Portre | Cumhuriyetçilerin hedefindeki isim kazandı: Yeni Michigan Senatörü Abdul El-Sayed kimdir?

Michigan’daki ara seçimlerde zafere ulaşan Abdul El-Sayed, ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü unvanını kazandı. Sosyalist kanadın desteği, sağlık reformu vaatleri ve İsrail karşıtı tutumuyla öne çıkan El-Sayed, Cumhuriyetçilerin “antisemitizm” ve “islami aşırılık yanlılığı” suçlamalarına rağmen sandıktan zaferle çıktı.

Portre | Cumhuriyetçilerin hedefindeki isim kazandı: Yeni Michigan Senatörü Abdul El-Sayed kimdir?
Portre | Cumhuriyetçilerin hedefindeki isim kazandı: Yeni Michigan Senatörü Abdul El-Sayed kimdir?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Kasım 2026 15:17
  • Güncellenme: 4 Kasım 2026 15:53

ABD’de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki yarışın geçmişten bu yana çekişmeli geçtiği “salıncak eyaletlerden” biri olan Michigan’da, dün gerçekleşen ara seçimlerin ardından bir ilk yaşandı.

Decision Desk HQ‘nun yayınladığı resmi olmayan sonuçlara göre, Demokratik Sosyalist (DSA) kanadın seçim kampanyasını mobilize ettiği Filistin destekçisi Müslüman aday Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı mağlup ederek “Üst Kamaraya” (Senato) seçilen ilk Müslüman Amerikalı oldu.

Sayed, 1 milyon 583 bin 684 oy alarak yüzde 50,6 oy oranına ulaştı. Rogers ise 1 milyon 486 bin 235 oy alarak yüzde 47,5 oy oranında kaldı.

İki aday arasındaki fark 97 bin oyu aşarken, oy sayımının devam etmesi nedeniyle yarışın kesin sonucu henüz belli olmadı.

Mısır kökenli 42 yaşındaki Sayed, Michigan’da 4 Ağustos’ta yapılan ön seçimleri kazanarak Demokrat Partinin adayı olmuştu.

El-Sayed’in “yeniden dağıtımcı” seçim vaatleri neler?

42 yaşındaki halk sağlığı uzmanı El-Sayed, Michigan’da yürüttüğü seçim kampanyası boyunca çalışan ailelerin yaşam maliyetlerini düşürmeye ve iç siyasette özel şirketlerin lobi nüfuzunu azaltmaya odaklandı.

Aday profili itibarıyla New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye benzetilen El Sayed’in en çok öne çıkan vaadi ise devlet tarafından finanse edilen evrensel sağlık hizmeti programı “Herkes İçin Sağlık Sigortası” (Medicare for All) oldu.

Siyasetçinin, Demokratlar arasında bile tartışma yaratacak yeniden dağıtımcı seçim vaatleri arasında ayrıca çalışan ailelerin geçim sıkıntısını hafifletmeye yönelik ekonomik politikalar ve enflasyonla mücadele adımları yer alıyor.

Cumhuriyetçilerden “antisemitizm” ve “islami radikallik” suçlamaları

El Sayed’in rakibi, eski bir Kongre üyesi ve FBI yetkilisi olan 63 yaşındaki rakibi Mike Rogers ise yarışa Trump’ın ve ulusal düzeydeki Cumhuriyetçilerin güçlü desteğiyle girdi. Rogers; El-Sayed’in reddettiği ve herhangi bir kanıtla desteklenmeyen “Müslüman Kardeşler ile bağı olduğu” iddiaları üzerinden, rakibini İslami aşırılık yanlılarına sempati duyan radikal bir aday olarak göstermeye çalıştı.

Demokratlar ise El-Sayed’e yönelik bu saldırıların İslamofobik klişelere dayandığını belirtti. Rogers ayrıca, El-Sayed’in ABD’nin İsrail’e yaptığı askeri yardıma karşı çıkmasından ve İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirmesinden rahatsızlık duyacağı düşünülen Yahudi seçmenlerin desteğini kazanmak için de ciddi bir çaba harcadı.

Ancak Rogers, seçmenlerin ekonomiyle ilgili endişelerini ve Trump’ın düşük onay oranlarını aşmakta zorlandı. İran’daki savaş ve ABD’nin Kanada ile yaşadığı ticaret anlaşmazlığı konularında Trump’la ters düştü.

Trump ve Vance de hedefe oturttu

Trump ve Başkan Yardımcısı Vance de, ara seçimlerden önceki günlerde kilit eyaletlerdeki son siyasi hamlelerinin bir parçası olarak Michigan’ı ziyaret etti.

Trump, El-Sayed’in müslüman ve “ilerici” kimliğini hedef alarak Demokrat adayı “şiddet yanlısı bir terörist” olarak etiketledi.

