Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu (AP) Suriye’nin kuzeydoğusundaki sivil durum ve Kürtlerin geleceğine dair dün özel bir oturuma ev sahipliği yaptı.
Oturumun merkezinde üç ana başlık yer aldı: Kobani üzerindeki kuşatmanın kaldırılması, Suriye’nin kuzeydoğusunda kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve Suriye’deki Kürtlere açık bir siyasi statü tanınması.
Çok sayıda parlamenter, federasyon benzeri düzenlemelerin “gerçekçi ve tartışılması gereken bir seçenek” olduğunu savunurken, Kürtlerin Şam’daki geçiş sürecinde muhatap alınmadığı hiçbir çözümün “sürdürülebilir” olmayacağını vurguladı.
Parlamenterlerin büyük çoğunluğu Kuzey ve Doğu Suriye’de kurulan Özerk Yönetimi’nin modeleni överken, IŞİD’in yeniden canlanma tehlikesine karşı sert uyarılarda bulundu.
Suica: Şam’la ilişki koşulsuz olamaz
Numedya24’te yer alan habere göre, AB Komisyonu adına konuşan Dubravka Šuica, Esad sonrası dönemin kırılganlığına dikkat çekerek, “bu bölge, hükümetin gerçekten demokratik olup olmayacağının turnusol kâğıdıdır” dedi.
Šuica, AB’nin Suriye’ye yaklaşımının koşulsuz olmayacağına işaret ederek, “Şam’la kurulacak herhangi bir ilişki koşulsuz olamaz. İnsan hakları güvencesi, azınlıkların korunması ve gerçek demokratik denetim mekanizmaları olmadan Suriye’ye tek bir euro dahi aktarılmayacaktır. Her türlü mali destek sıkı bir siyasi ve hukuki izleme sürecine bağlı olacaktır” diye konuştu.
Loiseau:Kürtler Avrupa’nın silah arkadaşlarıdır
Fransız vekil Nathalie Loiseau (Renew Europe) konuşmasında Kürtleri “Avrupa’nın silah arkadaşları” olarak tanımladı. Kobanî kuşatmasını “dayanılmaz” olarak tanımlayan Loiseau, Şam yönetimini siviller üzerindeki baskıyı kaldırmaya çağırdı.
Nathalie Loiseau, ABD’nin çekilmesinin ve Türkiye’nin askeri baskısının cihatçı grupların hareket alanını genişlettiğini savundu.
Evin İncir: Suriye’nin demokratikleşmesi için yıllarca yasaklanan bu kimliklere saygı duyulması şarttır
Rudaw’da yer alan habere göre konuşmasına “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla başlayan İsveçli vekil Evin İncir (Sosyalistler ve Demokratlar/S&D), bu sloganının Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin temelini oluşturduğunu belirterek, “Dünya tereddüt ederken Kürt güçleri direndi ve savaşın ortasında Kürt, Arap ve Hristiyanların bir arada yaşadığı ender bir model inşa etti. Suriye’nin demokratikleşmesi için yıllarca yasaklanan bu kimliklere saygı duyulması şarttır” dedi.
Rojava’yı “savaşın ortasında inşa edilmiş nadir bir deneyim” olarak tanımlayarak, bunu “tiranlığa karşı öz yönetim, patriyarkaya karşı kadın liderliği ve mezhepçiliğe karşı birlikte yaşam modeli” olarak sundu: “Savaşın ortasında nadir bir şey inşa ettiler: Tiranlık yerine öz yönetim; baskı yerine kadın liderliği; mezhepçi nefret yerine Kürtler, Araplar ve Hristiyanlar arasında birlikte yaşam.”
‘Kürtler büyük bedeller ödedi’
Kürt kıyafetleriyle kürsüye çıkan bir diğer isim olan Abir Al-Sahlani ise Suriye dosyasını sadece “göçmen meselesi” olarak gören aşırı sağcıları eleştirdi. Sahlani, “Kürtler özgürlük için ağır bedeller ödedi. Bir zamanlar bizim özgürlüğümüzü savunan Kürtler şimdi bizden yardım istiyor. Teröristler öldürdükleri Kürt kadınlarının saç örgülerini kesiyor; bu vahşet durdurulmalı ve Kobani üzerindeki abluka derhal kaldırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
İnsani kriz ve IŞİD tehdidi
Oturumda söz alan parlamenterler Viola von Cramon , 170 binden fazla insanın yerinden edildiğini ve çocukların soğuktan hayatını kaybettiğini belirterek, “IŞİD’in kontrol altında tutulduğu güvenlik sistemi çöküyor. Hol ve Roj kamplarında yaşananlar Suriye ile sınırlı kalmaz, doğrudan Avrupa’yı etkiler” uyarısında bulundu.
