilk oturumunda, “Özgürlükler, demokrasi, adalet ve eşit yurttaşlık” başlığı tartışılacak.

İki gün sürecek olan konferansın ilk oturumunda Kürt siyasetçi Gültan Kışanak, “Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi” üyesi Feride Eralp, siyasetçi Zeynep Altıok Akatlı, yazar Hidayet Şefkatli Tuksal ve siyaset bilimci Füsun Üstel konuşmacı olarak yer alıyor.

Kışanak: Özgürlük denilen şey bence bizde başlayıp bizde bitiyor

Konferansın ilk oturumunda konuşan Kışanak, özgürlük fikrinin kadınlar için eril toplumsal düzenin boşluklarından sızarak mümkün olabileceğine dikkat çekerek, “Özgürlük denilen şeyin talep edilen, rica edilen, yasalarla sağlanan bir şeyin olmadığını ilk gençlik yıllarımda anladım” dedi.

Konuşmasının devamında Kışanak, “Annemden, babamdan dışarı çıkarken izin istiyorum ama ‘Eyleme gitme, eve geç gelme diyorlar. Bu benim özgürlüğümü kısıtlıyor. Bir gün izin almadan çıkmayı öğrendim. Erkeklerle karma kurumlarda siyaset yaparken de senin konuşmalarına izin vermelerini ya da takdir etmelerini bekliyorsun. Sonra izin almadan konuşulabileceğini öğrendim. Polisle karşılaştığında o barikatı açmanın onun iznine değil de senin iradene ve gücüne bağlı olduğunu gördüm. Özgürlük denilen şey bence bizde başlayıp bizde bitiyor” ifadelerini kullandı.

“Toplumsal mutabakat kurulabilirse hiçbir iktidar engel olamaz”

“Bu bilme hali bize sorumluluklar yükledi” diyen Kışanak, şöyle devam etti:

“Bugün buradayız, konuşuyoruz, biliyoruz artık. Buradan çıkıp gidince; mahallemizde, ailemizde, sokağımızda, iş yerimizde, okulumuzda ‘Kürt sorununu çözmek bizim sorunumuzdur’ diyen bir sorumluluk duygusuyla hareket edersek, iktidarın öyle düşündüğü ya da böyle düşündüğünün hiçbir kıymeti yok. Biz bu barışı gerçekleştirebiliriz. Anayasa da yapabiliriz. Anayasa dediğin toplumsal sözleşmedir. Toplumsal mutabakat kurulabilirse hiçbir iktidar bunun önünde engel olamaz. Barışı kuracağımıza inanıyorum”

Eralp: Ne kadar nüfus, o kadar vergi… Bunun aracı kadınların bedeni

İlk oturumda söz alan bir diğer isim olan “Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi” üyesi Feride Eralp ise Türkiye’de barış süreci gündemdeyken, savaşın ve güvenlik söyleminin kadın bedeni ve kadınların yaşamını hedef alarak örgütlendiğini hatırlatarak, devletin aile, nüfus ve güvenlik politikalarıyla bu söylemle ilişkisini şöyle tarif etti: 

“Barış ve çatışmasızlık derken bugün güvenliğin nereden tarif edildiğini de görmemiz lazım. Kimlere rağmen, kimleri tehdit olarak görerek tarif ediliyor, bunu da düşünmemiz lazım. Evlenme hızı düşüyor, boşanma hızı artıyor dolayısıyla nüfus artış hızı düşüyor. Bu neden endişe yaratıyor? Eğer nüfus artmazsa Türkiye Bangladeş’le nasıl rekabet edecek? ‘Fabrikanı Mısır’a kaydırma bende yeterinde ucuz iş gücü var’ diye nasıl diyecek? Mekke Anlaşması’nı konuşuyoruz bugün. Ne vadedecek Suudi Arabistan’a? Nasıl ben NATO’nun ikinci büyük ordusuyum diyecek. Kadın doğurmalı ki nüfus ve ekonomi büyüsün değil mi? Ne kadar çok nüfus o kadar çok vergi, devletin hazinesi büyüsün ki daha iyi soyabilelim. Ve bunun aracı kadınların bedeni. Ailem güvende derken de neslin korunmasından bahsediyorlar, oradaki vurgu nesil emniyeti. Yani patriyarkal soy bağı.” “Bugün neye karar verildi? Doğum oranlarının düşmesinin sebebi LGBT artılar.”

