• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Şüpheli ölüm, bir ay sonra defin: Demokratik Kongolu Cedric Mosindo nasıl öldü?

Şüpheli ölüm, bir ay sonra defin: Demokratik Kongolu Cedric Mosindo nasıl öldü?

Mosindo’nun cenazesi, birinci derece akrabası olmadığı için Fransa’da yaşayan amcası tarafından vekâlet gönderilene kadar bekletildi. Savcılık tarafından ölümü şüpheli bulunurken mülteci dayanışma dernekleri ve avukatlar davanın açılmasını bekliyor. “Hiçbir insan böylesi bir ölümü hak etmiyor” diyen hak savunucuları İlke TV’ye konuştu.

Şüpheli ölüm, bir ay sonra defin: Demokratik Kongolu Cedric Mosindo nasıl öldü?
  • Yayınlanma: 6 Kasım 2026 16:36

İzmir’de yaşayan Demokratik Kongolu mülteci Cedric Mosindo 3 Ekim’de çatıdan düşerek hayatını kaybetti. Birileri tarafından kovalanırken çatıdan düştüğü belirtilen mültecinin cenaze defin işlemi ancak bir ay sonra yapılabildi.

Aktarılan bilgilere göre; Mosindo’nun cenazesi, birinci derece akrabası olmadığı için Fransa’da yaşayan amcası tarafından vekâlet gönderilene kadar bekletildi. Savcılık tarafından ölümü şüpheli bulunurken mülteci dayanışma dernekleri ve avukatlar davanın açılmasını bekliyor.

İzmir’de hayatını kaybeden mülteci Mosindo’nun cenaze törenine Afrikalı Hristiyan cemaati ve mülteci dostu olan kurumlar katıldı. Konak Mülteci Dayanışma Derneği, İzmir Müzisyenler Derneği, İzmir Ubuntu Derneği, 10 Ekim Aileleri Derneği ve mülteci dostları cenaze töreninde hazır bulundu.

Mosindo’nun mezarına konan görsel afişte, “Aramızda bir ışıktın; hatıran sonsuza dek kalbimizde yaşayacak. Huzur içinde uyu Cédric Mosindo” vb ifadeleri yer aldı. “Hiçbir insan böylesi bir ölümü hak etmiyor” diyen hak savunucuları İlke TV’ye konuştu.

Mosindo kimden veya kimlerden kaçıyordu?

Konak Mülteci Dayanışma Derneği Başkanı Hamit Yakın olayla ilgili edinebildikleri bilgileri şu şekilde aktardı: “Hayatını kaybeden Cedric Mosindo İzmir Kemeraltı’nda yemek alıyor. Bu arada birileri arkasından bağırıyor. Sonra kaçmaya başlıyorlar. Bu arada Cedric çatıdan düşüyor. Önce Tepecik Araştırma ve Eğitim Hastanesine kaldırılıyor. Sonra İzmir Şehir Hastanesine sevk ediliyor ve orada ameliyat ediliyor. Tekrar Tepecik’teki hastaneye getiriliyor ve maalesef burada hayatını kaybediyor.  Bize ilk haber geldiğinde kovalayan kişilerin sivil polis olduğu söylendi. Fakat ‘sivil mi polis mi nereden biliyorsunuz?’ diye sorunca muğlak cevaplar geliyor. Dolayısıyla kimlerin kovaladığını bilmiyoruz. Olay şüpheli ölüm, araştırılmalı”.

Dernek Başkanı Yakın, cenaze defin işlemlerinin bir ay kadar geciktiğini söyleyerek, “Bize ilk haber geldiğinde hayatını kaybeden mültecinin kimsesizler mezarlığına gömüleceği söylendi. Ne yapalım diye düşündük, konuştuk. İzmir’de birinci derece yakınları olmadığı için Fransa’da bir amcasının yaşadığını öğrendik. Cenazeyi alabilmek, defin edebilmek için vekâlet gerekiyordu. Ancak ikinci vekâlet geldiğinde cenaze alınabildi. Bu süreçte aradan bir ay geçmiş oldu. Ancak iki gün önce defin edebildik. Cenazesinde eşi olduğu bildirilen bir kadın mülteci vardı. Fakat sanırım resmi bir evlilik belgesi yok, bu nedenle Fransa’dan amcasının vekâleti beklendi” ifadelerini kullandı.

Dava açılması için de vekâlet gerektiğine dikkat çeken Yakın, “Fakat amcası buna yanaşmamış, ‘Onları Tanrıya havale ediyorum, cezasını o versin’ demiş. Yine de savcılığın şüpheli ölüm ibaresi önemli, bu üzerine gidilecek bir olay. Baro üyesi avukat arkadaşlarla görüştük. Hem kurumlar hem de avukat arkadaşlarla sürecin takipçisi olacağız” dedi.

