Almanya’da Z kuşağı protestoları sonrası Dobrindt’in göçmen karşıtı sözlerine tepki

Almanya’da 30’dan fazla kentte düzenlenen Z kuşağı protestolarının ardından İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in göstericiler için kullandığı “göçmen vandallar” ifadesi tepki çekti ve tartışma yarattı.

Almanya’da Z kuşağı protestoları sonrası Dobrindt’in göçmen karşıtı sözlerine tepki
Almanya’da Z kuşağı protestoları sonrası Dobrindt’in göçmen karşıtı sözlerine tepki
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 3 Kasım 2026 19:59

Almanya’da hafta sonunda Z kuşağı hareketinin çağrısıyla 30’dan fazla kentte düzenlenen gençlik protestolarının yankıları sürüyor. Gösterilerin ardından gençlerin toplumsal ve siyasi taleplerinden çok, Başbakan Friedrich Merz’in koalisyon hükümetinde yer alan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in açıklamaları gündeme geldi.

Dobrindt’in protestolar sırasında yaşanan olaylardan “şiddet yanlısı sol grupları ve göçmenleri” sorumlu tutması ve göstericiler için “göçmen çevrelerinden gelen vandallar” ifadesini kullanması, hem muhalefet partilerinin hem de koalisyon hükümetinin ortakları Hristiyan Demokratik Birlik (CDU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) temsilcilerinin tepkisine yol açtı.

Pistorius: Bu ayrımı yapmaya ne zaman son vereceğiz?

SPD’li Savunma Bakanı Boris Pistorius, Dobrindt’in “göçmen çevrelerinden gelen vandallar” tanımlamasına katılmadığını açıkladı. ZDF televizyon kanalının yayınına katılan Pistorius, kullanılan ifadenin göçmen kökenli insanları topluca hedef alan bir yaklaşım oluşturduğuna dikkat çekti.

Pistorius, “Göçmen gruplar derken kimleri kastediyoruz? Bunlar, üçüncü kuşaktır Almanya’da yaşayan ve Alman vatandaşı olan insanlar mı? Bu ayrımı yapmaya ne zaman son vereceğiz? Bence bu, bizi yanlış bir yöne götürüyor” dedi.

Eğitim Bakanı Prien: Mesele pasaport değil

CDU’lu Eğitim Bakanı Karin Prien de Deutschlandfunk’a yaptığı açıklamada, protestolar sırasında yaşanan olayların entegrasyon politikalarını yeniden tartışmaya açtığını belirtti.

Yaşananların “entegrasyonun nasıl daha başarılı olabileceği sorusunu” gündeme getirdiğini söyleyen Prien, önyargıları körükleyen yaklaşımların siyasi açıdan da yanlış olacağını vurguladı.

Prien, “Entegrasyonun neden bazı gruplarda diğerlerine göre daha az başarılı olduğu sorusuna yanıt bulunması gerekir. Burada mesele pasaport değil. Mesele şu: İnsanlar neden toplumumuza uyum sağlayamadı ve bunun gelecekte daha iyi işlemesi için ne yapılmalı?” ifadelerini kullandı.

Pawlik: Asıl soru insanların neden şiddete başvurduğu

Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Natalie Pawlik de tartışmaya ilişkin açıklamasında, “peşin hükümler” ve “genelleyici grup atıflarından” kaçınılması gerektiğini söyledi.

SPD’li Pawlik, bu tür ifadelerin barışçıl gösterilere katılan ya da polis ve acil yardım hizmetlerinde görev yapan göçmen kökenli kişileri de etkilediğine dikkat çekti.

Şiddetin meşrulaştırılabilecek hiçbir gerekçesi olmadığını ve suç işleyenlerin cezalandırılması gerektiğini belirten Pawlik, gençlerin neden şiddet eylemlerine yöneldiğinin de tartışılması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda gelecek umudunun azalması, dışlanma deneyimleri ve entegrasyon sorunları gibi zor konuların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Pawlik, “Burada asıl sorulması gereken, bireylerin nereden geldikleri değildir, neden şiddete başvurdukları sorusudur” dedi.

Muhalefet partilerinden Dobrindt’e eleştiri

Sol Parti Eş Genel Başkanı Luigi Pantisano da Dobrindt’in sözlerine tepki gösterdi. Pantisano, açıklamayı “Almanya’da, bir grubu damgalayarak göçmen karşıtlığını kışkırtmayı hedefleyen ucuz bir girişim” olarak nitelendirdi.

Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Felix Banaszak ise Dobrindt’i belirli bir grubu ayrım gözetmeksizin topluca suçlayan bir söylem kullanmakla eleştirdi. Banaszak, İçişleri Bakanı’nın ülke nüfusunun bir bölümünü “topluma ait olmayanlar” şeklinde damgaladığını belirtti.

Yeşiller Partisi Gençlik Örgütü Eş Başkanı Luis Bobga da Almanya nüfusunun yaklaşık üçte birinin göçmen kökenli olduğunu hatırlattı. Bobga, heterojen bir topluluğun tamamını hedef alan genellemelerin hiçbir anlam taşımadığını ifade etti.