• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Dilovası yangınında bir yıl geride kaldı: Adalet mücadelesi sürüyor

Dilovası yangınında bir yıl geride kaldı: Adalet mücadelesi sürüyor

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 3’ü çocuk 7 kişinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik yangınının üzerinden bir yıl geçerken, dosya avukatı Onur Fırat Kaynun, “Talebimiz suçlu olanların cezalandırılması, masum olanların ise aklanmasıdır” diyerek asıl sorumluların yargılanmadığına ve cezasızlık politikasına dikkat çekti.

Dilovası yangınında bir yıl geride kaldı: Adalet mücadelesi sürüyor
Dilovası yangınında bir yıl geride kaldı: Adalet mücadelesi sürüyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Kasım 2026 09:30
  • Güncellenme: 8 Kasım 2026 09:50

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik’e ait parfüm dolum atölyesinde çıkan yangında 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 işçi hayatını kaybetti, 6 işçi yaralandı. Hanım Gülek, Esma Gikan, Şengül Yılmaz, Tuncay Yıldız, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu’nun hayatını kaybettiği atölyede işçiler sigortasız ve asgari ücretin altında ücretlerle çalıştırılıyordu.

Buna karşılık aynı atölyede, satış fiyatı işçilerin kazanamadığı asgari ücretle denk fiyatlarla satılan parfümler üretiliyordu. Ruhsatsız yapıda sürdürülen üretim, çocuk işçiliği, güvencesiz çalışma ve denetimsizlik, yangının ardından açılan davanın da temel başlıkları oldu.

Yangının üzerinden 1 yıl geçerken 5 duruşma görüldü. Şirket yetkililerinin yanı sıra iş yerinin faaliyetini sürdürmesine ilişkin sorumlulukları bulunan belediye görevlileri de yargılamaya dahil edildi. Ancak 5. duruşmada, aile avukatlarının asıl patron olduğunu belirttiği Ali Osman Akat tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 23 Mart 2027’de görülecek.

Yaşam alanlarıyla iç içe sanayi ve olayın arka planı

Kocaeli’nin Dilovası ilçesi, 1960’lı yıllardan bu yana sanayileşmenin ve fabrikalaşmanın merkezi konumunda bulunuyor. Bölgede çalışmak isteyen yurttaşların fabrikalar etrafında kurduğu mahallelerde özellikle yaşamlarını Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da idame ettiremeyen Kürt nüfus yoğunluklu olarak yaşıyor. Yaklaşık 56 bin nüfuslu ilçede sanayi tesisleri ile yaşam alanlarının iç içe geçmesi; çevre kirliliği, ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve güvencesizliği beraberinde getiriyor.

Bu durumun en somut örneklerinden biri olan Ravive Kozmetik parfüm dolum tesisinde, 8 Kasım 2025 sabahı saat 09.00 sıralarında şiddetli bir patlama meydana geldi.

Üç katlı binanın 2 ve 3’üncü katlarını kaplayan tesiste çıkan yangında tek bir çıkış kapısının bulunması, yangın merdiveninin olmaması ve güvenlik tedbirlerinin alınmadığı ortaya çıktı.

Olayda Hanım Gülek, Esma Dikan, Şengül Yılmaz, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esetoğlu olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralanan Tuncay Yıldız ise 7 gün sonra hastanede hayatını kaybetti.

‘Bir senedir annem yok’

Evrensel’e konuşan yangında annesi Şengül Yılmaz’ı kaybeden Emine Nur Aldeniz, bir yıldır hem annesinin yokluğuyla hem de yangın sırasında yaşadıklarının travmasıyla mücadele ediyor. Yangın sırasında iki aylık hamile ve yeni evli olan Aldeniz’in evi atölyenin hemen yanındaydı. Yangındaki çığlıklara ve annesinin durumuna tanıklık ettiğini, hâlâ psikolojik tedavi gördüğünü anlatan Nur Aldeniz, “Bir senedir annem yok. Bazen sesini hatırlamak için videolarını izliyorum” dedi.