Thijs Reuten ise 30 Ocak’taki ateşkesin önemli olduğunu ancak Suriye’nin siyasi geleceğinde Kürtlerin temsilinin ve haklarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yeni Suriye yönetimine ve AB Komisyonu’na eleştiri
AP Milletvekili Adem Belan, Suriye geçici hükümetinin başkanı Ahmed Şara’nın geçmişteki El-Kaide bağlantılarına dair hiçbir pişmanlık göstermediğini hatırlatarak, “bir tiranlığın yerini başka bir tiranlığın alma riskine” dikkat çekti. Yannis Maniatis ise Şam’a yapılacak her türlü mali yardımın “bileşenlerin haklarının korunması” şartına bağlanmasını istedi.
AB Komisyonu Başkanına eleştiri
Sol Parti Milletvekili Martin Schirdewan de AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e yüklenerek, “Şara, Kürtlere savaş açtığı gün AB Suriye’ye yüklü miktarda para verdi. Bu, mültecileri uzak tutmak adına yapılmış sorumsuz bir siyasettir. Şara, sadece takım elbise giymiş katil bir ideolojidir” dedi.
Almanya için Alternatif Partisi’nden (AfD) Alexander Sell de bu görüşe katılarak, El-Kaide kökenli bir rejime 600 milyon euro verilmesini eleştirdi.
‘Kürtler Şam’daki müzakere masasında temsil edilmelidir’
Milletvekili Hannah Neumann ise Kuzey ve Doğu Suriye’nin yıllardır bölgede bir demokrasi örneği olduğunu belirterek, “Kürtler Şam’daki müzakere masasında temsil edilmelidir. Ayrıca Avrupa, kendi vatandaşı olan IŞİD’lileri yargılamak üzere geri almalıdır, çünkü örgütün yeniden canlanma riski her zamankinden daha büyüktür” diye konuştu.
Ilaria Salis: Demokratik konfederalizm barış için somut bir alternatif
İtalyan vekil Ilaria Salis (Avrupa Solu/The Left), konuşmasına Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin geleceğine dair duyduğu derin kaygıyla başladı. Suriye geçiş hükümetiyle imzalanan 30 Ocak Anlaşmasını sahadaki kitlesel seferberliğin sonucu olarak değerlendiren Ilaria Salis, bu anlaşmanın “yalnızca diplomatik müzakerelerin değil, bölgesel ve uluslararası dayanışmanın ürünü” olduğunu söyledi:
“Şimdi Suriye geçiş hükümetiyle bir anlaşma imzalandı. Eğer bu mümkün olduysa, bu Kuzey ve Doğu Suriye halklarının güçlü ve kitlesel seferberliği sayesindedir. Bu, Türkiye, Irak ve İran’daki Kürt halkının yükselişi sayesindedir. Ve aynı zamanda uluslararası dayanışma sayesindedir.”
Özlem Demirel: Ahlaki bir kırılma
Alman vekil Özlem Demirel (Avrupa Solu/The Left), AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Şam’la kurduğu temasları özellikle hedef aldı; Şara ile iş birliğini “ahlaki bir kırılma” olarak nitelendirdi.
Von der Leyen’in Kobanî kuşatması karşısındaki sessizliğini kınayan Özlem Demirel; “Ursula von der Leyen, eski bir El Kaide teröristi olan Şara ile iş birliği yapıyor; Alevilere, Kürtlere ve Dürzilere yönelik katliamlara rağmen ona milyarlarca Euro yardım vaat ediyor. Kobanî kuşatma altındayken sessiz kalıyor” dedi.
Tasarı yarın oylanacak
Oturum, Suriye’nin tarihi bir eşikte olduğu ve Kürtlerin haklarının korunması gerektiği konusunda oluşan genel mutabakatla sona erdi. Avrupa Parlamentosu’nun yarın; kalıcı ateşkes, insani yardımların ulaştırılması ve yeni Suriye anayasasında Kürtler ile diğer tüm bileşenlerin haklarının güvence altına alınmasını talep eden karar tasarısını oylaması bekleniyor.




