DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Meclis Genel Kurulu’nda 4 Kasım 2016 tarihinde Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik düzenlenen operasyonlara dair değerlendirmelerde bulundu.
HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile HDP’li milletvekillerinin gece saatlerinde gözaltına alınarak tutuklandığını ve 10 yıldır cezaevinde tutulduklarını hatırlatan Eren, “O gece siyasi darbeyle başlayıp devam eden 10 yıllık hukuksuzluk, Türkiye’de demokrasi ve adalet tarihine kara bir leke olarak kazındı. Milyonlarca seçmenin iradesine kelepçe vuruldu, halkın seçilmiş iradesi zindanlara konuldu. 20 Mayıs 2016’da Genel Kurul salonunda dokunulmazlıklar kaldırıldı. O gün iktidar vekilleri birlikte fotoğraflar çektirip zafer naraları atıyorlardı. Neyin zaferini kutladınız o gün arkadaşlar? Bir siyasi partinin eş genel başkanlarının tutuklanmasını mı? Milyonlarca yurttaşın oy verdiği partinin genel merkezine polis baskını yapılmasını mı? Seçilmiş milletvekillerinin evlerinden alınmasını mı?” ifadelerini kullandı.
‘Bunun adı rehin politikasıdır’
Yasanın onaylanmasının ardından mitinglerin, basın açıklamalarının yasaklandığını röportajların suç sayıldığını belirten Eren, “Bir tweetle linç kampanyası başlattınız. Arkadaşlarımızı ölümlerle andınız. Devletin birliği bozluyor dediniz. Sahte belgelerle, imzasız bilgi notlarıyla, gizli tanıklarla algı yarattınız. Mahkemelerde tek bir gerçek kanıt sunamadınız. Yıllar sonra hakikat ortaya çıktı, arkadaşlarımız beraat etti. Beraat ettiler ama özgürlüklerine kavuşamadılar. Bu dosyada 5 defa karar veren AİHM, tutuklamaların siyaseti susturmak için yapıldığını söyledi. İktidar ‘hamlemizi yaparız’ dedi. Talimatı alan yargı arkadaşlarımızı tutsak etmeye devam ediyor. Dosya bir yılı aşkındır istinafta bekliyor, tahliye talebine ses yok. Kesinleşmiş mahkûmiyet yok, 10 yıllık tutsaklık var. Bunun adı rehin politikasıdır” diye konuştu.
‘Adalet olmadan barış olmaz’
İktidarın savaş dönemi düşman hukukunu Kürtlere, devrimcilere ve sosyalistlere uygulamaya devam ettiğini belirten Eren, “Bugün barış ve demokratikleşme adına yeni bir dönemin kapısını aralamaya çalışıyoruz. Meclis raporunda da demokratikleşme yönünde atılması gereken adımlar ortaya konuldu. Barışın samimiyeti sözlerle değil, atılan adımlarla ölçülür. Kobanê Davası’nda hukukun gereğinin yerine getirilmesi de barış ve demokratik toplum sürecinin önemli güvencelerinden bir olacak. Bunun için çerçeve yasa gerekmiyor. MGK onayı gerekmiyor. Anayasa’yı ve AİHM kararlarını uygulayın, yeter! Bir yandan barışın kapısını aralarken diğer yandan demokratik siyasetin kapısını kilitleyemezsiniz. On yıl geçti. Mahkeme kararları ortada. Hukuki yükümlülükler ortada. Eksik olan şey adalet. Adalet olmadan barış olmaz” diye konuştu.
Barışın yolunun tutsak siyasetçilerin serbest bırakılmasından geçtiğini ifade eden Eren, tutuklu siyasetçilerin isimlerini saydı. Tutuklu HDP’li siyasetçileri selamlayan Eren, tahliyelerini istedi.