Evrensel

Annesinin cenazesini görmenin kendisinde derin izler bıraktığını belirten Nur Aldeniz, sorumluların ceza almasının kendileri için bir nebze olsun rahatlama anlamına geleceğini söyledi. “İnsanların hayatı artık paraya dönmemeli. İnsanların hayatı üç beş kuruş paraya mal edilmemeli” diyen Nur Aldeniz, ilçede denetimlerin yetersizliğine de dikkat çekti. Atölyenin İŞKUR’un hemen yakınında bulunduğunu, çocukların çalışmasının çevredeki kurumlar tarafından görülebilecek durumda olduğunu belirterek, “Burada ne insanlar ses çıkarıyor ne de denetimde doğru düzgün bir şey var” ifadelerini kullandı.

Nur Aldeniz, Dilovası’da iş cinayetlerinin devam ettiğini de hatırlattı. Ravive yangınından yaklaşık iki ay sonra Çolakoğlu Metalurji’de bakım çalışması sırasında platform parçasının kırılması sonucu yüksekten düşen üç işçi yaşamını yitirmiş, bir işçi ağır yaralanmıştı. Bu olayın da yeterince duyulmadığını söyleyen Aldeniz, “Çünkü dört kişi dediğimiz insanlar sayı değil. Bunlar insan; hayalleri, gelecekleri, aileleri var” diye konuştu.

27 bin liralık parfüm, sigortasız işçilik

Yangından yaralı kurtulan İşçi Gülhan Bendi, atölyede Çetin Akat’a ait Vertus parfümlerinin yanı sıra LC Waikiki, DeFacto, Sheliq ve Shauran markaları için de üretim yapıldığını anlattı. Bendi, parfüm ham maddelerinin Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinden geldiğini, İsmail Oransal’ın üretimde kullanılan formülleri işçilere gönderdiğini söyledi. Oransal kardeşlerin fabrikaya gelerek üretim yaptığını, iş konuştuğunu ve müşterileri ağırladığını da ifade etti.

Ravive atölyesinde üretilen Vertus marka parfümler, 17- 27 bin TL arasında fiyatlarla satılıyordu. Ancak çocuk yaşta, sigortasız çalıştırılan Ravive işçileri asgari ücretin altında ücretler ile çalıştırılıyordu.

Gülhan Bendi, iş yerindeki denetimlerin de üretim yapan markaların kontrolüyle sınırlı kaldığını, resmi kurumların yeterli denetim yapmadığını söyledi. Zabıta ekiplerinin atölyeye geldiğini, çay kahve içtikten sonra parfüm gibi hediyeler alarak ayrıldığını anlattı. Aytekin Gikan da belediye zabıtalarının iş yerine gelerek koli koli parfüm aldığını, ürünlerin belediyeye dağıtıldığını belirtti. Gikan, “Herkes gördü, kimse dokunmadı. Herkes gördü, göz yumdu” dedi.

Aileler, ürünlerin hangi şirketlere gittiğinin, üretim ve finansman ilişkilerinin bütün yönleriyle araştırılmasını talep ediyor. Daha önceki duruşmalarda sunulan belgelerde Ravive ile bağlantılı şirketler arasındaki milyonlarca liralık ticari ilişkiye dikkat çekilmişti. Beşinci duruşmada da mahkeme, şirketlerin mali kayıtlarının incelenmesi ve Ravive ile LYKEE arasındaki mali ilişkilerin raporlanması yönündeki işlemlerin beklenmesine karar verdi.

Aileler sus parasını kabul etmiyor, adalet istiyor

Yaşamını yitiren işçilerden Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, ailelere para, ev ve araba teklif edildiğini belirtti. Emine Bulut, “Ben ablamın kanını parayla satmıyorum kesinlikle. Ne gerekiyorsa ağır cezada onları ödeyecekler” dedi. Ailelerin para ya da başka bir karşılık almadığını vurgulayan Bulut, “Hiçbirimiz ne kan parası aldı, ne rüşvet aldı, ne bir bina aldı, ne bir araba aldı” dedi.

Emine Bulut, duruşmadan yaklaşık bir hafta önce ailelere Ali Osman Akat’ın tahliye edileceğinin söylendiğini ve bu bilgi eşliğinde para teklifinde bulunulduğunu anlattı. Patronlar ve yerel yöneticiler tarafından sendikalardan ve avukatlardan uzaklaşmaları yönünde telkinlerle de karşılaştıklarını belirten Bulut, bu çağrıları kabul etmediklerini söyledi.

