ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası bir askeri harekat kararı öncesinde, Beyaz Saray’da kritik bir karar alma süreci yaşanıyor. Trump’ın saldırı konusundaki son kararını, büyük ölçüde özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’ın tavsiyeleri doğrultusunda şekillendireceği bildirildi.
Cenevre’de 26 Şubat Perşembe günü yapılacak nükleer anlaşma görüşmeleri öncesinde askeri seçenekleri masada tutan Trump, bölgeye sevk edilen USS Gerald R. Ford ve USS Abraham Lincoln savaş gemileriyle baskıyı artırıyor.
Karar mekanizmasında ‘özel’ isimler ön planda
The Guardian’a konuşan bir ABD yetkilisi, Steve Witkoff’un, İran’ın bu hafta sunacağı yeni nükleer teklif sonrası izlenecek stratejinin merkezinde olduğunu ifade etti. Witkoff, Trump’ın bölgedeki askeri yığınağa rağmen İran’ın neden geri adım atmadığına dair şaşkınlığını dile getirirken, yönetimin temel amacının İran’da “sıfır zenginleştirme” sağlamak olduğunu vurguladı.
Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, zenginleştirmeden vazgeçmeye hazır olmadıklarını belirterek Washington’un taleplerini geri çevirdi.
Güvenlik ekibinde stratejik ayrışmalar
Beyaz Saray Durum Odası’nda gerçekleştirilen üst düzey bilgilendirme toplantılarında, askeri müdahalenin olası sonuçları tartışılıyor. Danışman kadrosunda J.D. Vance, Marco Rubio ve Pete Hegseth gibi isimler bulunurken, askeri kanattan gelen uyarılar dikkat çekiyor. Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in füze savunma sistemlerindeki düşük stok seviyelerine dair endişeleri nedeniyle, Başkan Yardımcısı Vance’in olası bir saldırının başarısına şüpheli yaklaştığı kaydedildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise General Caine’in profesyonelliğine vurgu yaparak, bilgilendirmelerin tamamen tarafsız askeri veriler üzerinden yapıldığını belirtti.
Müzakere masasında son seçenekler
Saldırıların etkinliği konusundaki şüpheler, yönetimi farklı ara seçenekleri değerlendirmeye itiyor. Bu seçenekler arasında İran’ın tıbbi araştırmalar ve sivil enerji ihtiyacı için sınırlı düzeyde nükleer zenginleştirme yapmasına izin verilmesi de bulunuyor.
Öte yandan karşılıklı tehditler de tırmanıyor; Ayetullah Ali Hamaney, bölgeye yaklaşan ABD uçak gemilerini “batırmakla” tehdit ederek savunma pozisyonunu sertleştirdi. Her iki tarafın da müzakerelerin başarısız olması durumunda savaşa hazır oldukları mesajını vermesi, bölgedeki tansiyonu zirveye taşıyor.




