İran’da, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılar sırasında sonucu öldürülen dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in yerine, oğlu Mücteba Hamaney geçti.
Uzmanlar Meclisi Gilan Vilayeti Üyesi Seyyid Ali Hüseyni Eşkevari, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Mücteba Hamaney’i yeni lider olarak seçtiklerini” belirterek, “İnşallah Hamaney ismi İran’ın yeni lideri olarak devam edecek” dedi.
Mücteba ismi Arapça’dan geliyor ve “seçilmiş”, “tercih edilmiş”, “seçkin” anlamlarına geliyor.
Babası Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğü suikast saldırısı sonrası Mücteba Hamaney’den ‘dan birkaç gün haber alınamamıştı.
3 Mart’ta İran resmi medyası sağ olduğunu ve “ülkenin önemli meseleleri hakkında istişare ve inceleme” yaptığını bildirmişti.
İran Anayasası’na göre 88 üyeden oluşan Uzmanlar Meclisi, ülkenin dini liderini seçme yetkisine sahip.
Uzmanlar Meclisi, 8 yılda bir doğrudan halk tarafından seçilen din adamlarından oluşuyor. Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılmak isteyen kişiler de Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin onayına tabi oluyor.
8 Mart Pazar günü akşam saatlerinde dini lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi, yeni liderin Mücteba Hamaney olduğunu duyurdu.
ABD’nin yaptırım listesinde
57 yaşındaki Mücteba Hamaney, 1980-88 arasında devam eden İran-Irak Savaşı’na da katıldı. Mücteba Hamaney babasının politikalarının sıkı bir destekçisi olarak biliniyor. ABD Hazine Bakanlığı, 2019’da Mücteba Hamaney’i, herhangi bir resmi görevi bulunmamasına rağmen İran yönetimini temsil ettiği gerekçesiyle yaptırım listesine eklemişti.
Mücteba Hamaney, kamuoyu önünde nadiren yer almasına ve resmi olarak siyasi bir görevi olmamasına rağmen İran’daki etkili isimlerden biri olarak kabul ediliyor.
1979 yılında İran İslam Cumhuriyeti kurulmadan 10 yıl önce, 1969 yılında İran’ın önemli dini merkezlerinden Meşhed’de dünyaya gelen Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları’na olan yakınlığı ile biliniyor.
Hamaney, liseyi bitirdikten sonra İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı gönüllülerden oluşan Habib Taburu’na katıldı, 1980-1988 yılları arasında yaşanan İran-Irak savaşının son döneminde görev aldı. Mücteba’nın bu savaşa katılmasının, İran’ın güvenlik yapısında içinde kalıcı bağlar kurmasına katkı sağladığı tahmin ediliyor.
1989 yılında babası Ali Hamaney, İslam Devrimi’nin siyasi ve dinî lideri Ruhullah Humeyni’nin ölümü üzerine bu göreve seçildi.
Mücteba Hamaney, rejimin “fiili dini başkenti” Kum kentinde dini eğitim aldı, babasının konumunun etkisiyle ülkenin dini liderleriyle bağlantılar kurdu. Ancak, Mücteba Hamaney’in üst düzey din adamları arasında yer almadığına, İran’da üst düzey din adamlarına verilen ayetullah veya mücahit ünvanlarına sahip olmadığına dikkat çekiliyor.
Mücteba Hamaney, kamuoyunda çok öne çıkmadan, dini lider Ali Hamaney’in ofisinde perde arkasında faaliyetler yürüttü. Sızdırılan Wikileaks belgelerine göre, 2000’li yılların sonunda ABD’li diplomatlar oğul Hamaney’i “cübbelilerin arkasındaki güç” olarak nitelendirmişti. Bir belgede, Mücteba Hamaney’in babasının telefonunu dinlediği ve ülkede kendi güç tabanını oluşturduğu iddiası yer almıştı.
Mücteba Hamaney’in ülkenin yeni dini lideri olduğu takdirde, babasının baskıcı çizgisini sürdürmesi bekleniyor.
Mücteba Hamaney’in 2009 yılında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hile yapıldığı iddiaları üzerine başlayan protesto gösterilerinin bastırılmasında oynadığı rol, izleyeceği baskıcı çizginin işareti olarak değerlendiriliyor.
DW Türkçe’de yer alan bilgilere göre geçen hafta konuyla ilgili New York Times’a konuşan John Hopkins Üniversitesi’nden İran uzmanı Vali Nasr, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin şaşırtıcı olacağını belirterek, “Uzun süredir halef olması planlanıyordu, ancak son iki yıldır bu plan rafa kaldırılmış gibi görünüyordu. Eğer seçilirse, çok daha sert çizgideki Devrim Muhafızları’nın artık iktidarda olduğuna işaret eder” değerlendirmesini yapmıştı.
İranlı muhaliflerin Londra merkezli yayın kuruluşu Iran International’a konuşan düşünce kuruluşu Ortadoğu Siyaset ve Bilgi Ağı (MEPIN) Müdürü Dr. Eric Mandel de Mücteba Hamaney’in Tahran rejiminde etkin bir aktör olduğunu belirterek, Devrim Muhafızları ile olan “derin bağlarına” dikkati çekiyor:
“Eski dini lider Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney, uzun süredir Tahran’da perde arkasında faaliyet göstererek, İslam Devrimi Muhafızları ile derin bağlar kurdu ve rejimin iktidar yapısında etkisini sağlamlaştırdı. Rejimin baskı politikasının mimarlarından biri olarak görülüyor.”
İran’da dini meselelerin yanı sıra dış politika ve askeri konularda da asıl belirleyici konumda ruhani lider bulunuyor. Bu durumda Mücteba Hamaney, seçimle iş başına gelen cumhurbaşkanından daha fazla yetki ve ağırlığa sahip olacak.