Ailelere, “Bu parayı ailelere söyle, alırsanız alın, almazsanız bir daha mahkemede Ali Osman çıkacak. Bir daha da bu parayı bulamazsınız, ne alırsanız sizin adınıza kâr hesabı” dendi.

Bir yıllık soruşturma ve yargılama süreci

Yangının ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında hazırlanan 91 sayfalık iddianame Gebze 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Dava kapsamında fabrika sahipleri, şirket yöneticileri ve belediye personelleri olmak üzere çok sayıda kişi hakkında yargılama süreci başlatıldı.

Davanın ilk üç duruşmasında şirket yetkilileri, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları ve tanıklar dinlendi. Mayıs ayında görülen ikinci duruşmada, atölyede daha önce çalışmış 17 yaşındaki bir işçi, 15 yaşında işe başladığını ve sigortasız çalıştırıldığını anlattı. Üçüncü duruşmada iş yerindeki elektrik arızaları, güvenlik önlemlerinin yetersizliği ve üretim koşullarına ilişkin tanık anlatımları gündeme geldi.

Yargılananlar

Fabrika sahibi Kurtuluş Oransal’ın cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesinin ardından, sanık koltuğunda oturan İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör “olası kastla öldürme” suçundan yargılanıyor.

Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte Dilovası Belediyesi’nin eski ve mevcut yapı kontrol müdürleri, imar müdürleri, başkan yardımcıları ve zabıta personellerinden oluşan kamu görevlileri de “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla ana davaya dâhil edildi. Yargılama sürecinde bazı belediye görevlileri tutuklanırken, ilerleyen celselerde adli kontrol şartıyla tahliyeler gerçekleşti.

Suçluyu kayırma suçlamasıyla yargılanan Ali Osman Akat, Abdurrahman Bayat ve Onay Yürüklü gibi isimler de yargılama sürecinde tahliye edilenler arasında yer aldı.

Davanın bir sonraki duruşması 23 Mart 2027 tarihine ertelenirken, aileler ve avukatlar yetki ve sorumluluk sahibi herkesin adalet önüne çıkarılması yönündeki taleplerini yineliyor.

Hukuki sürece yönelik eleştiriler ve adalet talebi 

MA’ya konuşan Dosya avukatı ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Onur Fırat Kaynun, bir yıllık süreci değerlendirerek devletin sorumluluk alma konusundaki yaklaşımını eleştirdi. Kaynun, fabrika sahipleri ve bazı yerel düzeydeki belediye personelinin yargılandığını ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve mülki idare amirlerinin dosyaya dahil edilmediğini belirtti.

Kaynun, “Devlet ölen insanlarının sorumluluğunu almıyor. Bilinçli olarak kendi kamu görevlilerini kutsal saydığı yargı erkinin önüne getirmiyor. Asıl sorumlular hâlâ koltuklarında, görevlerinde ve aramızda” diye konuştu.

Katliamda yaşamını kaybeden Hanım Gülek’in Ailesinin Avukatı Uğur Çelebi, “Ne bir ÇED raporu ne itfaiye raporu, hiçbir şey yok. Beş dakikada adres tespiti yapılıp ruhsat veriliyor” dedi. Ruhsat işlemlerinde imzası bulunan kamu görevlilerinin sorumluluğu birbirlerine yönelttiğini aktaran Çelebi, iş yerinden koli koli parfüm alındığına ilişkin tanık anlatımlarının da dosyada bulunduğunu söyledi.

‘Bu dava emsal olsun’

Aileler, davanın başka iş cinayetlerinin önlenmesi için emsal oluşturmasını istiyor. Avukat Uğur Çelebi, kamu görevlilerinin de sanık olduğu bu davanın önemine dikkat çekerek, iş yerinin açılması ve denetlenmesi sürecinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasının benzer olayların önlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Çelebi, “Olası kastla öldürme suçundan yargılanması konusunda da bu davanın emsal olmasını istiyoruz. Umarım verilecek karar da yine bir ilk ve emsal nitelikte olur” dedi.

Aileler, davanın takip edilmesi ve sorumluların cezasız kalmaması için kamuoyuna dayanışma çağrısı yaptı. Bugün saat 14.30’da  Dilovası Kent Meydanı’nda anma programı düzenlenecek. (MA/Evrensel)