Mosindo için otopsi ve DNA incelemesi talebi  

Bu arada İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, hayatını kaybeden Mosindo için otopsi işlemi yapılmasına karar verildi.

Başsavcılık makamı tarafından Adli Tıp Kurumu’na gönderilen yazıda şu ifadelere yer aldı:

“03-10-2026 günü ölen (…) Yabancı Kimlik Numaralı, Mosindo Guyguy ve İsheyi Christine oğlu, Kınshasa 28-06-1989 doğumlu Demokratik Kongo Cumhuriyeti uyruklu Cedrick İsheyi Mosindo olduğu değerlendirilen ceset ölü muayene tutanağı ile birlikte görevli memura teslimen gönderilmiş olup, kesin ölüm sebebinin saptanamaması nedeniyle ceset üzerinde sistematik otopsi yapılmasına karar verilmiştir.

Müteveffanın kimlik tespiti kesin olarak yapılamadığından yakınlarının müracaatı halinde bir de yakınlarına gösterilerek kimlik tespiti yapılması, otopsi esnasında cesetten kan ve tırnak örnekleri alınarak Olay Yeri İnceleme Ekiplerine tesliminin yapılması, ayrıca ileride yapılabilecek kesin kimlik tespitine ve moleküler genetik incelemelere konu olmak üzere şahsın çokça miktarda fotoğraf çekilmesi ve ayrıca ileride yapılacak kesin kimlik tespitine ve moleküler genetik incelemeye esas olmak üzere (DNA incelemesine esas olmak üzere) vücut doku örneklerinin alınması,

Ceset üzerinde sistematik otopsi ve kanda alkol, uyuşturucu, uyarıcı, toksik madde ve gerekli diğer tetkikler yapılarak kesin ölüm sebebinin belirlenerek düzenlenecek otopsi raporunun Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi rica olunur”.

‘Bu yalnızlığı hiçbir insan hak etmiyor’

Cenaze törenine katılan İshak Kocabıyık duygularını şu şekilde aktardı: “Orada gördüklerim beni çok etkiledi. Binlerce kilometre öteden gelip, yerinden yurdunda ayrı bir yerde ölen bir mülteci için kendi dilinde bile cenaze ritüellerinin yapılamadığı bir törendi. Hristiyan kilisesinde yapılan törende Fransızca konuşuluyordu. Fakat kendi anadillerinde bir şeyler okumaya çalışınca, orada bir kişi müdahalede bulundu. Bu kez Fransızca şarkılar, ağıtlar söylemeye devam ettiler. Bu kadar yalnızlığı hiçbir insan hak etmiyor. 1980’de sürgünde mahsur kalan, hastalanan bir arkadaşım aklıma geldi. Duygulandım. İşte o yalnızlığı giderebilir miyim diye bu mülteci kardeşimizin cenazesine katılmak istedim”.

Aynı zamanda 10 Ekim Aileleri Derneği yönetiminde yer alan Kocabıyık, “Savcılık şüpheli ölüm diye kayıt düşmüş. Bu durumda bir talep gelmeden de dava açılır, açılması gerekir. Mülteci Cedric Mosindo’nun nasıl öldüğü açığa çıkarılmalı. Hak savunucusu kurumlar ve avukatlar bu süreci takip etmeli” diye konuştu.

‘Benzer vakalarda mültecilerin konuşmadığına şahidiz’

İzmir’de Afrikalı göçmenler arasında çalışan bazı kurumlar da bulunuyor. Yardım çalışmalarının zarar görmemesi için isim vermek istemeyen danışmanlar ve avukatlar İlke TV’ye konuştu. Cedric Mosindo olayına doğrudan tanık olmadıklarını ve net bilgi sahibi olmadıklarını ifade eden hak savunucuları, “Basmane’de benzer olaylar daha önce de oldu. Örneğin 2024 yılında bir olaya tanık olduk. Düzensiz bir göçmen polisleri görmüş ve kaçarken çatıdan düşmüş. Suç duyurusu yapmaya karar vermişken kendini Geri Gönderme Merkezinde buldu. Dolayısıyla bu tür vakalar yaşandığında ‘şüpheli olay’ diye bakmak gayet doğal. Çünkü deport edilme korkusu nedeniyle polis gören düzensiz göçmenler kaçmaya başlıyor. Sınır dışı edilme riski nedeniyle ne aileler ne tanıklar ne de düşüp yaralananlar konuşabiliyor. Bu olay özelinde kamera kayıtlarına bakılır, etkin soruşturma yapılır ve deliller toplanırsa konu davaya dönüşebilir” şeklinde konuştu.