• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Sezai Temelli: ‘Abdullah Öcalan toplumla buluşabilmeli’

Sezai Temelli: ‘Abdullah Öcalan toplumla buluşabilmeli’

Partisinin Adana kongresinde konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Temelli, silahların sustuğunu, sürecin ilerleyebilmesi için artık devletin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini belirerek müzakerenin toplumsallaşması ve demokratikleşmesi gerektiğini söyledi.

Sezai Temelli: ‘Abdullah Öcalan toplumla buluşabilmeli’
Sezai Temelli: ‘Abdullah Öcalan toplumla buluşabilmeli’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Kasım 2026 15:08
  • Güncellenme: 8 Kasım 2026 15:09

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Adana İl Örgütü, 3’üncü Olağanüstü Kongresi’ni kentte bulunan bir müzikholde gerçekleştirdi. Kongreye DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli’nin yanı sıra Adana Demokratik Kurumlar Platformu ile kentteki siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katılım sağladı.

Kongrede ilk olarak söz alan Divan Başkanı DEM Parti Parti Meclisi (PM) Üyesi Seyfettin Aydemir devleti barış için adım atmaya çağırdı

Ardından konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Adana’nın tarım, sanayi ve ekonomik açıdan yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, kentin sahip olduğu tarımsal ve sanayi potansiyeline rağmen ciddi bir gerileme yaşadığını ifade etti. Bölgesel eşitsizliğin tarım, hayvancılık, sanayi ve istihdam alanlarında belirginleştiğini ifade eden Temelli, bu tablonun uygulanan ekonomik ve siyasi politikalarla bağlantılı olduğunu söyledi. Bölgesel eşitsizliğin farklı alanlardaki verilerle de görülebileceğini belirten Temelli, gelir dağılımı, tarım, kalkınma, eğitim ve sağlık göstergelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

‘Bütçe kaynakları sermayenin lehine kullanılıyor’

Meclis’te görüşmeleri süren 2027 bütçesine de değinen Temelli, bütçenin bölgesel eşitsizlikleri gidermeye yönelik bir yaklaşım taşımadığını söyledi. Tarım, eğitim ve sağlık alanlarında bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımların öngörülmediğini belirten Temelli, bütçe kaynaklarının sermaye lehine kullanıldığını vurguladı.

‘Fon krizi, bu ülkenin nasıl bir talan ülkesi olduğunu gösteriyor’

Konuşmasında fon krizine de değinen Temelli, yaşanan krizin ülke kaynaklarının nasıl kullanıldığını gösterdiğini söyledi. Fon krizinin sıradan bir ekonomik gelişme olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Temelli, kamu kaynaklarının ve emekçilerin birikimlerinin sermaye lehine kullanıldığını belirterek, “Bu fon krizi, bu ülkenin nasıl bir talan ülkesi olduğunu, nasıl bir soygun ülkesi olduğunu bize gösteriyor” ifadelerini kullandı.

‘Bütçede savunma harcamaları arttı’

Ekonomik sorunların yanı sıra savaş ve çatışma politikalarının da toplumsal yaşam üzerindeki etkilerine değinen Temelli, Kürt sorununun demokratik çözümünden kaçınılmasının hem siyasi hem de ekonomik sonuçlar doğurduğunu söyledi. Çözüm sürecinin devam ettiği bir dönemde savunma ve askeri harcamalara ayrılan kaynakların artırılmasını eleştiren Temelli, önceki yıla göre savunma harcamalarının yüzde 60 oranında artırıldığını ifade etti. Silahların bırakılmasına yönelik iradenin ortaya konulduğunu ancak bütçede bununla uyumlu bir değişiklik yapılmadığını belirten Temelli, barışın ihtiyaçlarını karşılayan bir bütçe hazırlanması gerektiğini söyledi.

‘Çerçeve Yasa’nın uygulamasını bir an önce hayata geçirin’

Çözüm sürecinin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Temelli, sürecin ilerlemesi için Meclis’in yeni yasal düzenlemeleri gündemine alması çağrısında bulunarak, “Artık silahlar sussun; sustu. Artık gereği yapılsın; gereği yapılmıyor. Gereğini yapın! Gereği şudur: Çerçeve Yasa’nın uygulamasını bir an önce hayata geçirin. Bununla beraber çıkması gereken yasaları da bir an önce Meclis gündemine alın” dedi.

‘Süreç yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı tutulmalı’

Sürecin yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı tutulamayacağını vurgulayan Temelli, müzakerenin toplumsallaşması ve demokratikleşmesi gerektiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın çalışma ve yaşam koşullarının özgürleştirilmesini isteyen Temelli, sürecin esas muhatabının toplumla doğrudan buluşabilmesinin önünün açılması gerektiğini belirtti. Müzakerenin yalnızca heyetlerin belirli aralıklarla gerçekleştirdiği görüşmelerden ibaret olmaması gerektiğini ifade eden Temelli, toplumun farklı kesimlerinin sürece katılabilmesinin önemine dikkat çekti.

‘Siyasi tutsaklık sona ermeli’

Toplumsal barışın sağlanması için geçmişte yaşanan hukuksuzlukların ve mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini söyleyen Temelli, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmasını istedi. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın serbest bırakılması çağrısında bulunan Temelli, siyasi nedenlerle cezaevinde bulunan kişilerin özgürlüklerine kavuşması gerektiğini belirtti. Can Atalay’ın da AYM kararına rağmen cezaevinde tutulduğunu ifade eden Temelli, siyasi tutsaklığın sona erdirilmesini istedi.

Temelli, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işlerinden, geçim kaynaklarından ve yaşamlarından koparılanların yaşadığı mağduriyetlerin de giderilmesi ve Barış akademisyenlerinin üniversitelere dönmesi gerektiğini belirtti.

‘Toplumun farklı kesimleri karar süreçlerine katılmalı’

Demokratik cumhuriyet hedeflerine değinen Temelli, demokratikleşmenin yalnızca yukarıdan hazırlanan anayasal düzenlemelerle gerçekleştirilemeyeceğini söyledi. Demokratik siyasetin toplumun tabanında örgütlenmesi gerektiğini belirten Temelli, halk meclisleri, komünler ve demokratik yerel yönetimlerin önemine dikkat çekerek radikal demokrasi anlayışı temelinde toplumun farklı kesimlerinin karar süreçlerine katılması gerektiğini ifade etti.

Temelli konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı; “Barıştan başka yol yoktur. Ama barış mücadeleye muhtaçtır, barış örgütlenmeye muhtaçtır, barış dayanışmaya muhtaçtır. Biz kazanacağız.”

Konuşmaların ardından yapılan seçimde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanlığı’na Yakup Ataş ve Emine Adıbelli seçildi.

(MA)