Akatlı: Barış kültürü, şiddet kültürünün içinde eritildi

İletişimci Eski CHP Milletvekili Zeynep Altıok Ataklı ise konferansta yapacağı konuşmanın çerçevesini “şiddet rejiminde kadın olmak” olarak belirlediğini söyledi.

Türkiye’de siyasetin eril şiddet diliyle kurgulandığının altını çizen Akat, “Barışı konuştuğumuz her seferde yeniden aynı heyecan ve inançla sahiplenirken siyasetin dilini, hangi dilin bize öğretildiğini, hangi dili farkında olmadan benimsediğimizi, muhalefetin kendi için birbiriyle yürüttüğü tartışmalarda bile iktidarın dilini benimsediğine bakarak şiddet kültürünün içinde barış kültürünün eritildiğini ve bu dili konuşalım istiyorum” diye konuştu.

“Her şeyin suç olarak geri döndüğü, öğretilmiş tahrik olma cumhuriyetindeyiz”

Altıok Akatlı ayrıca, ataerkil toplumda başka pek çok dezavantajlı kimlikle beraber kadın olarak var olmanın zorluğuna vurgu yaparak şöyle devam etti:

“Aterkil toplumlarda ya da bu kadar şiddet öğretilmiş toplumlarda kadın olmak zor ama; kadın ve Kürt olmak, kadın Kürt ve Alevi olmak, kadın Kürt Alevi ve bekar olmak, kadın Kürt Alevi işçi olmak, dul olmak, boşanmış olmak, yaşamın içinde var olmaya çalışmak, LGBTİ+ olmak ya da inançsız olmak, her şeyin bir suç olarak geri döndüğü öğretilmiş tahrik olma cumhuriyetindeyiz. Kendinden olmayanın tahrik olma özgürlüğünü alabildiğine savunan bir şiddet kültürünün içerisinde barış demeyi sürdüren kadınlar olmak istiyoruz.”


Konferans, ilk konuşmaların ardından forum şeklinde devam edecek.

İki oturum şeklinde gerçekleşecek olan forumlarda kapitalizm, emek sömürüsü, toplumsal cinsiyet eşitliği ve özgürlükler mücadelesi başlıkları konuşulacak.

Konferansın imzacıları:

Arzu Gamze Kılınç, Arzu Erdoğan, Arzu Yılmaz, Ayla Akat Ata, Ayşe Berktay, Ayşe Gül Altınay, Ayşegül Devecioğlu, Bermal Küçük, Berrin Sönmez, Besna Tosun, Beyza Üstün, Bircan Yorulmaz, Birsen Atakan, Büşra Ersanlı, Canan Kaftancıoğlu, Ceren Önder Kandemir, Ceren Salmanoğlu, Çağlar Demirel, Çilem Küçükkeleş, Dilan Aydın, Ekin Yeter, Eren Keskin, Esra Mungan, Eylem Aktaş, Fatma Bostan Ünsal, Fatma Gök, Ferda Fahrioğlu Akın, Feryal Öney, Filiz Kerestecioğlu, Füsun Demirel, Füsun Üstel, Gözde Şeker, Güldestan Yüce, Güley Bor, Gülseren Onanç, Gülsüm Elvan, Gülsüm Kav, Gültan Kışanak, Gülten Kaya, Hadiye Yolcu, Hatice Erbay, Hüda Kaya, Hüsne Gölbaşı, Işıl Ünal, İlkay Akkaya, Jülide Kural, Mücella Yapıcı, Nadire Mater, Nezahat Teke, Nimet Tanrıkulu, Nur Sürer, Nurhayat Altun, Onur Bütün, Oya Ersoy, Özgür Sevgi Göral, Perva İnal, Pervin Buldan, Pınar Aydınlar, Pınar Dinç, Rakel Dink, Raziye Öztürk, Rojda Bedia Akkaya, Rugeş Filiz, Rümeysa Çamdereli, Sebahat Tuncel, Selda Öztürk, Sema Kaygusuz, Sema Kılıçer, Sümeyye Kavuncu, Şebnem Korur Fincancı, Şebnem Oğuz, Tuğçe Tatari, Yakın Ertürk, Yasemin Özgün, Yıldız Önen, Zeliha Burcu Acar, Zeynep Altıok, Zeynep Duygu Ağbayır, Zeynep Ocak, Zilan Leventoğlu.