El-Sayed, üst düzey isimler de dahil Cumhuriyetçi siyasetçiler tarafından hedef alınmasına şöyle yanıt verdi:

“İnsanların benzin ya da gıda masraflarını karşılayamamasının, doktora gidememesinin veya soludukları hava ve içtikleri su için kaygılanmasının nedeni benim adım ya da inancım değil. Ortalama bir Amerikalıdan biraz farklı ibadet ediyor olabilirim ama aynı şeyler için dua ediyoruz.”

ABD’de hedef alınan Türk yayıncı Hasan Piker’in desteği 

Bu yaz yapılan Demokrat Parti ön seçimlerinde El-Sayed’e kaybeden Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Haley Stevens, emekli olan Senatör Gary Peters’ın (Demokrat) Senato koltuğu için yapılan seçimden birkaç gün önce sürpriz şekilde Rogers’ı desteklediğini açıklayarak partili Demokratları öfkelendirdi.

Stevens’ın ekibindeki çalışanlar bu açıklamanın ardından istifa etti. Stevens’ın bu açıklamasının ardından sadece dört saat içinde El-Sayed için 1,2 milyon dolar bağış topladığını bildirdi.

Öte yandan Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi, bu adımının “nefrete” (El-Sayed’i nefret söylemiyle suçluyordu) ve El-Sayed’in, DSA’ya (Amerika Demokratik Sosyalistleri)  yakınlığıyla bilinen Türk kökenli internet yayıncısı Hasan Piker ile olan bağlarına bir yanıt olduğunu söyledi.

Hasan Piker, 11 Eylül saldırılarında ABD’nin sorumluluğu , İsrail-Filistin çatışmasındaki net Filistin yanlısı duruşu, ABD’nin Ortadoğu politikası ve ülkede giderek yükselen kültür savaşlarına dair tavizsiz söylemleri nedeniyle son yıllarda Başkan Donald Trump da dahil üst düzey Cumhuriyetçiler tarafından hedef haline getirilen ve sık sık “aşırılık yanlısı” olmakla suçlanan isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Gençler üzerindeki güçlü etkisini Andrew Tate ve Ben Shapiro gibi sağcı internet figürleriyle girdiği kavgalarla ve agresif yayın üslubuyla birleştiren Piker, geleneksel siyaset ve medya normlarının dışına çıkarak ABD dijital kültürünün sol siyasetten yana en etkili aktörlerinden biri oldu.

Demokrat kanatta El-Sayed çatlağı

Ancak El-Sayed’e Demokratların üst düzeyinden gelen destek konusundaki bu mutabakat adaylık sürecinin başında geçerli değildi. Zor bir kampanya süreci geçiren Mısır kökenli ABD’li siyasetçi; Demokratların içinde Zohran Mamdani’nin kampanyasını da büyüten sosyalist kanada yakınlığı, kamu harcamalarını artırmayı hedefleyen kamucu seçim vaatleri, Filistin’e açık desteği ve İsrail karşıtı tutumuyla kısa sürede ABD siyasetinin müesses nizamıyla yakın ilişkiler içindeki liberal parti elitlerini rahatsız etti.

Çocukluğu ve okul yılları 

Abdul El-Sayed, 31 Ekim 1984’te ABD’nin Michigan eyaletine bağlı Rochester Hills kasabasında doğdu. Babası Mohamed El-Sayed, 1970’lerde Mısır’ın İskenderiye şehrinden Amerika’ya göç etmiş bir mühendis, annesi Fatten El-Komy ise bir hemşiredir. El-Sayed henüz üç yaşındayken anne ve babası boşanmış, sonrasında babası ve kırsal kesimden gelen Amerikalı Hıristiyan üvey annesi Jacqueline tarafından, farklı kültürlerin harmanlandığı çok kültürlü bir aile ortamında büyütüldü.

Michigan’da devlet okullarında eğitim gören El-Sayed, Bloomfield Hills Andover Lisesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında akademik başarısının yanı sıra sporla da yakından ilgilendi; Amerikan futbolu, güreş ve lakros (lacrosse) takımlarında oynadı, futbol ve lakros takımlarında kaptanlık yaptı.

Lisans eğitimini Michigan Üniversitesi’nde (University of Michigan) biyoloji ve siyaset bilimi alanlarında tamamladı. Bu dönemde okulun kulüp lakros takımında yer aldı ve yüksek derecelerle (onur derecesiyle) mezun oldu.

Tıp eğitimi

Ardından Oxford Üniversitesi’ne (Oriel College) kabul edildi. Burada dünyanın en saygın akademik burslarından biri olan Rhodes Bursu’nu (Rhodes Scholar) alarak Oxford’da kamu sağlığı alanında doktora (DPhil) derecesi sahibi oldu. El-Sayed ayrıca, Oxford’daki erkek lakros takımının da kaptanlığını yürüttü.

Oxford’daki doktorasının ardından Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geçen 42 yaşındaki siyasetçi, buradan tıp doktoru (MD) unvanını aldı. El-Sayed akademik kariyerine Columbia Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’nda (Mailman School of Public Health) epidemiyoloji alanında yardımcı profesör olarak devam etti.