ABD’nin Venezuela’ya saldırı düzenlemesinin ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun “yakalanıp ülke dışına çıkarıldığını” açıklamasının ardından ülkelerden tepkiler gelmeye devam ediyor.
Türkiye’den itidal çağrısı gelirken, Venezuela’nın müttefiki Rusya ABD saldırılarının “bağımsız bir devletin egemenliğinin ihlâli” olduğunu belirtti.
Kolombiya, Venezuela sınırına asker konuşlandırdı.
Venezuela hükümeti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin “silahlı saldırı eyleminden” derin endişe duyduğunu açıkladı.
Açıklamada, “Venezuela’ya, dışarıdan herhangi bir yıkıcı, askeri müdahale olmadan kendi kaderini belirleme hakkı tanınmalıdır” denildi.
Rusya ABD’yi saldırı düzenlemek için “temelsiz bahaneler” kullanmakla suçladı.
Rusya Maduro ve eşinin durumuna ilişkin de ABD’den açıklama istedi.
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, “Bu durumun derhal açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz. Bu tür eylemler, eğer gerçekleştiyse, bağımsız bir devletin egemenliğinin ihlâlidir. Egemenliğe saygı, uluslararası hukukun temel bir ilkesidir” denildi.
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’den, “Önemli olan bir kişi, bir başkasının ülkeye, yetkililere, hükümete ve millete küstahça bir şeyler dayatmaya çalıştığını fark ettiğinde, düşmana karşı dimdik durması ve direniş için göğsünü siper etmesi. Düşmana boyun eğmeyeceğiz” açıklaması geldi.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ABD saldırılarının ardından Venezuela sınırına askeri güçlerin konuşlandırılması emrini verdiğini söyledi.
Petro, Washington’ın eylemlerini Latin Amerika’nın “egemenliğine saldırı” olarak nitelendirdi ve bunun insani bir krize yol açacağını söyledi ve krizin “diyalog” yoluyla çözülebileceğini belirtti.
Arjantin’in aşırı sağcı Cumhurbaşkanı Javier Milei, Trump’ın Maduro’nun “yakalanarak ülke dışına çıkarıldığı” paylaşımını alıntılayarak, bunun “özgürlüğün ilerlediğini” kanıtladığını söyledi.
Arjantin, ABD’nin müttefiki.
Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric ise bölgesel çatışmanın engellenmesi ve barış çağrısında bulundu.
Boric X paylaşımında, “Şili Hükümeti olarak, ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği askeri eylemlerle ilgili endişemizi ve kınamamızı ifade ediyor ve ülkeyi etkileyen bu ciddi krize barışçıl bir çözüm çağrısında bulunuyoruz” dedi.
İspanya, ABD ile Venezuela arasında yaşanan krizde arabuluculuk teklifinde bulundu.
İspanya Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “İspanya gerilimin azaltılması ve itidal çağrısında bulunuyor” dedi.
İspanya, Maduro’nun resmen kazandığı ancak muhalefetin itiraz ettiği 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımamıştı. Muhalefetin adayı Edmundo Gonzalez Urrutia, seçimden sonra Venezuela’dan Madrid’e kaçmıştı.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD saldırısını “suç niteliğinde bir askeri eylem” ve “devlet terörü” diye nitelendirdi.
Havana yönetimi, uluslararası toplumdan acilen tepki vermesini talep etti.
Diaz-Canel, X platformunda yaptığı paylaşımda, Washington’ın “yalnızca Venezuela halkını değil, Amerika kıtasını bir bütün olarak hedef aldığını” yazdı.
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum Pardo, X’te yaptığı açıklamada Birleşmiş Milletler Şartı’nı hatırlattı ve şu ifadelere yer verdi:
“Örgüt üyesi devletler, uluslararası ilişkilerinde herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan veya güç kullanmaktan ya da Birleşmiş Milletler’in amaçlarıyla bağdaşmayan başka herhangi bir şekilde davranmaktan kaçınmalıdır.”
İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı Venezuela’nın egemenliğine açık ihlal ve uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirerek kınadı.
Bakanlık, BM ve ilgili kuruluşların durumu acilen değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Rusya da ABD’nin operasyonunu “silahlı agresyon eylemi” diye tanımladı ve uluslararası hukuka aykırı buldu. Açıklamada, ABD’nin öne sürdüğü gerekçelerin meşru olmadığı vurgulandı.
Rusya Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı, “Küresel çoğunluğun Venezuela’ya yapılan saldırıyla arasına kesin bir mesafe koyacağına ve bunu kınayacağına eminim,” dedi.
İspanya Dışişleri yetkilileri, durumu kaygıyla izlediklerini belirtti ve “şiddetin azaltılması” ile “uluslararası hukuka saygı” çağrısı yaptı. Ayrıca diplomatik kanallar üzerinden ateşkes ve görüşmeler için arabuluculuk desteği teklif etti.
Almanya Dışişleri Bakanlığı da Venezuela’daki durumun “büyük endişeyle izlendiğini” ve dikkatle takip edildiğini duyurdu.
İtalyan hükümeti de benzer şekilde ülkedeki vatandaşlarının güvenliğini takip ettiğini ve diplomatik birimler aracılığıyla durumun izlenmekte olduğunu bildirdi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Karakas’taki AB Büyükelçisi ile görüştüğünü söyledi.
Kallas, X’te yaptığı açıklamada, “AB, Venezuela’daki durumu yakından takip ediyor,” dedi.
“AB, Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca belirtmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda, uluslararası hukuk ilkelerine ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir.”
ABD’de ise bazı Demokrat Partili Senatörler de saldırıyı eleştirdi.
Senatör Brian Schatz, X’teki paylaşımında, “Venezuela’da savaşı haklı çıkaracak hayati ulusal çıkarlarımız yok. Artık başka bir aptalca maceraya atılmamayı öğrenmiş olmalıydık,” diye yazdı.
Bir diğer Demokrat senatör Ruben Gallego da X’te “Bu savaş yasadışı, bir yıldan kısa bir sürede dünyanın polisi olmaktan dünyanın zorbası olmaya geçmemiz utanç verici. Venezuela ile savaş halinde olmamız için hiçbir neden yok.” mesajını paylaştı.




