Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yargı kararlarını eleştirerek, Selahattin Demirtaş’ın 10 yıldır Edirne Cezaevi’nde tutulmasına tepki gösterdi. Ekmen, “Eğer o da bu siyasi iktidara boyun eğse, kendini elverişli bir araca dönüştürmenin ipuçlarını verecek olsa şüphesiz çoktan tahliye edilmiş olabilirdi” dedi.
Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Genel Kurul konuşmasında 4 Kasım tutuklamalarının 10’uncu yıl dönümü olduğunu hatırlatarak şöyle dedi:
Ekmen, şöyle devam etti:
Sayın Celal Fırat dün paylaşım yaptı, Alpaslan Kuytul ailesi ve sevenlerinin apaçık bir zulme nasıl maruz bırakıldığıdır. Dini konularda sizin gibi, bizim gibi düşünmek zorunda mıdır herkes? Sizin gibi düşünmüyor oluşu onun yargı eliyle tecziyesine, tutuklandığı yetmiyormuş gibi Türkiye’nin dört bir yanına gönderilmek suretiyle ailesinin, avukatlarının, severlerinin ayrıca bir zulme maruz kalmasını nasıl anlayabiliriz? Tabii, bu zulüm bugünün de meselesi değil. İki tane örneği evvela konuşacağız: Sayın Selahattin Demirtaş on yıl önce tutuklandığında kendisine değil, ailesine de zulmetmek için Edirne’ye gönderildi, on yıldır Edirne’de. Ailesi kaza geçirdi, kaç kez önemli sorunlar yaşadılar ve on yıldır ‘Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini engelleyen şey nedir?’ diye sorduğunuzda tek bir cümleyle cevap verilebilir: ‘Boyun eğmemiştir.’ Eğer o da bu siyasi iktidara boyun eğse, kendini elverişli bir araca dönüştürmenin ipuçlarını verecek olsa şüphesiz çoktan tahliye edilmiş olabilirdi. Peki, bugün biz bugün itibarıyla dağda elinde silah tutan örgüt üyelerine ‘Gel, Türkiye’de siyaset yapabilirsin.’ derken Selahattin Demirtaş’ı ve bu kadar belediye başkanını, bu kadar gazeteciyi içeriye tıkarak Türkiye’de nasıl bir siyasi, demokratik meşru zemin olduğunu savunabiliriz?
“AK Parti, milletvekili görevlerine cezaevi ziyaretlerini de ekledi”
Geçen hafta burada bir konuşma yaptım, milletvekilinin 3 görevinden bahsettim: Seçim bölgesi, Meclis çalışmaları, parti genel merkezinin görevleri. Son üç yıldır ağırlıklı olarak buna, AK Parti yargı pratiği, AK Parti iktidarı yeni bir şey ekledi; cezaevi ziyaretleri. Şöyle bir bakıyorum, son bir ay içerisinde Silivri’de Şerafettin Can Atalay ile Osman Kavala’yı ziyaret etmişim, Resul Emrah Şahan’ı ziyaret etmişim. Türkiye’de fiyat manipülasyonu yapılıyor diye ‘ihracatçılar ve çürükçüler’ diye bilinen meyve suyu firmasına yok pahasına meyve satan 40 tane tüccarımız tutuklanmış; onlardan 10 kişiyi ziyaret etmişim. Gazeteci İsmail Arı ve Ali Tarakçı’yı ziyaret etmişim. Yine, Sincan Cezaevinde eski Van Milletvekili Nazmi Gür’ü ziyaret etmişim. Tarsus Cezaevinde Abdullah Özdemir’i bir kez onu da Adana’ya gönderdiler ailesine eziyet olsun diye. Sayın Vahap Seçer’i 2 kez ziyaret etmişim. Böyle bir siyasi istatistik olabilir mi? Bir milletvekilinin çalışma başlıkları arasında cezaevi ziyaretleri ama bu ülkeyi siz yarattınız, bu yargı düzenini siz yarattınız. Şimdi, Sayın Bakan çıkmış, kırk beşinci gününde diyor ki: ‘Burada kapsamlı bir suç yapılanması var.’ Allah aşkına, bunun böyle olduğunu ilk gün, ilk saatten itibaren biz burada defalarca ifade etmedik mi?”
Ekmen’den ‘fon’ çıkışı: “Örgüt var siyasetçi yok mu?”
Konuşmasında fon soruşturmasına da değinen Ekmen, “Peki, bir örgüt var, bir yapılanma var, bürokrasiden alınanlar var, iş dünyasından alınanlar var. Yahu, bir siyasetçi yok mu bunlar arasında? İfade veren birinin ifade verdiğini ama ne zaman, nerede, nasıl girip çıktığını da bilmiyoruz, Sayın Fatma Betül Sayan Kaya. Bir milletvekili var, önce salıverildi, sonra tutuklandı. Bunun dışında hiçbir valinin ismi geçmiyor mu arkadaşlar? Mesela size bir örnek vereyim: Oğlunun bu konulara çokça alakası olduğu ifade edilen Sayın İdris Akbıyık. AK Parti’lilere söylüyorum: AK Parti teşkilatına gidin sorun, Hakkari’de nasıl bir valilik yapmış? Hakkari’de nasıl bir kayyımlık yapmış? Vatandaşla ilişkisi neymiş, siyasetçiyle ilişkisi neymiş? O gün bunun hesabını sorsaydınız belki bugün bu olay olmazdı. Eğer BDDK Başkan Yardımcısı denetlemekle yükümlü olduğu onlarca banka yöneticisini düğün törenine davet edip onlardan yüzlerce gram ya da blok hâlinde para ya da altını örtülü bir rüşvet olarak aldığında bir işlem yapmış olsaydınız belki bugün bu olay olmazdı. Maalesef bugün de bu olaya da cerrah titizliğiyle yaklaştığınızı ifade ediyorsunuz ama hasta kanamadan ölmek üzere” ifadelerini kullandı. (ANKA)



